Giriş
(9)

Makyaj öğrenmek istiyorum

fragile lady
Merhaba makyajla ilgilenen duyuru kullanıcıları,Yalnızca temel seviyede makyaj yapmayı biliyorum ve bu konuda kayda değer bir şeyler öğrenmek istiyorum. Siz makyaj yapmayı ne seviyede biliyorsunuz ve nasıl öğrendiniz?Makyaja dair bilgilendirici ve profesyonel video, belgesel, youtube kanalı, kitap v
Merhaba makyajla ilgilenen duyuru kullanıcıları,

Yalnızca temel seviyede makyaj yapmayı biliyorum ve bu konuda kayda değer bir şeyler öğrenmek istiyorum. Siz makyaj yapmayı ne seviyede biliyorsunuz ve nasıl öğrendiniz?

Makyaja dair bilgilendirici ve profesyonel video, belgesel, youtube kanalı, kitap vs. önerileriniz varsa benimle paylaşabilir misiniz? Spesifik olarak takip ettiğiniz makyaj sanatçılarının Instagram hesaplarını da yazabilirsiniz.

Şimdiden çok teşekkürler.
0
fragile lady
(07.01.19)
Mac cosmeticste makyaj dersi aldım makyaja başlayacağım zaman (yani iş hayatına girdiğimde), ders ücreti kadar ürün alabiliyorsunuz. O şekilde temel ihtiyaçları da almıştım.
0
marla is in my head
(07.01.19)
"Siz makyaj yapmayı ne seviyede biliyorsunuz? "
Temel seviyeye bile giriş düzeyinde. Rimel ve ruj sadece. 3 senedir eyeliner denen laneti surmeyi öğrenemedim. Hâlâ sıradağ çiziyorum göz kapağımda. En son pes edip belki göz kalemi ile yarısından sonraya sürüyorum.

Ben de doğru düzgün öğrenmeyi çok istiyorum ama ne yazık ki zaman ve enerji ayırma konusunda çok da istekli değilim:/

Kanal ismi olarak bilmiyorum ama youtubeta çok var arkadaşlarım epey takip ediyor. Öğrenirsem editlerim.
0
Amaranta ursula
(07.01.19)
Ben kimleri izlediğimi hatırlamıyorum şu an isim isim fakat 2-3 sene önce hipnotize olmuş gibi video izlerdim youtubedan. Sonrasında da evde sıkıldıkça ev arkadaşlarımla makyaj yapardık. Bir süre sonra elim alıştı, izlemeden de bir şeyler denemeye başladım. Olumlu yorumlar aldıkça da “hmm becerebiliyorum sanırım” dedim. Ne seviyede bildiğimi bilmiyorum ama yakınlarım özel günlerinde benden onlara makyaj yapmamı rica ediyorlar, yapıyorum. Seviye bu kadar :)

@inbeautmag, bu hesabı takip edebilirsiniz. Her postta neredeyse farklı bir makyaj artisti etiketli. Beğendiğiniz makyajların makyaj artistlerine oradan bakıp, diğer çalışmalarını da görebilirsiniz.
0
irene
(07.01.19)
Lisa eldrige in kanali cok güzel
0
fasulyek
(07.01.19)
Ozel gunlerde kendimin ve yakinlarimin makyajini yapabilecek seviyedeyim. El becerim genel olarak iyi oldugu icin makyaj yapmaya ilk basladigimda da kotu degildim. Ama ilgim arttikca video izlemeye sardim, oyle oyle makyaj trendlerinden, marka ve urunlerden de haberdar olmaya basladim. Birini takip etmeye baslayinca zaten milyon tane oneri geliyor ama aklima gelen ise yarar hesaplari siraliyorum.

Merve ozkaynak, sonjdradeluxe, carli bybel, desi perkins, easy neon, eman, ezgi findik, duygu ozaslan, nikkietutorials, teni panosian, james charles, jeffreestar, camila coelho.
0
bxgx
(07.01.19)
Seviye: küçüklüğümden beri makyaj yapıyorum.

Yıllarca deneye deneye elim alışmış olacak ki makyaj konusunda hiçbir problem yaşamadım. Hatta youtubetan birkaç makyaj önerisine bakayım demiştim eskiden "sizin yapacağınız işi" diyerek kapatmıştım.

Yaptığım makyajlardan öğrendiğim bir şey varsa o da moda diye yüzü palyaçoya çevirmemek. Ben de özendim zamanında o kızılımsı göz farlarına ama kendime yakıştıramadığım için ısrarcı olmadım. Siyah farımdan vazgeçmedim gibi. Yoksa en güzel eyelinerı çeksen bile senin göz tipine gitmiyorsa çirkin makyaj yapmış olacaksın.

Bu yüzden moda diye kendime yakıştırmadığım hiçbir tonu, hiçbir makyaj aletini kullanmıyorum. Standart makyajım yeterince övgü getiriyor zaten hehe.
0
ruhen hastayim ben
(07.01.19)
charlotte tilbury'nin kanalını öneririm.
0
yineiyisinoxford
(07.01.19)
Marla+1
Eger ten ve goz renginize uygun olan renkleri bilmiyorsaniz mac’ten ders almaniz mantikli.
Kahveringi tonlarini hic sevmezdim ama aslinda bana en uygununun o tonlar oldugunu ve nasil kullanacagimi ogrendim mesela.
0
65 derece
(07.01.19)
Lisa eldrige
Charlotte tilbury
Pixiwoo
Wayne goss
YouTube kanalları olabilir belki.
0
entel dantel seyleri seven kiz
(07.01.19)
(7)

İngilizce kurslarına kimler gidiyor?

nrn
Genellikle öğrenciler mi iş yaşamındaki insanlar mı? Dağılım nasıl? Haftasonları için kayıt olayım istiyorum ama şimdi 17-18 yaşındaki gençlerle de aynı sınıfta saatler geçirmek istemem.
Genellikle öğrenciler mi iş yaşamındaki insanlar mı? Dağılım nasıl? Haftasonları için kayıt olayım istiyorum ama şimdi 17-18 yaşındaki gençlerle de aynı sınıfta saatler geçirmek istemem.
0
nrn
(07.01.19)
Bizim muhasebeci 36 yasinda o gidiyor su an. Kursta yas dagilimi karisikmis soyledigine gore.
0
stavro
(07.01.19)
Kursun gününe, türüne, seviyesine ve ücretine göre değişiklik gösterir. Başlangıç kurlarındaki standart kurslarda karışık.
0
shangrilla
(07.01.19)
Boğaziçinde haftaiçi geliyor genellikle çalışanlar, ama hafta sonu sınıfına gelenler de var. Haftasonu öğrencileri de küçük değil ya 20 25 arası
0
lorne malvo
(07.01.19)
Kari koca adayi aramiyorsan ne farkeder ki? 8 10 yasinda cocuk istemem desen anlarim da.
0
bos gezenin bos ustasi
(07.01.19)
Haftasonu yds kursuna gidiyorum. 3 tane sıpa var. Gerisi eşşek kadar :)
0
opitseri
(07.01.19)
Mahşer yeri gibi diyolar. Herkes oradaymış
0
Delay Fuze
(07.01.19)
Almanca kursuna gidiyorum 40 yaşında insan da var 18 yaşında da. Genel olarak ortalama yaş 25-30 yaş arası.
0
ruhen hastayim ben
(07.01.19)
(7)

Bildiginiz kac tane yazar, sair vs var asagi yukari? Ve bilimadami

stavro
Yazar / biliminsani kac tane var bildiginiz? Hangisininden ne kadar yani?Hepsi tek tek akliniza gelmez elbette ama asagi yukari diyelim. Bir cirpida akliniza gelebilenler uzerinde de gidebiliriz. Bildiginiz edebiyatci ve biliminsanlari.
Yazar / biliminsani kac tane var bildiginiz? Hangisininden ne kadar yani?

Hepsi tek tek akliniza gelmez elbette ama asagi yukari diyelim. Bir cirpida akliniza gelebilenler uzerinde de gidebiliriz. Bildiginiz edebiyatci ve biliminsanlari.
0
stavro
(07.01.19)
ezberden yazıyorum;

aristo, platon, Thales, Hayyam, Öklit, anaximandros, Arşimet, eurafanes (antik Mısır'da dünyanın çapını ölçen adam), harizmi, Avagadro, Ebu heysem, ibni sina, Bernoulli, ptolemy, Galileo, Tyco Brahe, Kopernik, bruno, Newton, Descartes, Planck, Rutherford, Bernoulli, Hilbert, Darwin, Mendel, Curie (x3), deBroglie, Gauss, Lagrange, Fermat, Pasteur, Fleming, Francis Crick, Ampere, Niehls Bohr, Dirac, Schrödinger, Chandrasekkar (imla?), Einstein, Maxwell, Hetrz, Leinbniz, Raman, Volt, Watt, Volta, Feynman, zamanın kısa tarihini yazan tekerlekli sandalyede yaşayan adam, Landau.

Şimdilik bu kadar.
0
babilbaligi
(07.01.19)
hiç şair bilmiyorum, yazar olarak da bildiklerim eric maria remark, dostyveski ve saz arkadaşları tarzında.

okumayı da sevemem ben zaten. bilim adamı daha çok tabi.
0
killerbee
(07.01.19)
Sayı olarak söylemek zor ama sadece isim olarak bilmek de sayılıyorsa iki taraftan da hatrı sayılır ve birbirine oldukça yakın miktarda kişi bildiğimi düşünüyorum.

Ama illa o kişi hakkında bir eser veya araştırma okumak, belgesel izlemek, hayatı hakkında bazı bilgilere sahip olmak gerekiyorsa sanırım bilim insanı birazcık önde geliyor.
0
ruhen hastayim ben
(07.01.19)
Bunlarin tanimlarini yapmak gerek, ornegin Marie Currie'yi bilimkadini oldugu icin dislayacak miyiz listeden?
0
Traveller
(07.01.19)
@traveller basligi editleyip ilk cumleyi degistirmeyince anlam karmasasi olmus, duzelttim.
0
🌸stavro
(07.01.19)
92.
0
zgrydn
(07.01.19)
Belki 1000 tane bilim insanı biliyorum ama sayamam. Soracan şu kişiyi tanıyor musun diye evet diyecem, sonra ne üstünde çalıştığını hatırlayacam falan.

Kimse 50 100 kişi tanımıyor aslında sayı çok daha büyük olmalı. Akıllarına gelmiyordur.
0
bos gezenin bos ustasi
(07.01.19)
(9)

Birine onu istemediğinizi söylemek

monogram
Selamlar,Birine onu istemediğinizi söylüyor musunuz?Diyelim bir date'iniz oldu. Tanışma amaçlı olsun. Baktınız kişi istediğiniz gibi değil. Ama o görüşmeye devam etmek istiyor.Ne yapıyorsunuz? İlle söylemek mi gerekiyor? Bu çok kaba bir davranış değil mi? "Pardon ben senden hoşlanmıştım ama sen hoşl
Selamlar,

Birine onu istemediğinizi söylüyor musunuz?

Diyelim bir date'iniz oldu. Tanışma amaçlı olsun. Baktınız kişi istediğiniz gibi değil. Ama o görüşmeye devam etmek istiyor.

Ne yapıyorsunuz? İlle söylemek mi gerekiyor? Bu çok kaba bir davranış değil mi? "Pardon ben senden hoşlanmıştım ama sen hoşlanılacak gibi değilmişsin. Aklında olsun hani yanlış anlama."

İlle friendzone'a almalar, mesaj vermeler, böyle mi yapmak gerek?

İnsanlar neden ısrarcı olur? Siz nasıl davranıyorsunuz? Bu konuda yaşadığınız uç örnekler var mı?

Ben erkeğim ama hem erkek hem de kadın tarafından nasıl göründüğünü merak ediyorum. Eyyorlarsanız sevinirim.

Teşekkürler.
0
monogram
(07.01.19)
Bence net olmak iyidir. Çünkü bir yerden sonra iş cevap vermeyerek ima etmeye çalışma noktasına varıyor. "Çok iyi birisin ama ben çok etkilenmedim, seni de kırmak istemem o nedenle açık olmak istedim" demekte bir zarar yok. Herkes net olsa hayat mis gibi olur. (Kadın kişisiyim)
0
lcha
(07.01.19)
çok iyi birisin demen samimiyetsiz oluyor. görüşmek istemiyorum demen yeterli.
0
prasinos
(07.01.19)
net olmak +1. görüşmek istemiyorum demek her 2 taraf için de en iyi yol. kimse zaman kaybetmiş olmuyor, böylelikle kimsenin aklında soru işareti de kalmıyor.
0
notinhere
(07.01.19)
Bazen net bir şekilde ama kırıcı olmadan söylüyorum bazen buluşmaları kabul etmeyerek, konuşmayarak ima ediyorum. Karşımdaki kişinin ısrarına göre biraz da.

Ama 4 ay kadar önce dediğin uç örneğe benzer bir durum yaşadım.

Bulunduğum kurumda bir adam yanıma gelip direkt olarak uzun zamandır beni gördüğünü ve tanışmak istediğini söylerek instagramım olup olmadığını sordu. Ben de hal ve tavırlarından problem çıkaracak bir insan olmadığını düşünerek instagramımı verdim. Ama daha sonraki konuşmalarında çok ısrarcı bir tip olduğunu fark ettim. Konuşmalarından rahatsız oldum ve görüşmek istemediğimi söyledim.

Bundan sonra o kadar çirkinleşti ki, işin sonunda bana hakaretler etti. Sırf çay içmek istemedim diye "her kadın bir kaledir erkek onu feth etmeye çalışır. Ama sen kapılarını kapamışsın. Çok ön yargılı bir insansın" demeye başladı. Zaten böyle laflara uyuz olurum adam gözümde iyice bitti. Laftan anlamadığı için mesajlarına geri dönmedim. Bu sefer bana "adisin, senin her yerin güzel olsa ne olur arkadaş artık sana selam bile vermem" demeye başladı. Birkaç gün üst üste hakaret mesajları atıp ardından "günaydın bugün bir görüşsek mi" falan demeye devam etti. Hala ara ara yeni bir sosyal medya hesabı açıp beni ekler sonucunda ben de onu tekrar engellerim.

Kısacası bazı insanlara net olmak fayda etmiyor. Köşe bucak kaçmak gerekiyor.
0
ruhen hastayim ben
(07.01.19)
allah belamı versin benim söyleyemiyorum. kırılmasın gücenmesin derken olan hep bana oldu. hala da oluyor, uç örnek olarak evlilik yaptım.
0
firemanjonny
(07.01.19)
Cok iyi birisin demeye gerek yok bence.
Kusura bakma ben gorudmeyr devam edemeyrcegim demek yeterlidir bence mesaji almasi icin.
0
stavro
(07.01.19)
sopiro +1
0
superb
(07.01.19)
Vay arkadaş ne insanlar varmış.

Ben sallamam. İlgisizlik görünce kadınlar kendi kendine gidiyo zaten
0
Delay Fuze
(07.01.19)
aradığında açma yazdığına cevap yazma sallamasyon cevaplar ver anlar bazen çok da açık olmamak daha mantıklıdır.
0
kureseltikinma
(08.01.19)
(9)

250-300 bin liralık arsayı bu zamanda satmalı mı

pilchard
Teyzemin yıllar önce aldığı bir arsasına birkaç gün önce bir alıcı çıkmış. Teyzem biraz daha uzun vadeli düşündüğünden satmak istemiyor acil bir durum olmadığı sürece, en az 7-8 sene daha tutmayı düşünüyor elinde. Ancak ekonominin durduğu bu dönemde arsa satılık bile değilken alıcısı çıktığı için ka
Teyzemin yıllar önce aldığı bir arsasına birkaç gün önce bir alıcı çıkmış. Teyzem biraz daha uzun vadeli düşündüğünden satmak istemiyor acil bir durum olmadığı sürece, en az 7-8 sene daha tutmayı düşünüyor elinde. Ancak ekonominin durduğu bu dönemde arsa satılık bile değilken alıcısı çıktığı için kafası karışmış, sonuçta millet evini satmaya çalışsa alıcı bulamıyor artık. Bana da danıştı ben de bilemedim, nispeten uzun vadede elde tutup değerlenmesini beklemek mi yoksa satıp başka bir şey yapmak mı? Satsa ne yapacak, siz olsanız ne yapardınız? Farazi düşünün, ytd falan filan yani. Arsa bir sahil kasabasında bu arada, ev apartman falan dikilemiyor anladığım kadarıyla. Anca bir katlı müstakil bir ev/prefabrik yapılabiliyormuş.
0
pilchard
(06.01.19)
"Arsa bir sahil kasabasında bu arada, ev apartman falan dikilemiyor anladığım kadarıyla. Anca bir katlı müstakil bir ev/prefabrik yapılabiliyormuş."
öyle yerler sonradan nasıl değerleniyor var ya, piyuuuuv. bence elinde tutsun, satmasın.
0
MtKrt
(06.01.19)
Sahil kasabasında potansiyel varsa, kesinlikle sizde kalsın. Bizimde o tarz bir yerde arsamız var ama muhtemelen hiçbir zaman aşırı değerlenmeyecek, biraz piyango gibi. O yüzden nakit ihtiyacı olmadığı sürece ben satılmamasından yanayım.
0
reactionic
(06.01.19)
Beklesin +1907
0
apdulera
(06.01.19)
10 yıl kadar önce babam birisinden dediğin şartlarda bahçeli tek katlı bir ev almıştı. Şu an evin değeri bir milyon bandında. Satmayın. Birkaç kattan fazla yapılamamasının bir nedeni de sanırım imarla ilgili olması gerek. Teyzenin nakit ihtiyacı yoksa arsa sahibi olmanın bir zararı olmaz.
0
ruhen hastayim ben
(06.01.19)
Teşekkür ederim cevaplar için, biraz şans işi galiba evet ama ilçeler genişliyor ediyor, bir yandan da türkiye şartları malum. Teyzem de satma yanlısı değil, satılık diye ilan falan da verilmemiş aslında ama öyle birden alıcı çıkınca bir emin olamamış bu panik zamanlarda.
0
🌸pilchard
(06.01.19)
Satmayın.
En kötü ihtimal bu prefabrik atıp kamping alanı yaparsınız her şekilde şimdiki 300 bin TL yi çıkarırsınız.
Şu önemli bir kriter, zaten 7 8 yıl buradan gelecek paraya ihtiyacı olmayacak. Yani zaten yatırım amaçlı alınmış hem de uzun vadeli.
O parayı şu anda alsa nasıl değerlendirecek? Degerlendirmeyecekse zaten satmasin.
Bir şey daha, parası olan adam için kriz zamanları en iyi alım zamanıdır.
0
kisa
(06.01.19)
imar barışının uzamasıyla birlikte muhtemelen müteahhitlerin imar olmayan arsayı uygun fiyata alıp barış kapsamında kılıfına uydurup yasadan geçirerek üzerinde evle birlikte 3-5 katına satma planları olabilir. bu durum hiç yabana atılacak bi durum değil. bizim milletimiz çok uyanık. 3 kuruşa satıp ardından neden benim aklıma gelmedi ah vah etmeyin. millet bu krizde para getirmeyecek bişeye para gömmez. bunlar özellikle tuttuğunu öpen emlakçı, müteahhit türünden insanlarsa oturup 2 değil 20 kere düşünmek lazım.
0
laragofret
(06.01.19)
Eğer paraya ihtiyaç yoksa, gelecek parayı kullanacak bir alan yoksa satmak çok mantıksız.

Değil 300 bin, 500 bin de teklif edilse parayı alıp sağa sola çarçur etmektense arsanın kalması daha mantıklı.

Mülk satılmaz, ben bunu bilir bunu söylerim.
0
John Bloor
(07.01.19)
Satılırsa gelecek para muhtemelen kenara atılacak. Dövize yatırır maksimum. İmarla ilgili pek bir şey bilmiyorum ben de, teyzemin de ilerde oraya ev yapma gibi bir planı yok aslında. Arsanın değeri tl üzerinden illaki artar uzun vadede ancak döviz üzerinden yerinde mi sayar yoksa azalır mı öngörmek zor gibi. Şimdiye dek döviz bazında değeri artmış ama ilerisini kestirmek biraz güç. Satsa da zaten gelecek parayı dövize falan yatırır anca, başka bir şey alayım ya da yatırım yapayım biraz riske gireyim demez teyzem, çarçur da etmez ama kenarda durur para.
0
🌸pilchard
(07.01.19)
(11)

Final sınavım için

ZetaStar1903
Yarın bir finalim var 50 ve üzeri her not geçiyor vizem çok iyi sizce sabah 8 de kalksam 9 da evden çıksam saat 14.30 a kadar ders çalışsam geçer miyim sizce? Şöyle birilerinin yaparsın koçum demesine ihtiyacım var.
Yarın bir finalim var 50 ve üzeri her not geçiyor vizem çok iyi sizce sabah 8 de kalksam 9 da evden çıksam saat 14.30 a kadar ders çalışsam geçer miyim sizce? Şöyle birilerinin yaparsın koçum demesine ihtiyacım var.
0
ZetaStar1903
(02.01.19)
hayır
0
ron dennis
(02.01.19)
yapmışlığım var çok daha yükseğini almıştım hatta.
sen de yaparsın!
0
ezkaza
(02.01.19)
Dediğin gibi erken kalkıp çalışırsan, çok rahat geçersin.
0
biravekahve
(02.01.19)
Valla en son bunu yapıp 85 almıştım olur bence :)
0
fasulyek
(02.01.19)
Hey gidi günler. Yaparsın tabii.
0
ruhen hastayim ben
(02.01.19)
Yaparsın koçum
0
Delay Fuze
(02.01.19)
Yaparsın.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(02.01.19)
ben üni hayatımda neredeyse her sınavı öyle geçtim... yaparsın.
0
tabirimekruh
(02.01.19)
Yaparsın tabi ki ama bi şartım var, şuan hemen uyuyacaksın!!! Go !
0
megalomaniac
(02.01.19)
Valla okul zamanında çalışmaları hep son güne bırakan bir inek olarak yaparsın diyorum. Ünili olmak bunu gerektirir çünkü. Başarılar :)
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(02.01.19)
kendini kandırmazsan geçersin.
0
execlusive
(02.01.19)
(13)

Suriyelilerin Taksim meydaninda bayrak acip sloganlarina ne diyorsunuz y

tolgame
Twitter ve eksi sözlükte yeni yılın ilk gününde konusalan gündem bu olmuş düşünün biz Taksim ve çevresine güvenlik nedeniyle gidemezken hemen hemen gördüğüm herkes evinde ailesiyle yılbaşına girerken Suriyeliler sanki ülke onların gibi bayrak acip slogan atamalarına ne tepki veriyorsunuz?
Twitter ve eksi sözlükte yeni yılın ilk gününde konusalan gündem bu olmuş düşünün biz Taksim ve çevresine güvenlik nedeniyle gidemezken hemen hemen gördüğüm herkes evinde ailesiyle yılbaşına girerken Suriyeliler sanki ülke onların gibi bayrak acip slogan atamalarına ne tepki veriyorsunuz?
0
tolgame
(01.01.19)
Bunlar daha iyi günleriniz bana göre. Artık önüne geçilemez bu suriyelilerin.
0
Boris
(01.01.19)
Kim ne diyebilir bu saatten sonra, elin arabı bizim ülkemizde bizim paramızla/vergimizle gününü gün ediyor. Bizse çalışıp edip bunların masrafını ödüyoruz. Ki bunlar daha iyi günlerimiz, 10 sene sonra iş işten çoktan geçmiş olacak.
0
koskoca kirpi
(01.01.19)
Bir tepki veremiyorum. Adamları ülkelerine yollayacak formül ya da yetki bende değil. Şu tarz şeyleri izledikten sonra ilkelleşip ırkçı bir insan oluyorum sadece başka da bir şey yok.
0
ruhen hastayim ben
(01.01.19)
malumun ilanı.
0
asilsiz suclama
(01.01.19)
mesela fransadaki türkler böyle bir şey yapsa da fransızlar böyle tepki verse ne hissederdiniz? suriyelilerden hoşnut değilim evet ama bu kadar faşist olmamak lazım.
0
prasinos
(01.01.19)
Sanki ulke onlarin gibi.mi?
Ulke onlarin zaten.
0
acemi
(01.01.19)
ben bu ulkde egitimlisinden cahiline kadar bu kadar irkcilik oldugunu gordugum icin turk milleti adina utandim.
0
gezegen olan pluton
(01.01.19)
ikiyüzlülük korkaklık, insanların ülkelerini bırakıp kaçmalarına sebep olanlara ses çıkarmaya korkanlar gücü yettiğine milliyetçilik soslu laf söylüyor

suriyeliler taksime eğlenmek için çıkarken de risk almışlar, bir çok güvenlik sorunu da yaşanabilirdi, bu riski alıp sen de çıksaydın madem

biz neden taksimde ya da başka yerde rahatça güvenli bir biçimde eğlenemiyoruz da evde tıkılı kalıyoruz sorusunun muhatabı suriyeliler değil, herkes kim olduğunu biliyor da sesini çıkarmıyor
0
freebird5406_2
(01.01.19)
Enteresan geliyor. Çünkü ideolojik olarak bunların bizdeki muadilleri yılbaşı kutlamanın günah olduğunu savunan İslamcı kesim, lakin bunlar kendileri o "gavur adetini" kutluyorlar.
0
d max
(01.01.19)
Bir kürt olarak oh be! diyorum. Suriyeliler sayesinde ırkçılık yön değiştirdi azıcık da olsa nefes alıyoruz valla. Ne kadar acı değil mi ?
0
olaylar olaylar
(01.01.19)
but that was just a dream
(01.01.19)
Savaşmayı reddetme hakkı olamaz mı insanın ? Birileri savaş çıkarmış, sen piyon gibi onların peşinden gitmek zorunda mısın ? Beyin fırtınası yapalım diye soruyorum.
0
alicandan
(01.01.19)
gezegen olan pluton ve freebird5406_2 +1

Aylık 5.000 TL maaş alan birinin ödediği yıllık gelir vergisi: 14.800 TL + 5.200 TL. Buna KDV'sinden tutun iletişim bilmem ne vergisine kadar "seve seve" alınan bir sürü vergiyi de ekleyince, devletin vatandaştan aldığı verginin boyutu muazzam.

Devlet bu parayla çok rahat hem geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşına sosyal yardımlar aracılığıyla destek olabilir, hem Suriyelileri topluma entegre etmek için yatırım yapabilir (ki AB'den sırf bunun için alınan yardımları saymıyorum bile), hem de gelir adaletsizliğini azaltmak ve işsizliği önlemek için daha uzun vadeli programlar uygulayabilir.

Türk insanı her zamanki gibi bunun hesabını devletten sormak yerine kolayı seçip bütün hıncını Suriyelilerden çıkarıyor. 1-2 yıl içinde Suriyelileri hedef alan bir diğer İstanbul pogromu yaşanırsa şaşırmam. 50-60 sene sonra her sene 6-7 Eylül'de yapıldığı gibi "ya aslında çok iyi insanlardı ama işte dış güçlerin oyununa geldik yoksa bizim kültürümüzde böyle şeyler yoktur" denir geçilir.
0
bruce mclaren
(01.01.19)
(13)

Sizce bu ceket nasıl hanımlar beyler?

jouissance_
Kararsız kaldım https://i.hizliresim.com/AD5W17.pnghttps://i.hizliresim.com/0Rm9ED.png
0
jouissance_
(01.01.19)
tırt.
0
kljgslsdkjsd
(01.01.19)
rezil.
0
trgydl
(01.01.19)
Kararsızsan alma. Ben de arada kaldım
0
purrty ploop
(01.01.19)
Ara ara bana da kötü gözüküyor ama bazen de çok beğeniyorum garip birşey. Diğer seçeneğim ise şu zenci kardeşimizin giydiği ceket
i.hizliresim.com
0
🌸jouissance_
(01.01.19)
Boybandiniz yoksa almayın asfjj
0
red g
(01.01.19)
çoğu erkeğe yakışmayan bir model.
0
damla sakızlı dondurma
(01.01.19)
Hoş değil.
0
ruhen hastayim ben
(01.01.19)
Ben böyle tarz blazerları seviyorum ve hep zara2dan alıyorum ama daha güzelleri vardı. Bu güzel değil, basit görünüyor. Alma sakın, daha güzelleri var.
0
eazy
(01.01.19)
yabanci devletlerde protokol nöbeti tutan asker kiyafeti gibi.
0
tabudeviren
(01.01.19)
Boybandin yoksa alma asfsf +1
Normal, sıradan bir insan evladı için fazla kötü. Aşırı kötü.
0
i m cool with that
(01.01.19)
Kötü.
0
yineiyisinoxford
(01.01.19)
Şehzade falan mısın

Demode
0
Delay Fuze
(01.01.19)
Çok kötü.
0
chitosan
(01.01.19)
(17)

Oğulcan nasıl bir isim sizce?

zunkatsar
Şu an 25 yaş civarı bir adamda oğulcan adını duyunca ne hissedersiniz?Cinsiyetinize de belirtin lütfen.
Şu an 25 yaş civarı bir adamda oğulcan adını duyunca ne hissedersiniz?

Cinsiyetinize de belirtin lütfen.
0
zunkatsar
(01.01.19)
Seda sayanin oglundan baska bisi canlanmiyo bende. Hormonlu bi anne kuzusu gibu bir sey. Hos degil.
0
red g
(01.01.19)
27sinde oğulcan adında olanı var, iyi çocuk severim ancak ismini o kadar da sevmem.

K.
0
damla sakızlı dondurma
(01.01.19)
Kötü
Çok kötü
Evlerden ırak
.
.
.
E
0
Ufuk
(01.01.19)
Bana da direkt seda sayanın oğlunu hatırlatıyo.
K.
0
legolasin son oku
(01.01.19)
Hormonlu bir anne kuzusu +1

K
0
ruhen hastayim ben
(01.01.19)
En kötü isimlerden biri. Oğulcan dede oğulcan amca dayı baba hayal edemiyorum. Hem oğul hem can ancak bu kadar sikko olur.
0
wertyu
(01.01.19)
ismim ogulcan olsa 7-8 yasindan itibaren can diye tanitirdim kendimi.
0
in vino veritas
(01.01.19)
Guzel isim. Zengin oldugu 1500 km oteden belli.
0
perfectum
(01.01.19)
tam bir sonradan gorme ismi bence. seda sayan+1
0
hot potato
(01.01.19)
Anayı babayı dava etme sebebi (isim değişikliği davası)

Çocuklara isim koyarken onların büyüyeceği, hep bebek ve çocuk kalmayacaklarını hatırlamak lazım.

Adam belki kuvvet komutanı olacak, kadın belki savcı olacak. Anasının babasının tikiliği yüzünden 1-0 geride kalır her zaman.

Erkek.
0
John Bloor
(01.01.19)
Evlerden ırak +1
Seda Sayan +1

K
0
i m cool with that
(01.01.19)
çok çok çok kötü. bir anne baba çocuğuna nasıl böyle bir isim koyar anlamıyorum.
hormonlu ana kuzusu +1
k
0
pati
(01.01.19)
Zıpçıktı ismi.
0
adwokat
(01.01.19)
Yani en azından Türkçe. Adla ana kuzusu olunmuyor. Ne ana kuzuları gördü bu gözler ki adları Recep, Mustafa, Hüseyin vb. idi.

K
0
old possum
(01.01.19)
böyle bir arkadaşım vardı. kötü isim
E
0
prasinos
(01.01.19)
sinan engin aklima gelir.
0
gezegen olan pluton
(01.01.19)
Solucan gibi
0
her gece aç
(01.01.19)
(6)

Göz kalemi sorusu

ırene adler
>>Aşağıdaki görseldeki kalemi aldım da. Ben şunun için aldım, gözün alt kısmına sürülen göz kalemlerinden sandım. Yanılıyor muyum? Eyeliner dediğimiz göz kapağına sürülen kalemlerden mi bu? Ben klasik kalıcı bir göz kalemi arıyorum da bu markayı daha önce kullanmıştım.
>>Aşağıdaki görseldeki kalemi aldım da. Ben şunun için aldım, gözün alt kısmına sürülen göz kalemlerinden sandım. Yanılıyor muyum? Eyeliner dediğimiz göz kapağına sürülen kalemlerden mi bu? Ben klasik kalıcı bir göz kalemi arıyorum da bu markayı daha önce kullanmıştım.
0
ırene adler
(31.12.18)
i.hizliresim.com


Link eksikmiş.
0
🌸ırene adler
(31.12.18)
Gözün alt kısmına da uygulayabilirsin. Ozellikle smokey gozler icin satiliyor zaten blend edilmeye uygundur kohl kalemler.
0
perfectum
(31.12.18)
Edit: Gözün alt kısmı dediğim göz içi kirpik dibi kısmı.
0
🌸ırene adler
(31.12.18)
Kirpik dipleri için sürmesi zor olur bence, dediğiniz kalemler böyle olmuyor.
0
ruhen hastayim ben
(31.12.18)
Böylesi asansörlü kalemler için önyargılıydım, geçen üst göz içine denedim sonra hep göz içi için kullandım ama üzerine normal kalem de geçtim yine de. deneseniz belki sizin de hoşunuza gider, genelde deneme yanılma yoluyla oturuyor bu işler. Eyeliner olarak da çok kolay sürülüyor.
0
mslny
(31.12.18)
Dediğin amaç için kullanabilirsin.
Ben genelde asansörlü göz kalemlerini eyeliner gibi kullanıyorum.
0
chitosan
(01.01.19)
(19)

Kitap okumanın olayı tam olarak nedir?

yazar yazmaz yazan yazar
Merhaba Arkadaşlar, Öncelikle kitap kurdu birisi değilim ama ayda 1 kitap en azından okurum. Benim sorunum şu ki okuduğum kitapla alakalı hiçbir şey kalmıyor aklımda. Örneğin en son Yılmaz özdil'in M.Kemal kitabını okudum. büyük bir iştahla okudum hatta meğer bilmediğim ne çok şey varmış Atam hakkın
Merhaba Arkadaşlar,

Öncelikle kitap kurdu birisi değilim ama ayda 1 kitap en azından okurum. Benim sorunum şu ki okuduğum kitapla alakalı hiçbir şey kalmıyor aklımda. Örneğin en son Yılmaz özdil'in M.Kemal kitabını okudum. büyük bir iştahla okudum hatta meğer bilmediğim ne çok şey varmış Atam hakkında dedim okurken. Şu an bana sorsanız neler vardı kitapta diye inanın bir cümle bilgi veremem. kitabı sanki hiç okumamış gibiyim yani ama kesinlikle tavsiye edebilirim, harika bir kitaptı diyebilirim. Dünya klasiklerinin hepsini okumuşumdur mesela ama inanın aklımda tek bir cümle yok. ne baş kahramının adını hatırlıyorum ne de olay örgüsünü.

Kitap okumamızın amacı kitabı aklımızda tutmak, özet olarak anlatabilmek mi? eğer böyleyse ben hiç gözlerimi yormayayım boşuna, bu iş bana göre değil demek ki. Yok ne alakası var xxx sebepten kitap okuyorsak bu xxx sebep nedir mesela? "kitap okumak insana çok şey katıyor yea." klişesi haricinde pratiği olan bir cevabınız varsa çok sevinirim.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(31.12.18)
youtu.be

şu dakikadan sonra ki iki dakikayı seyrediyoruz, bedavaya hayatın anlamını verdim hadi bakalım
0
çok hızlı 2 ile çarpabiliyorum
(31.12.18)
kitap okuyan insan kadar farklı amaç olabilir, bu gayet normal.

ben kendim için konuşuyorum; kitap okurken benim amacım içindeki bilgileri ezberlemek değil. neyi nerede bulacağımı unutmamak için indeks çıkardığım kitaplar da olmadı değil, ama önemsediğim şey bu değil.

benim amacım başkasının gözünden başka bir döneme bakabilmek, o zamana yolculuk edebilmek, başka mekanlarda başka insanların yaşadıkları üzerinden tecrübeler biriktirmek.

100 sene öncesine gidip o dönemde buralarda çok zeki bir adamın neler yaptığını, neler okuduğunu, nasıl yaşadığını öğrenmek istiyorsam açıp Mustafa Kemal okurum mesela. en nefret ettiğim öğrenme biçimi 1881'de Selanik'de doğdu ile başlayan anlatımlar. Ben daha geriden başlayıp önce o dönemi anlatan, sonra o dönem içinde kişiyi anlatan biyografilere bayılıyorum mesela.

yöntem olarak en beğendiğim biyografilerden biri Ateşi Çalmak. Ben o kitabı yazarı ya da anlattığı kişileri bir dönem içinde anlamak için okuyorum.

edit: az çok bakış açım şu; 3:33 ve sonrası

www.youtube.com
0
babilbaligi
(31.12.18)
Tam olarak aynı durumdayım aynı şey diziler ve filmlerde de geçerli.
Sadece iyi ya da kötü olarak kalıyor aklımda diğer her şeyi unutuyorum.
Ama bu yüzden okumayı ya da izlemeyi bırakamıyorum anlık olarak yaşattığı hazzı çok seviyorum.
Belki sende de hafıza problemi vardır bunun için bir şeyler yapabilirsin.
0
mutekebbir
(31.12.18)
benzer durumdayim ama bende soyle bi etkisi var. okul doneminde kitap okumaya pek vaktim olmuyor. ve bu durum konusmami etkiliyor. akicilik gidiyor, ifade gucum zayifliyor. bi cumleye basliyorum yarisinda kelime bulamiyorum, mala bagliyorum iyice. aklimdan gecenleri dile getiremiyorum ozetle. ama kitap okumaya baslayinca tam tersi oluyor. cumlelerim uzuyor, dogaclama laf ebeligine basliyorum. beyin kitaptaki kelimeleri ve kaliplari kullanmak uzere kaydediyor yani.
0
pide
(31.12.18)
Yılmaz özdilin kitabı köşe yazıları gibiyse aklında birşey kalmaması normal bence.
0
sutlu nescafe
(31.12.18)
aynisi bende de var. sıkıntı yapma.

yemek yemek gibi düşün. beynin açıkmıştı, gıdasını aldın, tükettin.

ben mesela önceki ay, geçen temmuz, bir sene önce ne yediğimi bilmiyorum. hatta dün yediklerim bile :)

ama yedim, doydum, geçti.
0
tabudeviren
(31.12.18)
Bahsettiğin akılda kalmama problemini daha önce başkalarından da duydum ama hiç başıma gelmediği için sana verebileceğim bir tavsiyem yok. Belki okudukların son zamanlarda türeyen ucuz edebiyat kitaplarındandır diyecektim ama zaten klasikleri okumuşsun.

Yine de, kitapların zengin içeriğini ve verdiği haz duygusunu bir yana bırakırsak, kitap okumak vaktini çöpe atmanı önler. (Aynı şey spor yapmak, bir geziye çıkmak, film veya belgesel izlemek için de geçerli.) Aklında kalmasa da bir kitap okuman sosyal medyada maruz kalacaklarından daha çok fayda sağlıyordur sana zaten.
0
ruhen hastayim ben
(31.12.18)
ayni ben de dedigin gibiyim, yuz yil once yasadigim en ufak bi olayi zaman zaman tarihine kadar hatirlayan, arkadaslarinin hafizasini ajanda gibi kullandigi bi insanim. kolay kolay unutmam anilari veya hap bilgileri. sarki sozleri de boyle mesela, mumkun degil unutmam. ama 1 hafta once izledigim filmi hatirlamadigim zamanlar bile var. hele bi ara haftada 1 kitap okurken saniyesinde unutuyordum kitaplari. sadece bana hissettirdigi duygular ve filmi/diziyi/kitabi sevip sevmedigim kaliyor aklimda. bu ucunu mumkun degil hatirlayamiyorum. oyle birkac film var hatta izlemedim diye izlemeye baslayip ortasina, sonlarina dogru 1-2 sahneden izledigimi fark edip filmi hatirlamiyorum bari bitireyim tekrar diye ikinci kez bitirdigim.

oluyor yani cok normal bir sey. cok seyapma. bu tur aktiviteler sanirim beynin kisa sureli hafizasina yerlesiyor, tekrar ihtiyac duyulmadigi icin kullanilmadigindan da kisa sure sonra siliniyor. bir aciklamasi varsa sanirim bu olacaktir.

ayrica eklemek isterim, yemek yemek gibi benzetmesini begendim. o an bir bos zaman gecirgecine ihtiyac duyuyor ve o kitabi/filmi/diziyi izliyor, bitiriyorsun ve orada bitmis oluyor. yemegi de zaman zaman hatirlar guzel yemekti ya da tadi kotuydu dersin ama kac kasik yemissin ya da icindeki tuz miktarini bilmezsin ya oyle bisi gibi.
0
in vino veritas
(31.12.18)
Hiç mi kitaptaki bir cümle veya olay sizi dumura uğratmadı bi yarım dakka düşündürtmedi, yalnızca bu bile kitap okumak için bir neden. Aklınızda bir şey kalmaması çok normal lakin duygusal derinliğiniz artarak ilereler fark etmeden.
0
olaylar olaylar
(31.12.18)
Hani ağaçlar yaprak açar, çiçek açar ya. Sonra o yapraklar, çiçekler kuruyup dökülüp gider. Yok olur.
Aslında yok olmaz onlar ağacın dibinde yeni ağaçlar için besin olur, ağaç olur.
Sonra orman olur. Orman büyür gider.
Okuyup unuttukların da öyle.
Yok olmaz onlar.
0
oguz altun
(31.12.18)
Mahalle baskisi yuzunden okuyoruz.
0
stavro
(31.12.18)
Kitap okumak için kitap okunmaz, kitap okumuş olmak için de okunmaz, kitabı bir nesne fetişizminin merkezi haline getirmek de ‘okur olmak’ demek değildir.

Metni gözle takip edip kelimeleri zihinde tekrarlamak da okumak değildir. İnsan hayata belli sorular sorar, belli soruların cevabını arar. Bu arayışlar bir sonuç olarak bizi kitaplara, filmlere ve sanat eserlerine götürür. Bizi üzerine düşünmeye, hayata, insanlara ve nesnelere giydirdiğimiz imajların yerini “gerçeğin” suretiyle değiştirmeye ve hayata daha derinden vakıf olmaya ve uzun muhakeme süreçlerine iter. Olgunlaştırır, ehlileştirir, yüzeysel olanı ve maruz kalınanı değil hakiki olanı ve anlamı olanı sunar.

Bazen bir kitabı okumanız 5 yıl da sürebilir. O metin üzerinde sizi düşünceye iten şeyler yıllar sonra hayatta bir yerde karşınıza çıkar ve siz de süreci bağdaştırarak tasdik edersiniz. O gerçeği size yıllar önce sunmuştur halbuki o kitap. Mesele okumak değil, düşünmek ve sindirmektir kitabı.

Ben Atatürk’ü asla Yılmaz Özdil’den okumazdım. Onunla ilgili bir dolu başarılı çalışma varken sıra asla ona da gelmez. Niyet, süreç ve sonuç olarak Nilgün Bodur’dan bir farkı da yoktur. İzmir’deki sahaflarda en fazla onun kitaplarını görürsünüz. Okuyucusu için bir değeri yoktur çoğunlukla, onu okuyanların çoğunluğu da Atatürk’ü gerçekten anlamış insanlar değildir. Atatürk’e olan sevgiyi, bağlılığı ve aidiyeti ticarileştirip türlü menfaatler için araçsallaştırmaktan da öteye gitmez.

Doğru kitapları okursanız böyle bir sorununuz asla olmaz. Sadece Yılmaz Özdil bağlamında ifade etmiyorum. Belki klasikler de ruhunuza bir şeyler söyleyemiyordur, sizde hayata dair bir duygu uyandıramıyordur. Gerçek bir okur olursanız kendinize çok başka bir dünyanın kapılarını açmış olursunuz. Sizin sorununuz anlamamak ya da unutmak değil; doğru yönlendirilmemiş olmak. Ülkemizdeki diğer milyonlarca insan gibi.
0
levent bilgen
(31.12.18)
İyi kitapla kitap arasındaki fark böyle bir şey bence (Tabii kitabın konusunun merak uyandırması da önemli. Anı okumayı sevmeyen birine en iyi anı kitaplarını verseniz bile beğenmeyebilir.) Bazı kitapları okuduğumu bile unutuyorum bazı kitaplardan belirli bölümler (kurgu veya değil farketmiyor) sürekli aklıma geliyor. Bir de iyi kitaptan not çıkardığım için daha sonra dönüp bakabildiğimden aklımda kalma oranı daha da artıyor diye düşünüyorum.
0
bruce mclaren
(31.12.18)
"for pleasure"
0
esref
(31.12.18)
Sen bu kuşağın insanısın. Günümüzde çevremizde çok fazla etken var. En önemlisi de çok fazla yenilik olması ve bunların gelişimine ortak olmayı isteyen bir beyninin olması. Beynin sinemaya, müziğe, facebokk a instagram a pinterest e hepsiburada ya ve daha bir sürü şeyi yakalamaya çalışırken odaklanamıyor.

Seni alsak bugün, geçmiş ve geleceğe dair tüm endişelerinden arındırsak. sonra bir de şöyle sakin, güzel bir adaya yerleştirsek ve bu şekilde o kitabı okumaya başlasan muhtemelen aklında çok şey kalır.
0
silver apple
(31.12.18)
ben de pek edebi kitap okumam ama makale, bilimsel yazilar vs bol bol okurum. bana sorsan ben de ozet gecemem, anlatamam ama okudugum yazilarla ilgili bir konu acilirsa okuduklarim aklima gelir. kitap okuma da ayni sekilde olabilir.

kitabi XXX sebepten dolayi degil tamamen kendi keyfin icin okuman lazim bence. okumaktan keyif aldigin, hoslandigin seyleri okumalasin.
0
crucio
(31.12.18)
yalnız olmadığımı görmek çok güzel, sevindim:)

"Ama bu yüzden okumayı ya da izlemeyi bırakamıyorum anlık olarak yaşattığı hazzı çok seviyorum."
"cumlelerim uzuyor, dogaclama laf ebeligine basliyorum. beyin kitaptaki kelimeleri ve kaliplari kullanmak uzere kaydediyor yani."
"yemek yemek gibi düşün. beynin açıkmıştı, gıdasını aldın, tükettin."
"kitap okuman sosyal medyada maruz kalacaklarından daha çok fayda sağlıyordur sana zaten."
"yemegi de zaman zaman hatirlar guzel yemekti ya da tadi kotuydu dersin ama kac kasik yemissin ya da icindeki tuz miktarini bilmezsin ya oyle bisi gibi. "
"duygusal derinliğiniz artarak ilereler fark etmeden."
"Okuyup unuttukların da öyle. Yok olmaz onlar."

şu şaheser cevaplara özellikle bayıldım. harikasınız tam nokta atışı cevaplar yani.

mahalle baskısı+1 ayrıca bu da yadsınamaz bir gerçeklik.

@levent bilgen, @bruce mclaren; sizin verdiğiniz cevaplara katılamıyorum. sürekli saçma, ilgimi çekmeyen şeyler mi okuyorum yani olur mu öyle şey? bilim de okuyorum, roman da hatta hiç sevmesem de bazen kişisel gelişim. konu fark etmeksizin bu durum oluşuyor bende.

hatta şu an rahmetli yaşar nuri hoca'nın deizm kitabını okuyorum mesela yarısına geldim. okurken "çok mantıklı lan!", "evet bu mükemmel bir açıklama, tam düşündüğüm gibi." diyorum ama 1 gün geçince hepsi buhar oluyor anladığım şeylerin.

yaşar nuri öztürk - deizm mükemmel kitap arkadaşlar bu arada. her ne kadar yarısında unutmuş olsam da:)
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(31.12.18)
kendi adıma, ya keyif aldığım için okurum, ya da merak ettiğim bir mevzuyu öğrenmek için.
kitap okumanın iki temel getirisi var ki hayati; kişinin kendisi daha iyi tanıması sağlarken, aynı kerte de kişiye çok ciddi bir çözümleme ve ifade gücü sunması.
0
pangea
(31.12.18)
o yüzden okuduğum tüm kitaplardan 5 sayfalık özet çıkarıyorum. ben kitabı sevdiğim için y a da ihtiyacım için okurum. o nedenle ilgim daha yoğun oluyor.
0
for day to break
(31.12.18)
(11)

Bu tipler gerçekten komik değil mi?

Bu ne ya?
Amacım kimseyi aşağılamak değil, bunu belirteyim öncelikle.Hiçbir vasfı olmayan, bir konuda kendini geliştirmemiş, her fırsatta içinde bulunduğu ortamın kalitesizliğinden dem vuran kişi kalkıp "Bu ülkeden defolup daha iyi ülkeye gitcem abiiii" diyor ve bunu gerçekleştirmenin yollarını arıyor. Muhtem
Amacım kimseyi aşağılamak değil, bunu belirteyim öncelikle.
Hiçbir vasfı olmayan, bir konuda kendini geliştirmemiş, her fırsatta içinde bulunduğu ortamın kalitesizliğinden dem vuran kişi kalkıp "Bu ülkeden defolup daha iyi ülkeye gitcem abiiii" diyor ve bunu gerçekleştirmenin yollarını arıyor. Muhtemelen gideceği yere de herhangi bir anlamda katma değer namına bir şey kat(a)mayacak bu tür kişilerin bu davranışları komik değil mi?

Peşin not: Ülkenin içinde bulunduğu berbat durumun elbette farkındayım.
0
Bu ne ya?
(30.12.18)
yasam alani secmek bir insan hakki olsa gerek, demek istediginizi anliyorum, belki surekli bu tip kisilerle karsilasmak sinir bozucu geliyordur size ama bence doganin kanunu bu, insanlar daha iyi yasama seceneklerine cesitli sekillerde yonelirler...
0
hewit
(30.12.18)
Aşağı yukarı bahsettiğiniz durumdayım. Bugün ölsem ya da istifa etsem çok rahat yerime yeni biri alınır. Vazgeçilmez veya benzersiz değilim. Yalnızca kazandığım para için çalışıyorum, bir değer üretmek, bilim yapmak gibi bir amacım yok. Üstelik işim bir meslek erbaplığı değil, gayet sıradan bir iş.

Bu ön bilgilersen sonra şunu söyleyim: evet kendime iyi bir üniversite eğitimi ya da bir meslek katmadım. Ancak yine de hukukun üstün olduğu bir ülkede yaşamak istiyorum. Insanların birbirine saygı gösterdiği bir ülkede yaşamak istiyorum. Inancından ırkından dolayı kimse yargılanmasın istiyorum. Buna hakkım var mı yok mu bilmiyorum, neyi hak ettiğime nasıl karar verilir onun hakkında da bir bilgim yok. Ama komik olduğumu düşünmüyorum. Dilerseniz dilediğiniz gibi gülebilirsiniz elbette :p
0
farabi
(30.12.18)
@pervasız: aynen, durum bununla da ilintili aslında. Daha üniversite bitirmemiş, alttan epey dersi var, İngilizce yok, bir alanda yeteneği yok, kendi ayakları üstünde bile duramayan biri kalkıp da daha iyi ülkelere gitmek, hatta oranın vatandaşı olmak istiyor ve bunun için yollar arıyor. Türk halkının %90'ından bir farkı da yok üstelik.
0
🌸Bu ne ya?
(30.12.18)
@farabi: Her insan daha iyi şartlarda yaşamak ister, zaten katılıyorum buna. Ama ben daha çok agresif agresif "Yaşanmaz bu ülkede. Her yer buram buram kalitesizlik kokuyor. Sktr olup gitçem ben yea" diye dolanan tiplerden bahsediyorum. Zaten bir alanda tartışmasız vasfı olan biri doğrudan kendini kurtarıyor ama onlar bu kadar tantana etmiyor. Durum bu.
0
🌸Bu ne ya?
(30.12.18)
Illa çok muhteşem bir kariyere sahip olup, gittiği yere yeni bir vizyon kazandıracak kişiler mi olmak gerekiyor ülkeyi beğenmeyip gitmek için?

Adam insanca yaşamak istiyordur, belki fırsat eşitliği olsa, belki adil bir düzende daha başarılı olacağına inanıyordur. Bunda anormal bir durum yok.
0
bos gezenin bos ustasi
(30.12.18)
@Bu ne ya? Anlayabiliyorum varmak istediğiniz noktayı haklısınız elbette. Benim de söylemek istediğim şey şuydu: O ülkede doğan vasıfsızların/yerlerine yeni insanlar rahatça koyulabilecek olanların ne sevabı vardı da onlar benden daha iyi şartlarda yaşıyorlar? Onlara kinle bakmıyorum elbette ama onlar gibi yaşamaya da hakkım vardır herhalde diye düşünüyorum.

Ama sizin söylediğiniz şey sanırım hem "gidip kendimi kurtarıcam" deyip hem de yaşadıkları ülkeyi daha da bombok hale getirenler. Evet o insanların tavrını doğru bulduğumu söyleyemem bu noktada size katılıyorum.
0
farabi
(30.12.18)
ben iki grup insan goruyorum. birincisi gercekten ulkede yapabilecegi herseyi denemis ama maalesef sansi yaver gitmemis, yada baska bir sebepten tutunamamis ve yeni bir baslangic yapmak icin "yurtdisina cikmaya" calisanlar. bu gruba saygi duyuyorum ve hak veriyorum.

bir de "ulkeden defolup gitmeye" calisanlar var. ilginc bir sekilde bu grup aslinda ilk gruba gore daha iyi sartlarda belli bir kazanci, hayat standardi var. ama ulkeye ve iktidara olan nefretleri gozlerini boyamis ve kendilerini ulkedeki diger insanlardan cok daha yukarida gorup, turkiyede yasamayi kendilerine yediremiyorlar ve bunun bir haksizlik oldugunu dusunuyorlar ve hayrani olduklari "gelismis" ulkelerde yasamalari gerektigine inaniyorlar. bu grup hakikaten acinacak ve gulunecek durumdalar. cunku bu ulke adina begenmedikleri ne varsa kendileri de bunun bir parcasi. kalitesizlik/avamlik/hos gormemezlik/kaba davranma/kibir/ hor gorme vs. vs. yazdiklari iki satirda bile butun bu kavramlari orneklendirmeyi basariyorlar ama aynaya bakmaya tenezzul etmiyorlar.

4 yildir yurtdisinda yasiyorum. ben ulkeden siktir olup gitmedim. hatta yurtdisina cikma gibi bir niyetim bile yoktu. teklif geldi, kariyerim acisindan daha iyi olacagini dusundugum icin kabul ettim. pisman miyim degilim, ama aklimda her zaman ulkeye geri donme dusuncesi var. buralarda tanidigim, bildigim herkes de benim gibi dusunuyor. disarisi gulluk gulistanlik degil, turkiye de bok cukuru degil.
0
crucio
(30.12.18)
Komik degil.

Bizim it'den 15 kisi falan gitmistir son 3 senede. Bunlardan 13u bos beles adam, 1 tanesi biseyler bilen adam. Digeri de evlilik sayesinde gitti.

Bos adamlar daha kolay gidiyor, dolu adamlar kendini riske sokmaya korkuyor.
Hatta bizim sektorde guru gecinen biri orada yapamayip geri dondu. Cunku burada itibar goruyordu orada siradan senior yazilimci oldu.

Simdi neden dondum diye konferans verip para kazaniyor asdjskl
0
acemi
(31.12.18)
Komik degil niye komik olsun. Kendini gelistirmemis adam ulkeye katlanmak zorunda mi abi firsati varsa gitsin komik olan ne.
Bence hic de komik degil, en azindan berbat bir ulke oldugumuz gerceginin farkinda. Adam daha iyisi olabilecegini farketmis.

Komik olan tipler bana sorarsan kendini hicbir konuda zerre gelistirmemis olup Turkuye buyuyor Turkuye super abi uctuk gidiyoruz ekonomi cok iyi terroristleri temizliycez kendi ucagimizi yapiyoz herkez bizi kiskaniyo tarzi tipler.
0
stavro
(31.12.18)
ulkenin berbat bir durumda oldugu gorusu tamamen sizin ulkeye hangi pencereden baktiginiza gore degisir.

ulkeyi terkedenler o ulkede bir is yapmayi basaramamis kisiler oluyor genelde. her ulke icin bu gecerli sadece turkiye icin degil.
0
Leonardo~Da~Vinci
(31.12.18)
Bana komik gelen hepimizin bildiği ekonomik krizi, insanların saygısızlığını ve dindar hükümeti baştan sayıp döküp "gitçem ben bana yol gösterin" diyen tipler. Hem araştırma yapmaktan bir haber hem de her şeyin en iyisini istiyor.

Bunun dışında meziyeti olan adamlar kendi yolunu kendisi bulup arada aklına takılan spesifik şeyleri öğrenip gidiyor zaten. Yoksa herkesin insan gibi yaşamaya değer görmeye hakkı var. Aradaki farksa doğal seçilim.
0
ruhen hastayim ben
(31.12.18)
(10)

iş ve üniversite

rouleur
merhaba. 25 yaşındayım ancak üniversite diplomam yok. tam zamanlı olarak çalışıyorum. haftada 2 gün iznim var. nihai amacım avrupa birliği ülkelerinden birinde yaşamak, türkiyede kalmak istemiyorum. izin günlerimi hafta içi olarak belirleme şansım var. öz disiplini çok güçlü biri değilim.üniversitey
merhaba. 25 yaşındayım ancak üniversite diplomam yok. tam zamanlı olarak çalışıyorum. haftada 2 gün iznim var. nihai amacım avrupa birliği ülkelerinden birinde yaşamak, türkiyede kalmak istemiyorum. izin günlerimi hafta içi olarak belirleme şansım var. öz disiplini çok güçlü biri değilim.

üniversiteye gitmek istiyorum ancak 4 yıl boyunca çalışırken iyi bir şekilde idame ettirebileceğim bölümleri kestiremiyorum. sınav konusunda bir endişem yok, elbette ilk 5000'e giremem ama 10000'e girme konusunda sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum. ana dil seviyesinde ingilizcem var. kişisel ilgimden dolayı da hiç kod bilmememe rağmen ingilizce ve bu ilgi sayesinde kod okuduğumda neler olup bittiğini biraz olsun anlayabiliyorum. bir taraftan da yurt dışında iş bulmam konusunda stratejik değeri olan bir bölüm seçmeliyim. bu şartlar göz önüne alındığında yapabileceğiniz bir bölüm önerisi var mıdır?
0
rouleur
(30.12.18)
para var mı peki ?
0
çok hızlı 2 ile çarpabiliyorum
(30.12.18)
Mezun olduğunda 29-30 yaşında olacaksın. O yaşta aynı mesleğe sahip daha tecrübeli ve donanımlı rakiplerin varken türkiyede bile doğru düzgün iş bulman zor. Ama üniversiteyi yurt dışında okuyabilirsin. Yaşından dolayı vize sıkıntısı yaşar mısın bilmiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(30.12.18)
özel bir birikmişim yok. o yüzden iş/okul beraber gitmek zorunda. mezuniyet yaşımla alakalı bir endişem yok, zaten iş dünyasındayım ve belli bir tecrübe/donanımım var ve artıyor da, sadece spesifik bir alanda değil. geç mezun olmaktan korkmuyorum, iş görüşmelerinde rakiplerimi tokatlayabileceğimi biliyorum.
0
🌸rouleur
(30.12.18)
okulu falan boşver. ingilizce dersi vererek para kazanmaya çalış. o arada yazılım öğren. tabi ilgin varsa. yurtdışından bi iş bulup çalışma izniyle rahat rahat yaşarsın. tabi bu en az 1.5 2 yıl sürer.
0
m4a87td
(30.12.18)
benzer durumdayım üstelik ingilzicem yok :D ancka deneyerek gör ve okulu aksatma. okduğum okulda devam zorunluluğu yok mesela. tabii devam etmeden zor bitirilir ama olur yani. bir de aklında varsa olumsuz yorumlardan dolayı vazgeçme. git kendin göre kafana yatmazsa vazgeç. sonuçta okulun bir faydası olmasa bile 5 yıl sonra lise mezunu 30 yaşında biri mi olmak istersin üniversite mezunu mu? o yüzden başla bence.
0
nick bulamadim
(30.12.18)
yurtdisinda is bulmanin en kolay yolu yazilim muhendisligi. bunun icin de diploman olmasina gerek yok. eger yeterince iyi bir yazilimciysan, sana is teklifi yapip sponsor olacak bir sirket bulabilirsin. isleri kolaylastirmasi acisindan belki 2 yillik bir yazilim programi olabilir. ama onemli olan programlamayi seviyor musun? bunu yapabilir misin?
0
crucio
(30.12.18)
Bu saatten sonra diploma diye yırtınmak birşey kazandırmaktan çok kaybettirir. Diploma gerekli mi elbette ama uzaktan eğitim yoluyla halletmeye bak. İlgi duyduğun alanlara ilişkin bölümleri uzaktan eğitimle oku.
0
fake fakeoğlu
(30.12.18)
Birkac sorum olacak:

1- Neden universite diplomasi istiyorsun?
2- Anadil gibi olan ingilizce nereden geliyor?
3- Mevcutta nasil bir iste calisiyorsun?

Yorumlarindan gordugum kadari ile kendini taniyan/bilen birisin. Yurt disina gideceginden de hic suphem yok. Bence senin aklinda birkac bolum kesin var. Sadece buradan onlar ile ilgili birkac sey duymak istiyor gibisin.

Bolum onermem gerekirse Data Science'a yonelebilecegin bir bolum olabilir. Ilk 10.000'e girip rahat okuyacagin ve bu alana hizmet eden bolum onerim ise "yonetim bilisim sistemleri" olur idi.
0
Ofey
(30.12.18)
Bence özgüvenin fazlasıyla yüksek. Bu kötü bir şey mi? Hayal kırıklığına uğratabileceğinden kötü. Bence yazılım ile ilgili kaynaklar edin. Başlangıç seviyesinde kurslar al. Online kurslar da bulabilirsin. Epey kod yazmış biri olarak İngilizce bilmenin yazılıma katkısı olur mu diye düşünüyorum. Yabancı internet sitelerinde bu alanda araştırma yaparken zorlanmazsın en fazla. Yaşın 25 bence hiçbir şey için geç değil. Çok gençsin. Hem çalışmaya devam edip hem de yazılım öğren. Sonra kendini update ederek fırsatları kovalarsın.
0
rakidabalikolsa
(31.12.18)
@crucio; orta vadeli bir hamle yapmaya çalıştığım için yeterince iyi olabileceğimi sanmıyorum o süreye. ama bunu bir diplomayla desteklemek olumlu bir hareket olarak geliyor. programlama daha önce deneyimim olan bir alan değil ama bu disiplinsizliğe rağmen yakalayabilirsem eğer robota bağladığım anlar da oluyor iş alanında.

@ofey; ingilizce üniversite seviyesine kadar olan öğretim kurumları, çeşitli uluslardan arkadaşlar/etkinlikler ve ingilizce içeriğe maruz kalmadan geliyor. üniversite diplomasını bir bakıma temel olması için istiyorum, linkedinde baktığım tüm ilanlarda bachelor's degree maddesi sabit gibi. mevcutta teknik destekle alakalı bir pozisyonda çalışıyorum.

bilgisayar bilimleri/yazılım bölümlerine alakam son zamanlarda yazılım mühendisi ve benzer rollerdeki arkadaşlarımın bir bir amazon ve apple tarafından işe alınmasından artmış durumda. endüstri mühendisliği gibi business içerikli mesleklere de kayabilirim ama gördüğüm kadarıyla orta vadede yurt dışında bir şirket tarafından sponsor olunmasının en kesin yolu yazılımla alakalı pozisyonlar gibi duruyor.

@rakidabalikolsa; özgüvenim yüksek değil, eksik yanlarımı çok net bir şekilde biliyorum hatta. ama bu üniversiteye gitmediğim yıllarda da boş kalmadım, global ölçekte 2 tane firmada çalıştım. dolayısıyla kurumsal iş dünyası hakkında gözlemcilikten de gelen güzel temellere/fikirlere sahibim. bir iş görüşmesine girdiğimde interviewara nasıl oynarım, kendimi nasıl parlatırım/satarım onu biliyorum. dans etmeyi öğrettiler azizim anlayacağın.

ingilizceyi rotamda bir ana etken değil, yardımcı etken olarak görüyorum. yardımcı etken olarak almancayı da gene öğrenmeyi düşünüyorum mesela. ayrıca kendi düşünce sistemimi başkalarına aktarmakla uğraşmak istemiyorum, her farklı öğrenme yöntemine adapte olup öğretmeye çalışmak bana göre değil. bir şeyleri anlatma seviyem güzeldir ama salağa anlatır gibi anlatamam. o yüzden, ingilizce dersi vermek bir seçenek değil.
0
🌸rouleur
(31.12.18)
(5)

kulak deliğindeki geçmeyen sertlik

newlywed
çocukken kulağımı deldirmiştim. bir iki sene küpe taktım sonra hiç takmadım ama yıllardır o delinen yerde (ikisinde de) toplu iğne başı gibi bir şey dokununca elime geliyor. bu normal mi? bahsettiğim şey beze değil, dışardan belli olan bir şey de yok, sadece dokununca o sertlik var ikisinde de. sizi
çocukken kulağımı deldirmiştim. bir iki sene küpe taktım sonra hiç takmadım ama yıllardır o delinen yerde (ikisinde de) toplu iğne başı gibi bir şey dokununca elime geliyor. bu normal mi? bahsettiğim şey beze değil, dışardan belli olan bir şey de yok, sadece dokununca o sertlik var ikisinde de. sizin de öyle mi?
0
newlywed
(30.12.18)
5 delik var kulaklarımda, sadece 2 tanesinde var sertlik. Yara iyileşme süreciyle ilgili birşey, bazen olur.
0
curukturpkokusu
(30.12.18)
Evet, bahsettiğiniz sertlik bende de var. 5 yıl önce falan deldirmiştim. Bir süre küpe taktıktan sonra küpe taktığım için milletle polemiğe girmekten yoruldum ve takmayı bıraktım. Sonra doğal olarak delik kapandı ve sizin dediğiniz gibi bir sertlik kaldı.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(30.12.18)
Sertlik kalıyor maalesef. Normal
0
neysene
(30.12.18)
Saniyorum ki 20li yaslarda bir arkadassin. Deldirmekle ilgili olmayan hormonal birseydir. Tasalanma. Zamanla yok olur.
0
hepbiarayisicinde
(02.01.19)
Benim kulağımı bebekken deldirmişler. Daha sonra lisedeyken üç tane de ben deldirmiştim. Şu an hepsinde aynı sertlik var. Normal bir durum.
0
ruhen hastayim ben
(02.01.19)
(13)

birden arkadaşlığı kesen arkadaş

Techsavvy
x: ben y: arkadaşen zor zamanlarında destek olduğum, maddi manevi destek verdiğim y kişisi (gerçekten çok emek sarfettim bu kişi için) 1-2 hafta önce telefonlarıma çıkmamaya başladı, bugün itibariyle bir mail atmış tamamen TAMAMEN sudan sebepten (ki ben arkadaşına depresyonda olabileceğini-dikkatli
x: ben y: arkadaş

en zor zamanlarında destek olduğum, maddi manevi destek verdiğim y kişisi (gerçekten çok emek sarfettim bu kişi için) 1-2 hafta önce telefonlarıma çıkmamaya başladı, bugün itibariyle bir mail atmış tamamen TAMAMEN sudan sebepten (ki ben arkadaşına depresyonda olabileceğini-dikkatli olmalarını söylemiştim--gelen mailde ''sen herkese bunalımda olduğumu söylüyormuşsun-boş oturmaktan doktor olmuşsun-arkadaşlığın icin tesekkürler . ben arkadaş kalmak istemiyorum'' gibi şeyler söylemiş.

telefon açtım. Bu sıraladı da sıraladı, bana söz hakkı verecek misin dedim, vermeyeceğim dedi telefonu suratıma kapattı.

Ben bu duruma aşırı kırıldım. gerçekten kırıldım. insanlar neden böyle??....

2 sorum var: insanlara güvenimi nasıl tekrar kazanırım. ve neden böyle davrandı ?

Allah dostun hayırlısını versin....
0
Techsavvy
(29.12.18)
Adam hakli
0
acemi
(29.12.18)
Adam haklı. Hem emek verdim arkadaşım diyorsun hemde arkasından konuşuyorsun.

Bende olsam aynısı yapardım.
0
komando kani var bende
(29.12.18)
özeleştiri yap. maddi manevi destekledin diye adamın arkadaşlarına depresyonda olabilir bu dikkat et dersen sorun çıkması normal.
0
lata
(29.12.18)
arkadaşın kırılmış, sen hala sudan sebep diyorsun buna. sevdiğim bir insan bir şeye kırıldı mı ben o yanlış anlaşılmayı gidermeye çalışırım şahsen, sudan sebep diye küçümseyerek değil.

yukardakilerin dediği gibi, arkasından konuşmuşsun, deli muamelesi yapmışsın ayrıca yaptığın şey için zerre pişman değilsin. affedersin amacım o değildi diyeceğine karşı tarafa "bana söz hakkı verecek misin" demek... bilmem, ben olsam ben de arkadaş olarak tutmazdım seni. ha, doktor olduğun da kenara sıkıştırılmış şimdi gördüm. bu çok önemli bir ayrıntı evet.
0
birsürüsorumvar
(29.12.18)
zorlama, geçmiş olsun. eğer hala bir şans varsa zaten bir şekilde yeniden arkadaş olursunuz arkadaşın bu konuda kesin kararını vermese o mail gelmezdi. açık kapı bırakmamış.
0
hayvan gibi yazar
(29.12.18)
Adama deli muamelesi yapıp "bunun sağı solu belli olmaz dikkat edin" sinyali vermişsin, şimdi de adamı suçluyorsun. Emek verdiğin diye köpeğin mi olması gerekiyordu?
0
ruhen hastayim ben
(29.12.18)
Buraya yazmakla hata etmişsin birader bunlar seni de depresyona sokar dikkat et. Belki iyi niyetle yaptığın bir hareketi her yöne çekmişler, doktor olduğunu sanan salaklar bile var. Mevzuda ise sen hafif kusurlusun, asıl kusurlu olan senin lafını koşa koşa y kişisine yetiştiren z kişisidir, bence sen de onu sil hayatından. Nefret ederim ona buna laf yetiştiren tiplerden.
0
smurfsmurfsmurf
(29.12.18)
hocam keşke buraya yazmasaydın, eskiden böyle değildi buralar. ne demek istediğimi anlamışsındır. iyi niyetle bir şey yapmışsın hadi buna hata diyelim bundan dolayı ona verdiğin değeri kesip atmış. muhtemelen hayatı ve içinde bulunduğu psikoloji bunu gerektiriyordu.

insanlara güvenmek bence zor bir şey. tanışınca belli bir limit ve puan vermek yerine karşındaki kişiyi sıfırdan başlatırsan iyi olabilir. ama arkadaşının mevzusunun bununla alakası yok gibi. senin iyi niyetli olduğunu bilen birisi bunu niye söylediğini anlar ve affeder bu bu kadar net. dediğim gibi içinde bulunduğu durum buna izin vermemiştir muhtemelen. eğer gerçekten sağlam temellere dayanıyorsa dostluğunuz bir gün üzülür ve döner.
0
yol
(29.12.18)
"en zor zamanlarında destek olduğum, maddi manevi destek verdiğim y kişisi" zaten saglam arkadasliklar bunun uzerine kurulur.

kirilmakta haklisin. insan incinir tabii. ama bence sen arkadasinin soylediklerine bakma. arkadaslik fedakarlik isteyen bir sey. onun sana soylemis oldugu ve seni inciten her seyi unut. onu bi nevi affet. iliskinize hicbir sey olmamis gibi devam edin. arkadasin belki zor bir donem geciriyordur yine ve bundan haberniz yoktur. bu davranislari da bu sebeple olabilir. sozlere, soylenenlere pek kafayi takmayin. devam edin.
0
Leonardo~Da~Vinci
(29.12.18)
Adam haklı falan değil. "bak işine" diyip yoluna devam et. Hasta oluyorum şöyle bunalım tiplerin girdiği triplere.
0
Arthur Dayne
(30.12.18)
Ikinizde hakli olabilirsiniz ama arkadasin kirilmis.. onun iyiligi icin bile olsa arkasindan is cevirmissin gibi olmus.. kimse kendisi hakkinda, etrafina hem de bu tarz konusan kisiye kirilmamazlik edemez. Empati yap..
0
chezsoi
(30.12.18)
ben olsam siktiri çekerdim.Yaptığında yanlış bir şey yok
0
turkuaz
(30.12.18)
adam gelip evine molotof atsa yeri. sen de farkındasında işte neyse.
0
casey
(30.12.18)
(13)

Edebi zevk verecek Türk roman

pastörizesüt
Bayadır kitap okuyamıyorum ne yazık ki geri dönmek istiyorum mümkünse biraz eski Türk roman önerileriniz nelerdir? Olay örgüsünden ibaret olmasın okurken edebi zevk alayım istiyorum. Normalde dünya klasiklerini de çok seviyorum ama onlardaki karamsar ruh hali şu an ihtiyacım olan şey değil. Ne öneri
Bayadır kitap okuyamıyorum ne yazık ki geri dönmek istiyorum mümkünse biraz eski Türk roman önerileriniz nelerdir? Olay örgüsünden ibaret olmasın okurken edebi zevk alayım istiyorum. Normalde dünya klasiklerini de çok seviyorum ama onlardaki karamsar ruh hali şu an ihtiyacım olan şey değil. Ne önerirsiniz?
0
pastörizesüt
(29.05.18)
Orhan Pamuk- Kafamda bir tuhaflık

İç ısıtan samimi bir hikayesi var.
0
biravekahve
(29.05.18)
Edebi zevk deyince Reşat Nuri geliyor benim aklıma, Türkçesi inanılmaz zarif <3 Okumadığınız kitaplarından seçip okuyun bence.
0
kobuzchu kiz
(29.05.18)
huzur. ama karamsar değil diyemem.
0
tepedeki psychedelic adam
(29.05.18)
Yusuf Atılgan - Aylak Adam
0
monogram
(29.05.18)
Yaşar Kemal'in herhangi bir romanı.
0
ruhen hastayim ben
(29.05.18)
eski degil ama hasan ali toptas tan kuslar yasina gider veya ayfer tunc tan dunya agrisi..
sozlukten de bak ve oku derim, cok guzeldi ikisi de, ozellikle dunya agrisi..
0
alttaraf
(29.05.18)
Eski demeseydiniz Hasan ali toptaş diyiverirdim. Esk olarak ahmet hamdi tanpınar, peyami safa, sabahattim ali daha önce okumuş bile olsanız insanı okuyunca tekrardan edebiyata dönme aşkı veriyor. Okuduysanı ve daha farklı şeyler arıyorsanız biraz daha açıklayarak bana mesaj atarsanız öneride bulunabilirim. “Olay örgüsünden ibaret olmasın okurken zevk alayım” cümlesi hayatta en değer verdiğim cümle.
0
fosforlu cevriye
(29.05.18)
@kobuzchu kiz Reşat Nuri ben de çok severim
@ruhen hastayım özellikle hangi kitabını önerirsin

Teşekkürler tüm önerileri dikkate alıcam sıraya koydum baya zamanım var zaten okumak için :)
0
🌸pastörizesüt
(29.05.18)
Yalnızız - Peyami Safa
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(29.05.18)
Yaşar Kemal ve Ayfer Tunç +1
Orhan Pamuk- Sessiz Ev
Sabahattin Ali- İçimizdeki Şeytan
İhsan Oktay Anar- Puslu Kıtalar Atlası, 7. Gün
Daha basit bir okuma için de Serenad- Z Livaneli
0
pinkket
(29.05.18)
Ayfer tunç’un Bir deliler evinin yalan yanlış anlatılan kısa tarihi romanını okuyun lütfen, herkes okusun :)
0
mutlusismankedi2015
(29.05.18)
roman değil, hikaye seçkisi. ama bence tam ihtiyacın olan şey: oğuz atay - korkuyu beklerken (ne evet ne hayır ile başla)
0
espandon
(29.05.18)
Benim sevdiğim Türk romanlar bunlar. Iclerinden illa ki seveceginiz olur diye düşünüyorum.

Tanpınar’ın

Huzur
Saatleri ayarlama Enstitüsü
Sahnenin dışındakiler
Mahur beste

Yaşar Kemal ' in

Ağrı Dağı Efsanesi
Teneke
Höyükteki nar ağacı
Yılanı öldürseler
Kuşlar da gitti
Binboğalar efsanesi

Sabahattin ali

Icimizdeki şeytan
Canim aliye ruhum filiz
Kurk mantolu madonna

Karışık olarak da
Mina urgan- Bir dinazorun anilari
Murathan mungan- kadından kentler (hikaye)
Ahmed Arif - leylim leylim ( mektup)
Ferid edgu- Hakkari'de bir mevsim
Tezer Özlü- çocukluğun soğuk geceleri
Ihsan Oktay anar- puslu kıtalar atlasi
0
Amaranta ursula
(29.05.18)
(4)

istanbul anadolu yakasi lazer

oscar
gidip memmun kaldiginiz, uygun fiyatli neresi var ?
gidip memmun kaldiginiz, uygun fiyatli neresi var ?
0
oscar
(24.05.18)
bağdat caddesinde melissima, ben gitmedim eşim gitti memnun.
0
hlt1985
(24.05.18)
Fiyatı için bir şey diyemeyeceğim ama göztepe dharma med.
0
ruhen hastayim ben
(24.05.18)
koşuyolu estenil
0
bir garip melek
(24.05.18)
Maltepe ersoy hastanesi
0
mabesa
(25.05.18)
(10)

Makyajdan anlayanlara bir soru

ms brownstone
Sadece rimel, bb krem ve rujdan oluşan bir makyaj kötü makyaj mıdır? Yani kötüden kastım şu: hiç olmasa daha iyi olacak olan bir makyaj mıdır sizce?
Sadece rimel, bb krem ve rujdan oluşan bir makyaj kötü makyaj mıdır? Yani kötüden kastım şu: hiç olmasa daha iyi olacak olan bir makyaj mıdır sizce?
0
ms brownstone
(25.10.17)
allık ve sabitleyici pudra yoksa evet kötüdür.
0
fekat
(25.10.17)
bence nemlendirici veya makyaj bazı yoksa biraz eksiktir. sürdüğünüz bb/cc krem kalıp gibi durmasına karşı ufak bi önlem sadece.
0
Ecesb
(25.10.17)
Göz makyajı yapmayınca ben ölü gibi duruyorum. Far şart bana göre. Ama senin gözler canlı ise gayet normal bence makyajın.
0
elorelia
(25.10.17)
benim makyajım da böyle ben bi de ekstradan allık kullanıyorum.
bence olması gereken makyaj böyle günlük kullanım için. kontür, far vs bana abartı geliyor o kadar seyi her gün sürmeye üşenirim.
0
matilda
(25.10.17)
kötü değil ama bence allık eksik.zaten allığı da ekleyince standart günlük makyaj.
Yanaklarım renksiz olunca ölü gibi duruyor bende.
alnıma kadar simli allık değil azcık bir benetint kullanıyorum zaten.
0
demoniclewinsky
(25.10.17)
bence iyi makyaj yüzünü güzel gösteren makyajtır. aynaya baktğın zaman vuav diyorsan tamamdır. mesela bazen kan kırmızısı bir ruj bazı dudaklarda öyle güzel duruyor ki. ruj sürdüğün çok belli ama çok güzel durmuş ama bazıkadınlar bazen mat bir ruj sürüyor aman fazla makyaj yaptığım belli olmasın diye ama dudak böyle çarpılmış gibi. makyaj yapıyorsan ne sürersen sür kendin hoşuna giderse başkaları da beğeniyor. eyyorlayamam bu kadar.
0
for day to break
(25.10.17)
Cilt sorunu yoksa kötü değil.

Sadece ben olsam yüzü biraz boyutlandırmak için gölgelendirme ya da allık uygulaması da yapardım.
0
kayranin kedisi
(25.10.17)
Allık ile renklendirirsen daha iyi olacak makyajdır.
0
Flamboyant
(11.07.19)
Bb krem veya fondöten ıvır zıvırları yerine sağlıklı beslenip sadece allık kullanabilirsin.
0
ruhen hastayim ben
(11.07.19)
Hayır neden kötü olsun.
Siz ihtiyaç duymuyorsanız hiçbir ürünü kullanmak zorunda değilsiniz.
Ben mesela HİÇ allık, aydınlatıcı, kontür ürünü, pudra ve fondöten kullanmıyorum.
Tek yaptığım şey nemlendirici sürmek ve göz makyajı yapmak.
0
chitosan
(11.07.19)
(8)

Yeditepe vs. Okan - Diş Hekimliği

schwannoma
Kardeşim için karar vermeye çalışıyoruz da, Yeditepe 70.000 TL, Okan tercih bursuyla beraber 40.000 TL civarı...Kampüs, ulaşım vs aşağı yukarı aynı dersek diş hekimliği eğitimi açısından bu fiyat farkına değer mi? İki okulu bilenler yardımcı olabilirse çok sevinirim.Teşekkürler
Kardeşim için karar vermeye çalışıyoruz da, Yeditepe 70.000 TL, Okan tercih bursuyla beraber 40.000 TL civarı...
Kampüs, ulaşım vs aşağı yukarı aynı dersek diş hekimliği eğitimi açısından bu fiyat farkına değer mi? İki okulu bilenler yardımcı olabilirse çok sevinirim.

Teşekkürler
0
schwannoma
(22.07.17)
Yeditepe'nin diş hekimliği baya iyi. Sanıyorum ki okulun en iyi, prestijli bölümü. Ben de Yeditepe'deyim(dişçilik değil) ama sanıyorum kampüste değil binası Bağdat caddesindeydi.

Fiyat farkı sıkıntılı konu ama. Okan ile ilgili bir bilgim yok ama okulda sağda solda gördüğüm kadarıyla dişçiliğe baya bir bütçe ayırıyorlar. Maddi açıdan durumunuz rahatsa Yeditepe'yi seçin derim ama 70.000 de baya büyük paraymış. Bilemedim yani.
0
ravenclaw
(22.07.17)
Köklü üniversitelerin gelme olasılığı sıfırsa yeditepe. Hiç değilse adı var. Okan ne yahu.
0
ruhen hastayim ben
(22.07.17)
Okanda dogusta belese okunmaz
0
imelih
(22.07.17)
Yeditepe universitesinin ogrenci profili iyidir. Bir de Turkiye genelinde taninirligi var.
0
Traveller
(22.07.17)
okan üniversitesi sadece reklama önem veriyor. eğitim ve kampüste sosyal yaşam umrunda değil.
0
Erensq06
(22.07.17)
Arkadaşım yeditepe diş hekimliğinde

Yeditepe iyidir ama 70binde zorlanacaksanız yollamayın. Çünkü dönem içinde alınanlara da inanılmaz para gidiyor.
0
jazzabel
(22.07.17)
Cevaplar için teşekkür ederim.

Okan'ı gidip görmeden ben de olumsuz bir izlenim edinmiştim. Ancak okulu gezip ilgililerle konuştuğumda iyi bir okul görüntüsü verdi. Fiyatı birnyana bırakırsak Yeditepe tercihine daha yakınım ancak bizim karar veremediğimiz konu iki okul arasında toplamda 150.000 tl fark yaratacak bir durum var mı, yani bu farkı gerekirse bir işyeri açmakta ya da doktora vs eğitiminde kullanabiliriz.Ne dersiniz?
0
🌸schwannoma
(22.07.17)
@gokank4 teşekkür ederim öncelikle,

Arkadaşınız diş hekimliği için mi söylüyor yoksa başka bir bölüm için mi?
0
🌸schwannoma
(22.07.17)
(15)

Allah Utanabilir mi ?

mete kudur
Dini konulara çok hakim değilim ancak, şimdi siyaset meydanının eski yayınlarından birisini izlerken aklıma geldi.kızabildiğini ve sevebildiğini biliyoruz, peki utanabiliyor mu ? teknik olarak soruyorum.
Dini konulara çok hakim değilim ancak, şimdi siyaset meydanının eski yayınlarından birisini izlerken aklıma geldi.

kızabildiğini ve sevebildiğini biliyoruz, peki utanabiliyor mu ? teknik olarak soruyorum.
0
mete kudur
(19.07.17)
güneyli çocuk
(19.07.17)
tanrıyı insani vasıflarla nitelemek garip geliyor bana.

var mı yok mu bilmiyorum ama sevinmesi, kızması, kin beslemesi, utanması vs. anlamsız geliyor bana.
0
rahip janick
(19.07.17)
kızabildiğini biliyoruz demişsin ama bilmiyoruz sadece bu söyleneni kabul ediyor cogunluk.
tanrının varlığı sevgiden ibaret, sevebilmesine yani bunun beceri odaklı bir eylem olmasına da gerek olmuyor böylece. diğer her turlu duygudan da munezzeh oluyor bu durumda. saydıkların da insanlara özgü duygular.
0
river song
(19.07.17)
neyden utanacak pardon da?
0
cekilmis gayfe
(19.07.17)
Gücüne gittiğine göre utanabilir de teorik olarak.

(bkz: Allah'ın gücüne gitmesin)
0
goodz
(19.07.17)
Valla ben allah olsam yarattığım bir kısım insandan feci utanırdım, kendisini bilmiyorum.
0
fengari
(19.07.17)
Utanabilmesi için tek olmaması gerekir. Allah tek olduğu için utanabileceği bir emsali dengi eşi ortağı da yoktur.
0
yaren
(19.07.17)
güneyli çocuk +

Dini her konuyu ya da kavramı sözlük anlamına ve inançsızlığa bağlarsak yukarıdaki gibi enkaz cevaplar ortaya çıkıyor.
0
1adam
(19.07.17)
Sırt üstü yatıp bacak bacak üstüne bile atıyorsa utanıyordur da. Şimdi müslümanlar çok kızacak. Muhtemelen ninelerinden sırt üstü yatma ya da ayağını ayağının üzerine atma diye azar da yemiştir bunlar nedenini bilmeden.
0
ruhen hastayim ben
(19.07.17)
bana oksimoron bir ifade gibi geliyor hafiften

insan-üstü bir varlık(?) olarak tanımlanmaya çalışılan metafiziksel bir özenenin (? bak anlatamadım bile), insani özelliklerle tanımlanmaya çalışılması durumu var burda.

Yani cevap yok. Alakasız durumlar.
0
qazaqwsx
(19.07.17)
teknik olarak sorduğun için cevap vermemiştim de herkes sallamış bir şeyler, ben de sallayayım bari dedim şimdi.

anlatıldığı şekilde milyarlarca galaksinin, trilyonlarca yıldızın yaratıcısı olan allah bizim aklımızın alamayacağı, olağanüstü bir zekaya sahiptir. bizim anlamaya çalışmamız, kabaca bir bakterinin insan zekasını anlaması gibi bir şey olacaktır. böyle düşündüğünde utanmak gibi duygular çok basit kaçıyor. zaten neyden utanacak ya da kızıyorsa neye kızıyor. biz bakterilerden utanıp onlara kızıyor muyuz? antibiyotik içerken öldürdüğüm hiçbir bakteriyi ayrı ayrı düşünüp anmıyorum. tabii bu düşünce şekliyle ilerlendiğinde, başlı başına kuran hakikaten böylesi bir zekanın ürünü müdür diye düşünebilir insan.
0
soso
(19.07.17)
adaleti yok, utanması hiç yoktur.
0
bruceandwayne
(19.07.17)
havada kalmaya mahkum bir soru.

bu arada kizabildigini ve sevebildigini bilmiyorsunuz. oyle olduguna inaniyorsunuz.

ben de t.c. de birgun adalet olacagina inaniyorum mesela.
0
boyle buyurdum
(19.07.17)
hangi allahtan bahsettiğinize bağlı,
benim allahım çok utangaçtır mesela...

allah dediğiniz nedir ki?
0
luchetti
(19.07.17)
kafanda bir Allah profili düşün. Hah işte, Allah o değildir.
Allah kafanda nasıl tahayyül eidyorsan o değildir.
İnsana özgü birtakım duygu ve davranışların Allah'a yüklenmesi tamamen Kuran tefsiri yapanların çeviri yaparken mecbur kaldıkları yöntemdir.
Allahın bir insanı sevmesi demek o insana rahmetle, merhametle muamele etmesi demektir.
Allahın bir insanı sevmemesi demek o insanı rahmetinden, merhametinden, lütfundan mahrum bırakması demektir. Yani Bir insan hayatının on yılında Allahın "sevmediği" bir insan iken başka bir on yılında Allah ın "sevdiği" bir insan olabilir.Onun tarafından sevilip sevilmediğimizi yaptıklarımız ve yapmadıklarımız belirler.
İnsan gibi kin tutan, hayranlık besleyen bir Allah yok. Üstelik utanmak bir eksiklik, yetersizlik, noksanlık sonucu olur. Allah bütün noksan sıfatlardan münezzehtir.
İlk semavi dinden bugüne dek insanlara anlatılmaya çalışılan Allah tanımı aynı. Ancak insanlar ısrarla bu tanımı çarpıtmaya veya kendi kafalarındaki tanıma uydurmaya çalışıyorlar.
Konu Allah olunca insanlar atıp tutmaya, kelime oyunu yaparak felsefe yapmış gibi görünmeye pek meyilliler maalesef.
0
AWD
(19.07.17)
(5)

Ebru Şallı ve gelişmeyen poposu

perfectum
Birisi bana Ebru Şallı'nın bu kadar spor yapıp halen 15 yaşındaki ergen poposu görüntüsünden kurtulamamasının sebebini açıklayabilir mi?
Birisi bana Ebru Şallı'nın bu kadar spor yapıp halen 15 yaşındaki ergen poposu görüntüsünden kurtulamamasının sebebini açıklayabilir mi?
0
perfectum
(18.07.17)
Belki memnundur.
0
bedbed
(18.07.17)
mis gibi poposu var büyütüp napsın
0
sta
(18.07.17)
Kadının vucud oranı kötü aslında çok kısa bacakları var. Ondan daha da aşağa çekmemek için kasmıyoru bence. Üst bedeni uzun altı kısa ayrıca herion chic zamanının genciydi ondan hala kafası öyle basıyor olabilir
0
fasulyek
(18.07.17)
Sporun yanında sıkı beslenmesi olabilir mi? Koca götler gelişmiş popo olmuyor.
0
ruhen hastayim ben
(18.07.17)
amerika'nın gelişmesini istemediği yerler gelişemiyor ama bizim insanımız bunu göremiyor maalesef. çocuklarımızı dört koldan zehirliyorlar, toplumumuzun adeta aklına giriyorlar. bir çeşit zihin kontrolü. reklamlar, yiyecekler, film ve diziler yoluyla yapılan propagandalar...

selam ve dua ile
0
der meister
(18.07.17)
(17)

dövme yaptıranlara soru

part time pollyanna
Dövme yaptırmadan önce "şuna dikkat et, bunu yapma" dediğiniz şeyler, öneri ve pişmanlıklarınız var mı?
Dövme yaptırmadan önce "şuna dikkat et, bunu yapma" dediğiniz şeyler, öneri ve pişmanlıklarınız var mı?
0
part time pollyanna
(06.07.17)
1) emin olmadan kesinlikle yaptırmayın. Yani içinizde ennn ufak bir "ya belki..." falan varsa cevap hayır.
2) özellikle ilk dövmenizinçok görünür bir yerinize yaptırmayın. Hatta mümkünse kendinizin de sık görmeyeceği bir yere yaptırın, kol arkası veya sırt gibi.
3) yabancı bir dilde özellikle de bilmediğiniz bir dilde bir şey yazdırıyorsanız gerekirse o dilin profesörünü bulun ve ondan onay alın.
4) o sıralar trend olduğu için yaptırmayın. Bu gözler ne melek kanatları, ne tramp stampler, ne triballer, only god can judge meler gördü.
0
sopiro
(06.07.17)
yaz mevsiminde yaptırmayın.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.07.17)
orijinal, mümkünse sadece sende olan bi dövme yaptır. yoksa soğuyabilirsin.
0
zirrealist
(06.07.17)
1- yaz mevsiminde yaptirma +1500
2- siradan bir figur bile olsa senin icin anlam ifade eden bir seyse yaptir, populerse diye degil.
3- dovmeni sev <3
0
kuehles blondes
(06.07.17)
1- İster anlamlı bir şey olsun olsun estetik kaygılarla olsun çabuk karar verme. Dövme yaptırmak için dövme yaptırma ! Motifi gözünün görebileceği bir yere koy bir süre bekle bakalım fikrin değişecek mi gözün sıkılacak mı bir süre kendini de tart. Acele etme..Kaçmıyor.

2-Popüler kültür öğesi, trend olan şeyleri yaptırırken bir daha düşün.

3-Merdiven altı bir yere gitme. Sanatçı bul. Ucuzluğa göre iş yapma.

4-Genelde beğenilecektir sonrasında ama sürekli kritize edenler olacak ya da birden " yeeaaa ben de yaptırıjam da bıla bıla bıla" diyen tipler birden çıkıverirler. Dövme script falansa açıklamasını sorarlar vs. önceden bu psikolojiye hazırlan.

5-@proletarier dediği gibi yaz mevsimi bakım için çok uygun değil. Yapılır mı yapılır ama tavsiye etmem

6-Dövme yaptırmaya tok karnına git kan şekerin biraz yüksek olsun, alkollü gitme, uzun sürecek bir seans ise yanına şekerli bir şeyler al ve su al.
0
qazaqwsx
(06.07.17)
Orijinal +1
Ben görüp beğendiğim bir şeyi yaptırdım pek görmemiştim ortalıkta ama sonra sürekli karşıma çıkmaya başladı ben de soğudum biraz.
Yakın zamanda üzerinde değişiklik yaptırmak üzere tekrar gideceğim.
0
mutekebbir
(06.07.17)
3 tane dövmem var 3 üne de bayılıyorum hatta daha fazlasını da yaptıracağım. önemli olan orjinal ve sizin için anlamlı bir figür olması sanırım. anlık hevesle yapılması pişmanlığa sebep olabilir. en büyük tavsiyem alkol aldıktan sonra yaptırmamak kesinlikle. ilk ikisinde en ufak acı yaşamamışken 3. sünü alkol sonrası yaptırdım ve neredeyse 3 saat acıdan kıvrandım.
0
hypathia
(06.07.17)
İlk dövmen minimal olsun
0
mkrk
(06.07.17)
-Yalnız yaşıyorsan veya ilk 2 hafta günde 2-3 defa bakımına yardım edebilecek birileri yoksa elinin uzanamadığı yere yaptırma.
-Yazın yaptırma
-Özel tasarım yaptıracaksan dövmecinin tasarımda değişiklikler yapmana izin verdiğinden emin ol (her ne kadar sonucu sevsem de benim pişmanlığımdır)
-Renkli yaptıracaksan renklerin ten rengine göre değişeceğini göz önünde bulundur. (Bana gösterilen tasarım beyaz zemin üzerindeydi ve maviler çok tatlı görünüyodu. Dövme yapıldıktan sonra buğday ten gibi bi ten rengim olduğu için hafif yeşile çalmaya başladı)
-Senin için anlamı olan bi şey yaptır. Benim kendi dövmemle ilgili hayal kırıklıklarım oldu. Tam olarak istediğim sonucu elde edemedim maalesef. Ama benim için anlamı olan bi şey olduğu için çok da şeyapmıyorum şu an. Muhtemelen ilerde farklı bi dövmeciye gidip eklemeler filan yaptıracağım.
0
kozmosta bir nokta
(06.07.17)
yaptırma, vücudun çizim kağıdı değil, sen de damgalı inek değilsin
0
the beste
(06.07.17)
Çok acıyan bir yere yaptırma, yaptıracaksan uyuşturucu krem sür, sürme diyen dövmeciye yaptırma.
6. Dövmem olmasına benzer acıda yerlerime yaptırmama rağmen bi kaburga üstünde maymuna döndüm, 2. Seansa zor gittim, rötüşa gidemedim hoplayıp zıplamaktan dövme bi hal oldu.
0
kullanıcıadımbuolsun
(06.07.17)
ne yaptıracağına karar ver, anlamı senin için ömür boyu sürebilecek bir şey olsun. ben öyle yaptım hiçbir pişmanlık duymuyorum.
0
shotgunwoman
(06.07.17)
dövmecini iyi araştır.
0
ruhen hastayim ben
(06.07.17)
instagramdan da takip ettiğim bikaç kişi var onların new york'tan dönmesi lazım, irtibat halindeyip gelmelerini bekliyorum
onların dışında başka kimseye yaptırmak istemiyorum (tuzlu olcak ama dediğiniz gibi ucuz etin yahnisi moduna girmemek gerek)
tema ve sembollerim belli fakat biraraya getiremedim sanatçının sanatını konuşturup temaları birleştirmesi lazım o kısmı nasıl tecrübe ediyorum bilmiyorum

yazın yaptırmama uyarısı için teşekkürler, bu durumda eylül-ekim gibi görünüyor
kolumun içine düşünüyorum umarım çok acımaz

yorumlar için çok teşekkür ederim ^-^
0
🌸part time pollyanna
(07.07.17)
yazin yaptirma deme sebebiniz nedir, merak ettim
0
bollocks44
(07.07.17)
@bollocks44 bir tahminim var, yazın deri renk değiştiriyor dökülüyor ya dövmenin rengini soldurabilir diye düşündüm ben
0
🌸part time pollyanna
(07.07.17)
Yazın güneş ışığı ve ter renk solmasına neden oluyor. Bakımı da işkence olur sıcakta. Denize havuza filan da girmek yasak zaten ilk iki ay.
0
kozmosta bir nokta
(07.07.17)
(6)

mezarlik kenarinda ev

trouniset
biraz sacma bir soru ama mezarlik kenarinda ev kötü bir fikir mi? evin iki cephesi mezarliga bakiyor
biraz sacma bir soru ama mezarlik kenarinda ev kötü bir fikir mi? evin iki cephesi mezarliga bakiyor
0
trouniset
(02.07.17)
İç karartıcı ve korkutucu buluyorum ben. Bir akrabamın evi, mezarlığın hemen dibi, çokça kaldım orada. Alışılıyor yaşayınca ama ilk tercihim olmazdı.
0
devilred
(02.07.17)
maddi olarak sıkıntıda değilseniz gereksiz.
0
doxanikee
(02.07.17)
Evde mutfak ve odalardan biri musevi mezarlığına bakıyor. Her gelen "ıyy mezar mı.s" dese de bir eksisini görmedim. Ev merkezde bir yerdeyse sorun yok.

Bir de, şimdi mezarlık var mezarlık var. Zincirlikuyudaki ulustaki mezarlıklarsa bahsettiğin kirası falan düşük olmaz. Köyden bozma bir yerdeyse ev o ayrı.
0
ruhen hastayim ben
(02.07.17)
Bence gayet güzel. Yeşil bir alana bakacaksınız. Gürültü olmayacak. Muhtemelen o bölge hiçbir zaman imara açılmayacak. Evi de ucuza alırsınız.
0
orient blue
(02.07.17)
valla amcamların büyük balkonu yıllarca mezarlığa bakıyordu. orada da gördüm ki, oldukça iyi bir fikir.
0
cursor
(02.07.17)
yoo. en azından yeşillik manzarası vardır. beton yığınına bakmaktan daha iyi.
0
sutlu nescafe
(02.07.17)
(12)

odaya diploma asmak mallık mı?

gates
s.b
s.b
0
gates
(02.07.17)
home ofis ise değil.
0
hasmetizm 2046
(02.07.17)
mallık + eziklik
0
Bruce
(02.07.17)
bence degil, basarilarinla gurur duyman cok guzel birsey bence. tabii bazi insanlar mal bu diye dusunur ama onlara gore her yaptigin malliktir zaten cunku yaptigin seyleri kendin icin degil, onlara hava olsun diye yaptigini dusunurler.
0
beriberi
(02.07.17)
Gereksiz enerji israfı. Onu çerçeveleteceğin zamanı daha iyi şeyler için harcayabilirsin. Üstelik çiğ bir hareket.
0
ruhen hastayim ben
(02.07.17)
çok da şeyapmamak lazım. asan asar. bizi ilgilendirmez.
0
idexo
(02.07.17)
Buna çok heveslendiyseniz bir köşeyi çalışma odası gibi dekore edip; kitaplar çalışma masası ve akademik başarılarım konseptli bir ortam yaratın sırıtmaz o zaman. Aksi halde çok sırıtır.
0
neferkitty
(02.07.17)
Komik bence
0
powerpufgirl
(02.07.17)
Bence değil. Okuldan baydığımda arada düşünüyorum asmayı motivasyon amaçlı olarak ama duvarda rutubet var, diplomalarıma kıyamıyorum sonra.
0
manuel mandalina
(02.07.17)
Artik herkesin diplomasi var. Eger cok fazla sertifikan diploman varsa o ayri.
0
Traveller
(02.07.17)
ne diploması olduğuna bağlı. ben bir gafletle gidip assam mesela kendi müstakbel diplomamı gelip onu kafamda kırsalar kızmam.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.07.17)
hiç böyle bir şeye denk gelmedim. saçma bence
0
marul hirsizi
(02.07.17)
Cok onem verilen bir sey ise neden olmasin?
0
buf-e kür
(02.07.17)
(3)

Yemekleri cok guzel olan ultra-hersey dahil otel onerisi?

stavro
Oncelikli kriter yeme-icme. "yiyip icip yatma tatili" icin boyle bir otel ariyorum, bizzat denemis oldugunuz fiyat cok ucuk olmayan bir Antalya oteli onerisi varsa alayim. Otel de iyi olsun tabii ama yemekler guzel olmasi sart:)
Oncelikli kriter yeme-icme. "yiyip icip yatma tatili" icin boyle bir otel ariyorum, bizzat denemis oldugunuz fiyat cok ucuk olmayan bir Antalya oteli onerisi varsa alayim. Otel de iyi olsun tabii ama yemekler guzel olmasi sart:)
0
stavro
(02.07.17)
Labada beach ve amara club marine
0
ruhen hastayim ben
(02.07.17)
silence beach resort
0
sta
(02.07.17)
www.nirvanahotel.com

buraya gitmeyen herşey dahile gittim demesin
0
baknedicem
(02.07.17)
(17)

Son 1 ay içinde kaç kitap okudunuz?

qazaqwsx
Merhaba,Aşağı yukarı son 1 ay içinde kaç tane kitap okumuşsunuzdur? Kitapları da yazarsanız çok güzel olur aslında :)güzel pazarlar dilerim.
Merhaba,

Aşağı yukarı son 1 ay içinde kaç tane kitap okumuşsunuzdur?

Kitapları da yazarsanız çok güzel olur aslında :)

güzel pazarlar dilerim.
0
qazaqwsx
(02.07.17)
0 +1
0
funl
(02.07.17)
Haziran'da 4 kitap okudum, bunların ikisi tek oturumda bitecek ince kitaplardı;

Mithistorima - Yorgos Seferis
Baran Peregrine'in Tuhaf Çocukları - Ransom Riggs
Benim Hüzünlü Orospularım - Gabriel Garcia Marquez
2001: Eski Türkiye'nin Son Yılı - Mirgün Cabas
0
bi mekan
(02.07.17)
0. Hatta son 4 yıl için de geçerli bu rakam.
0
diffarentiationation
(02.07.17)
2
har
merhume
ikisi de murat uyurkulak
0
ghilleinthemist
(02.07.17)
2
samarit'in sırrı
vahşi adalet.

normalde haftada 1 kitap okurum ama bu aralar pek zaman bulamıyorum.
0
MtKrt
(02.07.17)
Isabel Allende - Ruhlar Evi
Ursula K. Le guin - Mülksüzler
Hasan Ali Toptaş - Gölgesizler
Dostoyevski - Budala (Yarısındayım.)
0
auroraaurora
(02.07.17)
2 kitap, 1 de çizgi roman

genç werther'in acıları-goethe
liseden arkadaşlar-selçuk aydemir

y: the last man (cilt 7)

not: şu anda da "ölüm bir varmış bir yokmuş"u okuyorum (jose saramago)
0
reso aga
(02.07.17)
Darwin ve darwincilik
Sözde kızlar - Peyami safa
Deniz kurdu - Jack london
Otostopçunun galaksi rehberi (henüz bitmedi)
0
ruhen hastayim ben
(02.07.17)
3 okundu, 4. bugün bitecek.

Uyuyan Adam, Rosshalde, Kâtip Bartleby
+
İnsan Olmak
0
harvey
(02.07.17)
2.yi okuyorum. :(

Chuck Palahniuk - Kaçaklar ve Mülteciler
Charles Dickens - Oliver Twist
0
ms brownstone
(02.07.17)
Orta zekalılar cenneti
Kırmızı pazartesi
Sapiens
Kara kitap'a devam ediyorum. Daha uzun bir zamanımı alacak gibi.
0
aquarium
(02.07.17)
2
muhteşem gatsby - f. fitzgerald.
echo'nun kemikleri - samuel beckett.
0
ravenclaw
(02.07.17)
3.5

Aşkın en güzel tarihi
Seninle başlamadı - mark wolynn
Antik dünya - susan wise bauer
Ortaçağ dünyası - susan wise bauer bu bitmedi daha
0
jazzabel
(02.07.17)
filteria
(02.07.17)
Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Halkidona'dan Kadıköy'e Körler Ülkesinin Hikayesi
Fransız Teğmenin Kadını (devam ediyor)
0
tepedeki psychedelic adam
(02.07.17)
25 mayısta 7 tane kitap almıştım hedefim haziran içinde bunların hepsini okumaktı ama sadece 2 tanesini okuyabildim (Sapiens ve Bülbülü Öldürmek).
3. kitaba bu akşam başlayacağım.
0
battal gemalmaz
(02.07.17)
4 oldu dün itibariyla
0
captainobvious
(02.07.17)
(4)

Cennet de cehennem de bu dünyada

voyager 1
Bunu söyleyen kişi ne anlatmaya çalışmış olabilir?
Bunu söyleyen kişi ne anlatmaya çalışmış olabilir?
0
voyager 1
(02.07.17)
Cenneti cehennemi öldükten sonra arama diyor işte. Ne yaşarsan bu dünyada yaşayacaksın. Katılıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(02.07.17)
Yaptıklarının ödülünü ya da cezasını bu dünyada alıyorsun. Hesaplasma için öbür dünyayı beklemeye gerek yok demek.
0
boyalı kuş
(02.07.17)
Tevfik Fikret'in açıkladığı gibi aslında:

“Toprak vatanım, nev-i beşer milletim.
İnsan insan olur ancak buna iz’anla inandım.
Şeytan da biz, cin de, ne şeytan ne melek var
Dünya dönecek cennete, insanla inandım.”
0
luchetti
(02.07.17)
allah yok din yalan anafikrini savunmuş olabilir
0
zirrealist
(02.07.17)
(8)

pantolon modelleri skinny, slim fit ve daha fazlası

clones
Bugün bir mağazaya gittim fakat kapanmaya yakın gittiğimden üzerimde deneme fırsatım olmadı. üzerlerinde slim fit ve skinny yazıyordu. bunun dışında model isimlendirmeleri var mı? aradığım pantolonun spor ve klasik karışımı bir şey olmasını istiyorum ve dar olmasın. en azından bu modellerin görselle
Bugün bir mağazaya gittim fakat kapanmaya yakın gittiğimden üzerimde deneme fırsatım olmadı. üzerlerinde slim fit ve skinny yazıyordu. bunun dışında model isimlendirmeleri var mı? aradığım pantolonun spor ve klasik karışımı bir şey olmasını istiyorum ve dar olmasın. en azından bu modellerin görsellerini bulabileceğim bir yer var mı? tabi bahsettiğim erkekler için olanı.

misal şu hangi model?
i.hizliresim.com
0
clones
(01.07.17)
Boyner'e git.
0
ave maria
(01.07.17)
Regular kesim bakıcaksnız. Ve üzülerek artık regular yerine artık çoğunlukla slim hatta skinny üretiyorlar.
0
Mehmet Ersoz
(01.07.17)
regular fit.
0
carabelli
(01.07.17)
@mehmet ersöz skinny ve slim fit modellerinden hangisi daha dar?

ve ayrıca regular fit modelleri zara gibi mağazalar da var mı?
0
🌸clones
(01.07.17)
vid.alarabiya.net

Şöyle bi şey var. Skinny üstüne yapışanı, slim dar kesim, regular normal kesim.
0
bir nick var benden iceri
(01.07.17)
@bir nick var benden iceri evet bu görsel güzelmiş
0
🌸clones
(01.07.17)
zarada regular pantolon bulamazsın gibi bir şey zaranın regular fitleri slim fitle skinny arası. h&m'e bakabilirsin.
0
atalet momenti
(02.07.17)
Mavi ve levis gibi yerlerde her kesim bulunuyor. Oraya bakabilirsin.
0
ruhen hastayim ben
(02.07.17)
(8)

Devlet memurunun özel durumundan dolayı tayin istemesi caiz midir?

yontupyontuptasibitirenadam
Merhaba sevgili dostlar,Gereksiz bir mesele için fikrinizi sormak istedim:Varsayalım Ayşe isimli yaşı geçkin memure kızımız İstanbul'un A semtinde görev yaparken muhatap olduğu mahalle teyzelerinden birinin ısrarı ile o teyzenin bir akrabası ile evlilik konulu bir görüşme yapmak zorunda kalıyor.(tey
Merhaba sevgili dostlar,
Gereksiz bir mesele için fikrinizi sormak istedim:

Varsayalım Ayşe isimli yaşı geçkin memure kızımız İstanbul'un A semtinde görev yaparken muhatap olduğu mahalle teyzelerinden birinin ısrarı ile o teyzenin bir akrabası ile evlilik konulu bir görüşme yapmak zorunda kalıyor.(teyze çok ısrarcı, görüşelim de bitsin bu ısrar)
Evlilik gerçekleşiyor, kısa bir süre sonra travmatik bir şekilde sonlanıyor. Varsayalım Ayşe o mahallede çalışmak istemiyor, çunku mahallenin tüm teyzeleri olayın farkında ve dedikodu çarkları gole koşan Ronaldo modunda...
Kızımız amiri ile görüşüp başka bir mahalleye tayin istiyor, amiri de bu özel duruma dayanarak tayini gerçekleştiriyor.

Sizce bu etik midir? Mesleki olmayan bir meseleden dolayı tayin istemek ve bu tayini almak caiz midir? Bu olayı duyduğunuzda ne hissettiniz? Bir amir bu konularda inisiyatif kullanmalı mı?

Üzerinden yıllar geçmiş bir olay, zaman zaman aklıma takılır da bir de ekşici entellerin fikrini sorayım dedim...
0
yontupyontuptasibitirenadam
(01.07.17)
Niye takılıyorsun ki? Mahalle teyzeleri az daha dursan adını çıkarırmış. Kaçman iyi olmuş.
0
ruhen hastayim ben
(01.07.17)
etik olmayan bi durum göremedim.
0
elorelia
(01.07.17)
neden etik olmasın ki?
özel hayatınızla ilgili rahatsız olduğunuz bir durum var bununla ilgili olarak işyerinizi değiştirmek istiyorsunuz.
gayet makul geldi bana da.
0
luchetti
(01.07.17)
Mekruhtur.
0
zirrealist
(01.07.17)
çok iyi yapmış amire de helal
0
fallopian
(01.07.17)
Ayşe amirine durumu söylediği anda, iki şeye kapı açıyor, burası Türkiye. Amiri erkek ise, adamın Ayşe'ye asılma/sırnaşma ihtimali doğuyor. Kadınsa ve Ayşe amirinden güzelse, işyerinde sonsuz bir dedikodu çarkının içine düşüyor. Mahalle kısa süre içinde başka meşgale bulur kendine. Ama Ayşe işyerinde rahat edemezse ve/veya işinden olursa, boşu boşuna taşındığı ile kalır.
0
cedilla
(01.07.17)
Gayet normal etiğe aykırı değil
0
mutlusismankedi2015
(02.07.17)
1. Ayşe ben değilim. Bir yakınım.
2. Amiri erkek, ama sırnaşmdı. Öyle bir şey duymadım en azından, olsa duyardık sanırım.
3. Bunu sorma sebebim işin devlet işi olması. Yani insanlar pek çok sebepten dolayı tayin istiyor, ama tayinleri olmuyor. (En azından ben öyle duyuyorum.) Ki Ayşe kızımızda 7-8 sene kendi oturduğu eve göre diğer yakada oturduğu halde yıllarca tayinini bu yakaya alamamıştı. Talihsiz bir şekilde kendi oturduğu yakaya aldıktan iki sene sonra bu olay oldu.
4. Cevaplara teşekkür ediyorum. Normalde benimle ilgili değildi dediğim gibi, devlet işleri olunca aşırı hassas davranan bir anne baba ile büyüdüm. Biraz ondan galiba.
5. Klima çogzel bir şey...
0
🌸yontupyontuptasibitirenadam
(02.07.17)
(3)

antalya'da belek ya da kemer'de önerebileceğiniz otel var mı?

aslan burcu kadini
sülalecek tatile gideceğiz. emekli memurun bütçesine uygun, önceki senelerde gidip de yemeğinden, hizmetinden memnun kalıp önerebileceğiniz otel var mı?
sülalecek tatile gideceğiz. emekli memurun bütçesine uygun, önceki senelerde gidip de yemeğinden, hizmetinden memnun kalıp önerebileceğiniz otel var mı?
0
aslan burcu kadini
(28.06.17)
Kemer de crystal de luxe ü tavsiye ederim. Yaş ortalaması yüksek bir oteldi geçen sene. Yemekler hizmet oda temizliği konusunda çok memnun kalmıştık.
0
goldberg
(30.06.17)
Kemer için, amara club marine ve labada beach hotel. Labada hizmet konusunda bir tık daha iyi olsa da ikisi de ortalama üstü yerlerdi. Memnun kalmıştık.
0
ruhen hastayim ben
(30.06.17)
teşekkür ederim sağolun :)
0
🌸aslan burcu kadini
(30.06.17)
(14)

Plajda hırsızlık ihtimaline karşı

mutlusismankedi2015
Ne yapıyorsunuz? İki kişi kerpe'ye gidiyorsunuz mesela, denize de ikiniz birden gireceksiniz, telefonu cüzdanı vs nereye saklıyorsunuz?
Ne yapıyorsunuz? İki kişi kerpe'ye gidiyorsunuz mesela, denize de ikiniz birden gireceksiniz, telefonu cüzdanı vs nereye saklıyorsunuz?
0
mutlusismankedi2015
(28.06.17)
Kutuya koyup kumun altına gömüyorum, üzerine havlu örtüyorum. Gözüm de sık sık sahilde oluyor ama.
0
irene
(28.06.17)
Ev yakınsa telefon, cüzdan almıyorum. Deniz uzaksa haliyle arabayla gidip arabada bırakıyorum, anahtarı da kıyafetlerin arasına sıkıştırıyorum.
0
Piukh
(28.06.17)
gittiğim yerde cankurtaran var. kendi bölgesini plastik bandajla çevirmiş oluyor.
ona gidip bandajın hemen dışını işaret ederek, "şuraya havlumu sersem nasıl olur, tek başımayım o yüzden sizin yakınınızda bulunmak istiyorum" diyorum.

cankurtaran yoksa, güvenilir gördüğünüz (aile vs.) birilerine yakın yerleşip onlara "bizden başkası eşyalarımıza yaklaşırsa uyarın lütfen" denebilir.
0
filteria
(28.06.17)
@Piukh araba sakat değil mi? camı patlatıp alabilirler. torpidoya falan mı koyuyorsunuz?

bu konuyu takip ediyorum. merak ettiğim bir konu.
0
hononu
(28.06.17)
Yanıma almıyorum ya da sürekli gözüm üzerinde olacak şekilde takılıyorum.
0
lcha
(28.06.17)
Koltuğun altına koymaya alışığım.
0
Piukh
(28.06.17)
Eskiden sadece havluyla gider gelirdik ne günlerdi be.
Şimdi bi önlem almıyorum. Öyle allaha emanet.
0
[GODDARD]
(28.06.17)
Bi aile varsa onlara emanet ediyorum. Yoksa cantanin dibine sakliyorum, gozum surekli uzerinde oluyor. Nerede denize gittigime de bagli ama. Parali yerdeysem yine cantadibi ama daha az bakis atmak.
0
kuehles blondes
(28.06.17)
Telefonu elbisemin içine sarıyorum. Ama bir yerde temiz bebek bezinin içine saran birisini okumuştum. Hırsız kirlidir diye karıştırmaz diye düşünmüşler. Mantıklı gelmişti.
0
ruhen hastayim ben
(28.06.17)
Sırt çantama koyuyorum direkt, başka önlem almıyorum. Kalabalık yerlerde zaten denize giremiyorum. Tenha olunca da bir sıkıntı olmuyor haliyle.
Kalabalık yerlerde denizde çok açılmamak ve takipte olmak lazım.
0
peggy
(28.06.17)
Hırsızlık yapmayacağına kanaat getirdiğiniz bi teyze veya amcaya emanet etmek.
10 seneyi geçiktir ordayım, hala tereddtle veririm. Bazen saldım çayıra mevlam kayıra...
Terliği havluyu düzensiz bişekilde bırakıp altına saklarım bazen de...
0
d e ayri yazilir
(28.06.17)
Büyük güneş kremim vardı. Bitince içini temizledim orada saklıyorum. Şu ana kadar bir sorun yaşamadım. Paramı da bitmiş rujumun içinde saklıyorum rulo yapıp.
0
jazzabel
(28.06.17)
sırt çantasına koyup bir aileye vermek ya da yakınına bırakmak ve göz kulak olması için rica etmek.

çantayı doğrudan ortada bırakınca ister istemez tereddütte kalıyorum ben. verecek kimse yoksa içindeki kirli veya buruşuk eşya gözükecek şekilde açık bırakıp havluyu da özensizce üstüne seriyorum. terlik merlik yanında, sanki önemli bir şey yokmuş gibi bir izlenim veriyorum, nacizane.
0
dahinnotha
(28.06.17)
Yazlığımız zaten denize sıfır neredeyse, evde bırakıyoruz. Eğer ilk kez gittiğimiz bir yerse ve plajda emanet edecek kimsemiz yoksa arabada bırakıyoruz.
0
iwasbornonamountainside
(28.06.17)
(7)

Pilates sonrası ağrı normal mi?

anksiyetik pia
Arkadaşlar bir şey danışmak istiyorum. Pilatese yeni başladım, şu ebru şallı'nın youtube videosundan izleyip yapıyorum. ilk gün çok ağrım oldu bacak ve belde, hamlıktandır açılır deyip 2. gün yine yaptım ama zorlanarak tabii. ağrılarda artış oldu. bu normal mi acaba? devam etmeli miyim birkaç güne a
Arkadaşlar bir şey danışmak istiyorum. Pilatese yeni başladım, şu ebru şallı'nın youtube videosundan izleyip yapıyorum. ilk gün çok ağrım oldu bacak ve belde, hamlıktandır açılır deyip 2. gün yine yaptım ama zorlanarak tabii. ağrılarda artış oldu. bu normal mi acaba? devam etmeli miyim birkaç güne açılır mı yoksa bir terslik mi var acaba? Bu arada bel fıtığım olduğu için korkuyorum ters bir şey olur diye.

not: pek spor yapan biri değilim, vücudum baya ham.
0
anksiyetik pia
(22.06.17)
Tamamen kendi kendine yaptığın bir şey olduğu için mevcut ağrının ne anlama geldiğini tahmin etmek kolay değil. Dinlen bir iki gün. Geçmezse bir şeyler yanlış demektir.
0
arnold schwarzeneger
(22.06.17)
6-7 yıldır yılda 1-2 ay pilates yapıp sonra bırakan biri olarak, her seferinde pilatese tekrar başladığımda ağrım olur. bu ağrı bende yaklaşık 1 hafta kadar sürer. sonra azalmaya başlar. hareketleri düzgün yaptığına inanıyorsan ağrın bikaç güne geçecektir. normal yani.
ha bi de bel fıtığı olanların bazı hareketleri yapmaması lazım. profesyonel birinden yardım al bence. yanlış bişeyler yapıyor olabilirsin.
0
moratoryumkisilik
(22.06.17)
neren ağrıyor? pilates yaptıktan sonra esneme hareketleri yaptın mı?
0
sta
(22.06.17)
karın bacak kalça biraz da bel.. gülemiyorum, otururken bacaklar acıyor vb. ama ilk günkünden daha fazla. esneme hareketlerini yaptım evet.
0
🌸anksiyetik pia
(22.06.17)
E normal tabii, daha ilk günün acısı geçmemişken üstüne tekrar yük bindiriyorsun. Yanlış hareket yapıp da kendini incitmediysen bir haftaya geçer, biraz da ara vererek yap başlarda bence. Hatta bir eğitmen gözetiminde olsun o başlar.
0
devilred
(22.06.17)
normal bu tip durumlarda en az 24 saat kasları dinlendirmek gerekir. ayrıca iyi beslenmezsen ve su alımın az ise ağrıların geçmesi daha uzun sürer.
0
orpheus
(22.06.17)
pilatese ilk başladığımda merdiven inemediğim günler olmuştu. ama benim yaptığım hoca gözetimindeydi sonrasında hareketleri öğrenip evde yapmaya başladım. ebru şallı nın tv m kanalında yaptığı pilatesin videoları var. onlar başlangıç seviyesi ve çok zorlamıyor. harketleri doğru yaptığından eminsen kolaydan başla. ama benim tavsiyem bir hocanın görmesi gerektiği. dışarıdan birisi senin göremediğin şeyleri görebilir. bir de hiç spor yapmadım demişsin, mehtemelen hatalar vardır.
0
ruhen hastayim ben
(22.06.17)
(11)

13 yaşında erkek çocuğuna dizi

bovariette
Kuzenime izliycek dizi arıyoruz. Sıkıntıdan yeni türkiye gençliği dizilerine başlamış acil dizi bulmamız lazım. 13 yaşında, basketbol oynayan, çalışkan normal bir kolej çocuğu profili. Flash, arrow falan gibi şeyler olabilir.
Kuzenime izliycek dizi arıyoruz. Sıkıntıdan yeni türkiye gençliği dizilerine başlamış acil dizi bulmamız lazım.
13 yaşında, basketbol oynayan, çalışkan normal bir kolej çocuğu profili.
Flash, arrow falan gibi şeyler olabilir.
0
bovariette
(18.06.17)
Dizi değil de star wars serisini öneririm.
0
part time pollyanna
(18.06.17)
spartacus
0
hala karate kamil 5'i bekleyen adam
(18.06.17)
doctor who
0
fyodor fyodorovic
(18.06.17)
a series of unfortunate events

hatta kitap okumayı seviyorsa önce kitaplarını okusun(13 kitap) sonra da ilk 4 kitabı konu eden ilk sezonu izlesin(ikinci sezon bu sene sonunda çıkacaktı sanırım). kitaplar tam onun yaşına uygun ve çok sürükleyiciydi, şiddetle tavsiye ederim.
0
nundu
(18.06.17)
avatar last airbender
0
kingcyrax
(19.06.17)
Avatar +1
Stranger things
A series of unfortunate events
0
fragile lady
(19.06.17)
Avatar +1
Stranger Things +1
Daredevil
Flash/Arrow
Once Upon A Time

Yaşına göre bunlar iyi gider. Ayrıca avatara zorla bile olsa başlat bu yaşımda hala Wu teyze bölümünü ezbere biliyorum o kadar sevmiştim
0
helena
(19.06.17)
The O.C.
Dawson's Creek
Friday Night Lights
ve tabii ki
One Tree Hill

Hepsi de gençlik dizisidir bunların. Basketbol filan da var içlerinde.
0
devilred
(19.06.17)
doctor who +1
0
ruhen hastayim ben
(19.06.17)
Jimmy neutron
0
Erensq06
(19.06.17)
Person of interest
0
hasmetizm 2046
(19.06.17)
(15)

birileri sizin bir yılda kazanacağınız parayı bir öğün yemekte harcarken

diffarentiationation
yaşamak için gerekli motivasyonu, morali nereden buluyorsunuz? mesela, yakalanırım diye hırsızlık yapmıyorum, tanrı var ve cennette mükafatını alacağım gibi.
yaşamak için gerekli motivasyonu, morali nereden buluyorsunuz? mesela, yakalanırım diye hırsızlık yapmıyorum, tanrı var ve cennette mükafatını alacağım gibi.
0
diffarentiationation
(18.06.17)
siz de başkalarının bütün servetini vereceği sağlığa sahip olabilirsiniz.

adalet eşitlik demek midir? buradaki yanıt veya motivasyon ne derseniz burada olabilir.
0
gurur
(18.06.17)
çünkü insanların çoğu cahil ve salak bunu düşünemiyorlar düşünseler de kafaya takmıyolar. bizon sürüsü gibi yaşıyorlar.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(18.06.17)
yemişim parasını diyorum. sağlığın kıymetini bilemediniz gitti.
0
ruhen hastayim ben
(18.06.17)
Mutluluk parayla değil küçük şeylerle oluyor.
0
KaraSakall
(18.06.17)
Motivasyonun paraysa moralinin olmaması çok normal. Parayı sadece bir araç olarak gören insanlar da var ve ben onlardan biriyim.
0
devilred
(18.06.17)
Mutlu olduğum anlara bakıyorum. Hepsi ailemle gülerken geçirdiğim vakitler. Mutsuz olduğum zamana bakıyorum ya ben hastayım ya da ailemden biri.

Para ile mutluluk olmuyor.

Ha bir de başarıyı çok seviyorum çalışmak galiba beni hayatta tutan ikinci şey ailemden sonra.
0
ruh i tibbiye
(18.06.17)
yukarda da soylenmis, parayi hayatinizin merkezine koyarsaniz mutlu olma ihtimaliniz yok zaten, zira hep sizden daha fazla kazanani, sizden daha cok harcayani, aldiginiz urunun daha pahalisi olacak.

hic para olmazsa cogu sey eksik kaliyor; buna kesinlikle katiliyorum fakat belirli standardi elde ettikten sonra parayi hayatnin merkezine koymamasi gerekiyor. sizin orneginizden yola cikayim; birilerinin bir yilda kazandigini ben bir ögünde harcayabilirim ama huzurum yoktur, ailem yanimda degildir, ben ya da sevdiklerimden biri saglikli degildir, ne anladim ben o paradan? bunun yerine evimde huzur icinde oturup yemegimi yemeyi tercih ederim.

acikcasi cok zengin ama mutsuz, sagliksiz, yalniz, egitimsiz, kültürsüz vs bir insan olmaktansa (bunlardan herhangi biri olabilir) ortalama bir maddi guce sahip olup saydigim diger tum seylere sahip olmak isterim.
0
fraise
(18.06.17)
yaşamak için gerekli motivasyonu baskalarının ne kadar para harcadıgını düşünecek kadar sığ sebeplerle sınırlandırmak korkunc bence.
başkaları felç mesela daha 16 yaşında, sadece tükürük bezi çalışmadıgı için 10 yasında makineye baglı yaşıyor, babası pazarlıyor kızını, 6 yaşında tecavüze ugruyor baska bır erkek. size bakıp ne desınler, suç olmasa bu adama zarar verırdım falan mı? ki bu da onların korkunc hayatlar yaşadıgını gostermez ki, belkı herkesden daha guclu bı geleceklerı olur, baska basarıları olur, aşk da ya da ailede kazanırlar, hersey de muhakkak denge var.

o zengin adam geceleri uyuyamıyor belkı baskasının servetını dusunmekten.

zenginlik parayla ilgili degıldır, o anda neye sahip oldugunun farkında olmaktır, bunu fark etmeden asla mutlu olamazsın. her zaman kendınden dusuk olanlara bak ve onlarla vakıt gecırecegın ortamlar yarat.
0
hopp
(18.06.17)
"ben de bi yolunu bulup bu herifler gibi olcam lan..hrss" diye motive olur türlü ali cengiz oyunları kurardım zihnimde ama tahminen az bi uğraşıp sıkılır bitirirdim mücadeleyi. o hırstan, iktisadi büyüme arzusundan eser yok bende. sahilde büyüdüm ben, deniz orman bağ bahçe bunları seviyom. şimdi bunlara biraz uzağım ama yine de onlar sevdiğim diğer şeylerle beraber oradalar.

öte yandan, orçun künek'in şarkısındaki gibi fırsatlar olursa değerlendirilebilir.

eksisozluk.com
0
kaichi
(18.06.17)
Like i give a fuck diyorum. İnsanların zenginliği seni üzüyorsa eğer, fakirliği de mutlu edecektir. Varoş semtlerde gez kendini iyi hissedersin
0
hasmetizm 2046
(18.06.17)
Çok laf yalansız, çok mal haramsız olmaz. Fakirlikten şikayetçiysen yapman gerekenler basit. Kolay değil belki ama basit. Artı değer sömürüsünü dene. Ahlakı 2. 3. plana at bir süre. Bak oluyor mu.. Neden mutlak müzik kulağım yok desen, neden savaş pilotu olamadım desen, neden üç katlı integralleri, hiperuzayı anlayamıyorum desen anlaşılır bir yakınma olur. Ama zengin olmak altı üstü.
0
kargn
(18.06.17)
valla duolingo bedava, kitaplar ucuz. dil calisinca ya da bir sey ogrenince mutlu oluyorum ama gidip nusrette et yesem belki sikilirim, keyif alamam. ama ankara ulustaki pavyonda gecede 2 bin harcayip mutlu olan da var.

para onemli ama besin, saglik guvencesi vs gibi konulari cozup, ortalama hayat standardini yakaladiktan sonra is senin kafanda.
0
cedex
(18.06.17)
başkalarının parasıyla ve hiç bir şeyi ile ilgilenmiyorum. kendi param, sağlığım, ailem ve huzurum bana yetiyor.
0
dafuq
(18.06.17)
zenginlikte gözüm yok ama bende yılda iki kez yurt dışına çıkmak, dünyayı bir nebze tanımak istiyorum. parayı hayatın merkezine koymayalım da parasız bunlar olmuyor. evet önce sağlık fakat o da paradan geçmiyor mu çoğu zaman?

ritz'de yaşamak istemiyorum ama hafta sonu boğazda bir mekanda hesabı düşünmeden oturabilecek kadar maddi rahatlığı olmalı insanın.

para kazanırken kişiliğinden taviz veriyor çoğu insan. izin alamıyor, plan yapamıyor, eşiyle denk getiremiyor. ömür geçiyor.

sonra haberde 3 milyon euro yıllık ücrete anlaşan topçunun bodrumda takılmasını izliyorsun.
0
soft
(18.06.17)
Motivasyon kaynaklarindan biridir para ama tek başına parayi motivasyon kaynagi olarak gorursen hiçbir zaman mutlu olmazsin... Sakıp sabanci demiş ya koskoca toyota fabrikam var ama otomobil kullanacak bir oglum yol diye...böyle bişey
Benim en büyük motivasyon kaynağım tek başına ayakta kalabilmem hayata karşı, yani kimseye muhtac olmadan yaşayabilmek bile benim için buyuk bir motivasyon kaynagi.
0
tociess
(18.06.17)
(11)

Tatilinizde yaşadığınız en sıkıntılı durum neydi?

hononu
ben mesala tatilin tam ortasında tüm paramın ve fotoğraf makinamın olduğu sırt çantamı çaldırmıştım trende.
ben mesala tatilin tam ortasında tüm paramın ve fotoğraf makinamın olduğu sırt çantamı çaldırmıştım trende.
0
hononu
(18.06.17)
Üşümek. Gece balık tutmak için sahile gidiyorduk. Hava -5 derece falan oluyordu. Kısa kollu tişört ve şortla donuyorduk haliyle. O yüzden tatile giderken yanıma hep polar hırka alırım. Çorap da unutulmamalı. Bütün gün güneşin altında durduktan sonra alttan soğuğu hissedince vücudun dengesi bozuluyor.
0
dissendium
(18.06.17)
Bosna Hersek'te polis rusvet istedi, Meksika'da arkadas sinir disi edilecekti, Fransa'da havalimaninda bir gece kalmak zorunda kaldim.
0
Traveller
(18.06.17)
Tüm tatili kapsayacak şekilde regl olmak. Üstüne ilk gece üşüyüp soğuk algınlığı yaşamak.
0
aychovsky
(18.06.17)
Tatilde değil de dönüşte ilçeden ile giden otobüsü kaçırmak ve o ilde de yanlış trene binmek çok sıkıntılı ama bir o kadar da heyecanlı olmuştu.
0
curukturpkokusu
(18.06.17)
Bir travesti tarafından takip edilmek.
0
devilred
(18.06.17)
yurt dışı-atm banka kartımı yuttu, üzerimde nakit neredeyse hiç yoktu.
yurt dışı-kullandığım ama bana ait olmayan fotoğraf makinesini trende unuttum.
yurt dışı-2 defa güzergah üzerinde yoğunluktan ötürü tren bulamadık, tüm plan aksadı, ayrılmamız gereken şehirde 2 gün daha fazla geçirmek zorunda kaldık.

ilk ikisi umduğumdan kolay çözüldü. ertesi gün atm'nin olduğu bankaya giderek kartı aldım. öbüründe ise sonraki durakları tek tek gezerek sorduk, biri makineyi bulmuş sonraki 2. durağa bırakmış, oradan aldık.
sonuncusu daha sıkıntılıydı, otel rezervasyonları son günde yeniden yapılmak zorunda kalındığı için kafadan 200-300 avro zarara girdim.
0
baba jo
(18.06.17)
gercekten cok cimri ve sizinle ayni tatil anlayisinda olmadiklarini tatilde farkettiginiz arkadaslarinizla birlikte 7 gun gecirmek.

benim tatil anlayisim yeni yerler gezip, yeni yiyecekler tatmak, eglenceli aktivitelere katilmak, yeni seyler ogrenmek ve tabii ki deniz olan bir yerse yuzup, guneslenmek. bu arkadaslarinki en ucuz plaji bulup, evden getirdigimiz yemekleri yemek, icecekleri sabah bakkaldan almak (havanin 40 derece oldugunu ve bizim herhangi bir sogutucumuz olmadigini soylemeliyim). aksamlari evde makarna, bulgur pilavi yiyip, pispirik oynamak. muzelerin vs en ucuz olanlarini secmek (ki bunlar 10 liradan fazlaysa mirin kirin yapiyorlardi)


6 kisi gittigimizden buyuk, ozel havuzlu bir villa kiralamistik. 'yemegi de disarda hallederiz' diye dusunmustuk dörtlü olarak. meger diger ikisi ayni fikirde degilmis. isin kotusu 'siz evde takilin o zaman, biz cikalim' da diyemiyorsunuz. hafif ima edilse trip yapmaya basliyorlar. ilk 2 gun bir sekilde idare ettikten sonra 3. gun diger arkadasim patladi. son gun ise guzel bir yerde yemek yiyelim dedik. giyindik, süslendik yer bakiyoruz. cimri arkadaslardan erkek olani 'surda börekci var' dedi. (borekcinin ici de henuz evrimlesememis insanlardan gecilmiyor bu arada) her daim sakin olan erkek arkadasim da orda patladi.


velhasil o 1 hafta kabus gibi gecti. sonrasinda da bir daha kesinlikle o arkadaslarla tatil plani yapmadik. her sene zarf atiyorlar, bir sekilde gecistiriyoruz.

nasil dert olmussa icime kac sene gecti, hala unutamiyorum. su anda bunu yazdim da biraz rahatladim.
0
fraise
(18.06.17)
Almanyadan başka ülke treni için rez yaptırmıştım. Rez yaptırdığım koltuk numarası yoktu. Atıyorum 33 35 vardı ama benim numaram 34dü :) sahte bilet olduğundan şüphelendiler ama bin bir laf ile ikna ettim ayakta gittim.

Yabancı arkadaşlarla tatile çıkmıştık. Taşkınlıklarından dolayı çok zor durumda kaldım. Çocuk bakar gibi hepsiyle ilgilendim. Her yerden atıldık baya da emindim dayak yiyeceğimize. İşler kavga etmeye gitti ama dayak yemeden kaçtık her seferinde. Daha da yabancılarla tatile gitmem.
0
jazzabel
(18.06.17)
lviv'de telefonu caldirdim ama ondan beteri var benim icin. minsk'te nasil becerdiysem taksiyle oyle bir yere gitmistim ki bir ara gercekten orada donarak olecegimi dusundum. -15 derece falan, yakinlarda evler var aslinda ama gidip de "sehre nasil gitcem?" demeye utaniyorum sdksjsjk. yol var ama araba gecmiyor. hayatimda o kadar caresiz hissettigim bir zaman hatirlamiyorum. telefonda da belarus hatti olmadigi icin kullanamiyordum, o an icin gerek gormemistim ilk etapta.

8-10 dakika sonra bir adam gordum. neden hatirlamiyorum bile, adama telefonu olup olmadigini sordum, kafa komple gitmisti sanirim. yanima almadim dedi. o zaman sehre nasil gidebilirim onu soyle dedim. otobus duragini tarif etti. yuru allah yuru nihayet varabildim. o adam gecmeseydi muhtemelen hareket etmeyi bile akil edemeyip gerizekali gibi donardim orada. neden oyle bir brainfart yasadigimi bilmiyorum. aslinda tahmin edebiliyorum. bir onceki gun cok berbatti ve iyi hissetmiyordum. neredeyse sinir krizi gecirecektim. ustune oyle bir yere gitmeyi basarinca tamamen durdu beynim. zincirleme dangalakligim yuzunden olmesem bile ayaklari falan frostbite'a kurban verecektim. coraplar moraplar islanmis zaten bata cika ebem zkilmis. korkunc otesiydi. dyatlov gecidi, tunguska olayi gelip duruyor aklima surekli ahjsjksms. sonunda otobusle merkeze donmeyi basarmistim ama, yemek memek yedim isindim popoyu kurtardim bi sekilde. param olursa bu kis yine gitcem bu sefer olmeyi dusunuyom
0
der meister
(18.06.17)
güneş kremi, şemsiye ve şapkaya rağmen bronzlaşmak. daha da büyük derdim olmadı.
0
ruhen hastayim ben
(18.06.17)
Yazlığa hırsız girdi. Para telefon gitti.
Abd'de okyanus kenarında kasırga alarmı verilmiş ben saf köylü son anda haberim oldu siren seslerinden hayatımda öyle bi rüzgar yağmur görmedim bacağımı kesmiştim siyahi abiler yerden kaldırdılar sağolsunlar.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(18.06.17)
(19)

malının zekatını veren zenginler

bana her yer cehennem
var mı böyle zenginler gerçekten mesela koç veya sabancı (en bilinen zenginler olduğu için örnek verdim)aileleri mallarının 40 da 1 inin zekat olarak veriyor mudur ?türkiye de veya dünyada var mı böyle zengin olup gerçekten zekatını tam verenler.bence yok. araştırmadım ama olmadığına inanıyorum. siz
var mı böyle zenginler gerçekten
mesela koç veya sabancı (en bilinen zenginler olduğu için örnek verdim)
aileleri mallarının 40 da 1 inin zekat olarak veriyor mudur ?

türkiye de veya dünyada var mı böyle zengin olup gerçekten zekatını tam verenler.

bence yok. araştırmadım ama olmadığına inanıyorum.

siz ne düşünüyorsunuz ?

mesela arap multi milyonerler veya brunei sultanı. bunlar müslüman geçiniyor ama ya gerçekten ?
0
bana her yer cehennem
(10.06.17)
sence var mı :)
0
birdposing
(10.06.17)
aileden biri olmadığımız için hiçbir zaman bilemeyeceğiz bu sorunun cevabını. o aileden biri olsak zaten şu an bu satırları yazıyor olmazdık değil mi?
0
blue eyes white dragon
(10.06.17)
Sabancı zenginliğinde değiliz ama maddi durumu çok iyi olan annem ve babam her sene eksiksiz verir.
0
ruhen hastayim ben
(10.06.17)
Gücü yeten müslüman için farzdır. verilmesi zorunludur. Vermeyen günahkar olur, inkar eden dinden çıkar.
Zekatını veren kimse bunu duyurmak istemediği için görmemiş olabilirsin. malın sigortası aslında zekattır. Böylelikle mal zarar ve belalardan da (Allah celle celaluhu izniyle) korunur.
0
1adam
(10.06.17)
Onları bilmem de tanıdıklarİm veriyor
0
sutlu nescafe
(10.06.17)
Koc ailesinin mal varliklarinin 40da birini bir fakir aileye vermesini dusunmek bildigin manyaklik. Dinin bir baska cagdisi yonu.
0
baldur2
(10.06.17)
Multimilyoner degil ama yine de hatri sayilir bi zengin akrabam var ve overiyor. Yasadigi sehre yatirimlar yapiyor. Engelliler icin buyuk bi kompleks mesela.

Ve genelde ramazanda bi tane hayvan kesilir evde bir suru de ceza evinde filan kesilir. Cunku yatan herkes korkunc insanlar degiller ve cezaevlerinin durumlari genelde cok kotu.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(10.06.17)
Koç ve sabancı çok zenginler evet ama zekat iş yerine, yatırımlara vs. düşmüyor. Bankadaki nakit para ve sahip olunan altına düşüyor. Veriyorlar mıdır onu bilemiyorum tabii. Öte yandan annemin, babamın durumları iyi annem her sene hesaplayıp verir.

@baldur 1 aileye vermek gibi bir olay yok. Fakirlere dağıtılıyor genel olarak. Öğrenciye verilen burs da bi zekattır yani.
0
ekaterina
(10.06.17)
@1adam Tabi allah sevdiği kuluna dert verir sevmediği kuluna bela verir. Sevdiği kulu hastalıktan ölürse allah sevdiği kulunu erkenden yanına aldı denilir, sevmediği kulu hastalık geçirirse allah belasını verdi geberdi gitti denilir.
Sorunuza gelecek olursak, adamlar illaki yardım yapıyordur. Zekat veriyorlarsa da bakın işte zekatımı verdim diye millete göstermek zorunda değiller. Herkesin müslüman olduğunu nerden çıkarıyorsunuz? Milletin dinini sorgulamayı bırakın artık.
0
uyusam iyi olur
(10.06.17)
iki asiri zengin ornegini ben biliyorum.bir ailenin yardim defterleri var ve bununla ilgilenen bir muhasebeci var.duzenli olarak verilenler,burslar,yardimlar bu defterde tutuluyor,duzenli olarakta inceleniyor bu defter.

Bir digeri eski patronum,turkiyede ilk 10-20 icerisindedir ozellikle nakit ve gayrimenkul konusunda cok kuvvetlidir.kendisi bununla alakali ajanda tutuyor ,resmi bagislarini buraya saymiyor,oraninin 40 ta 1 den fazla oldugunu soyleyebilirim.bu abide maaslar piyasa geneline gore dusuktur ancak emekli olmadan isten ayrilani gormedim.

Bu iki aileninde cok dindar olmadiklarini biliyorum.vermeyi becerebilmek onemli bir istir.
0
duptıs
(10.06.17)
kaç kişi tanıdınız hayatta da sizce yok. sabancı koç bilemem ama çok çok zengin aileler tanıyorum zekatlarını bol bol veren. bu arada o hesap senelik 'karlarının' 40 da 1, malının diye düşünecek kadar konuya turistseniz o da ayrı komik.

hatta 40 da 1 den fazla veriyorlar genelde, annem su anda arabamı alıp gidiyor birinin zekatını dagıtmak için, ciddi anlamda büyük bir miktar ve hepinizin bildigi bir kurumun sahibinden geldi. (dindar vs bilinen bir aile kurum degıl)

edit: kârının 40 da birini ihtiyacı olana vermeyi çağ dışı görenler nasıl bir hayat yasıyor düşünmek bile istemiyorum
0
hopp
(10.06.17)
bizim patron veriyor. mal varlığını tam bilmiyorum ama baya ev arsa nakit bişeyler var adamda. hocalara hesaplattığını biliyorum telefon konuşmalarından.
0
elorelia
(10.06.17)
lol fakire sadaka vermek yerine toplumda eşitliği sağlamayı amaçlayan bir din olsa daha iyi olurmuş bence ama neyse benim kalbim mühürlendiği için ben anlamıyorumdur bunu muhtemelen, müslümanları kızdırmayayım şimdi hiç.
0
der meister
(10.06.17)
valla burada ne saf insanlar var görüyorum.kardeş adamlar senin ailenin malını devletten çalıyor gidiyor hile hurdayla istediği arsaya istediğini dikiyor mühendisine verdiği maaş kıt kannat.vergiden düşmek için alavere dalavere yapıyor.burada adamlar zekat gizli verilir.ihihihihi belki biz görmüyoruzdur diyor.valla safsınız.size müstehak.adamlar vergi versin ben yine razıyım zekat vermemesine.ufak çaplı orta sınıf birini düşünelim 800 bin lira geliri olsun yııllık kar ki çok az bile .20 000 lira ediyor ne yapıyor yardım rolex saat mi veriyor fakire. en fazla 400 liradan 4-5 kişiye burs veren vardır.o da çok iyi niyetliyse.sabancı koç filan zekat verse bilecik tokat vs bir ili bir ay doyurur azıcık mantıklı olun.
0
birdposing
(10.06.17)
Mustafa koc vefat ettigindd, koc grubu şirketlerinden birinde calisan arkadasim, "aileden biri vefat ettiginde, malının bir kismi calisanlara paylastiriliyor" demisti. Isten atilirsan ya da ayrilirsan aliyorsun o parayi, tazminatınla birlikte.
0
runagain
(10.06.17)
adam sabancıyı görünce zekatını verse bilmem nere ihya olur demiş. ahaha

önce neyin zekatı verilir onu bilelim de öyle konuşalım. adamın isterse 10 trilyonluk g.menkulu olsun.(iş için fabrika binası, makina vs.) ama adamın kenarda nisab miktarı malı yoksa o adama zekat farz değil. (zaruri ihtiyaçı olan malın zekatı verilmez ama o maldan gelir elde edilirse o gelirin zekatı verilir.)

not: sabancının bilmem kimin var mıdır yok mudur bilemem.

benim de çok zengin tanıdıklarımdan (hatrı sayılır şirketler..) zekat verenler var.
bir tanesi 200-300k veriyordur.

ayrıca zekat 1 sene içerisinde de verilebilir, geriye dönük verilmemiş zekatı da hesaplatıp verilebilir. bir anda verilecek diye bir kaidesi yok.
0
qobel
(10.06.17)
Zekat gerçekten olması gerektiği gibi olsa, bu ülke şu an uzayda yeni bir devlet kurmuştu.
0
etna
(10.06.17)
malının zekatını vermek cennete gitmeye yeter bu çağda. ortalama bir evi, arabası olan adam bile yılda 10 bin zekat verecek zira. bu para bir ailenin yıllık masrafını karşılar.
0
sik kullanilanlar
(10.06.17)
Ben şöyle yaklaşıyorum; benim mesela çok malım yok; olmamasına karşı ben bile 40'ta birini vermiyor/veremiyorum; çokmuş diyorum.

yani mesele şöyle oluyor; ilişki sırasında kadın erkek yaş farkı gibi; yani mesela 35 erkek 28 kadın olsa 7 yaş göze batmazken 13-20 göze batar ya bu da öyle

40'ta 1 lira çok görünmüyor ama 200bin de 5 bin çok oluyor. Zaten diyorsun hani 5bin'e çok fazla şey yapılabilir. Ama en basitinden ortalama üstü bi' arabayı 200bine alamazsın; sürekli vererek de bu değeri azaltırsın. o yüzden yani ben bile vermiyorsam onların da vereceklerini pek sanmıyorum. Ama 40'ta 1 olmasa bile illa veriyorlardır, çünkü aga'lık kültürüyle gelen adamlar o bahsettiklerin.
0
mete kudur
(10.06.17)
(5)

Allah'ın kendisi yalnızken; sürekli kalabalık sürüler oluşturma nedeni ?

mete kudur
Aslında yekten sb demem gerekirdi ama, bazı durumlarda hitap edilen topluluğun algı kabiliyetini de maaalesef göz önünde bulundurmak gerektiği için; açıklama yapma zorunluluğu doğuyor. bazen. (kendine güvenenler için soru başlıktan ibarettir)Az önce uçsuz bucaksız manzarama bakıp kahvemi yudumlarken
Aslında yekten sb demem gerekirdi ama, bazı durumlarda hitap edilen topluluğun algı kabiliyetini de maaalesef göz önünde bulundurmak gerektiği için; açıklama yapma zorunluluğu doğuyor. bazen. (kendine güvenenler için soru başlıktan ibarettir)

Az önce uçsuz bucaksız manzarama bakıp kahvemi yudumlarken aklıma geldi; kuş sürüleri çok güzel uçuyorlar. Ama neyseki şimdi konumuz bu değil; en azından konumuzun tamamı bu değil.

Yazarken dinledim; youtu.be

Varlıkların sayısı arttıkça cehaletlerinin de doğru orantılı olarak arttığını düşünen birisiyim; hatta yine buradan kafası genelin biraz daha üzerinde çalışan bi' arkadaşımız bana demişti ki; herkesin okuyabilir olması(beni hedef alarak söylüyor bunu) ve üzerine bir de herkesin fikirlerini aktarabilir olması, düşünce tarihine ket vurmuştur, ve insanlık aslında ulaşabileceğinden daha düşük bir seviyede kalmıştır. yani bi' nevi, ''la sen okumayı bırak, aksiyona geç taş taşı inşaatlarda, kafan basmıyor'' demişti.

Haklı olabilir, bilmiyorum. Malum cumhuriyet yeni kurulduğunda da bize ''feylosof'' değil fen bilimleri erbabı, demir ustası lazım deniliyordu.

Şimdi, arkadaşınızın haklılık ihtimalini bi' kenara koyduktan sonra; benim acizane fikri orgazmlarımın sonucunda; birşeyin sayısı arttıkça kalitesinin azaldığı yönünde insiyatif hamlem çok gelişti. bunun aksini ispatlayan birden fazla şey vardır elbette ama; ben olaya şu kavram üzerinden yaklaşıyorum; (bkz: avam)

Avam kalabalıklığın getirdiği bi' güce sahiptir. gidin bakın bütün büyük liderler büyük lider olmak için bu avamı sürükleyebilme(güdebilme) kabiliyetiyle var olmuşlardır, demokrasi olsun, anti-demokrasi olsun(silah zoru diyelim mesela) varolan bütün liderler esasında kalabalık bir gücü yönlendirme(gütmek kelimesine karşı çıkanlar olabilir) yani hitabet yani taraflı yaklaşıma sürükleyebilme kabiliyetleri olmadan var olamazlar.

Ve bu yönlendirdikleri güç kalabalıkları sindirebildikleri ölçüde varlığını sürdürebilir, yani esasında yeterince kalabalık olması gereklidir. Buna çok güncel bir örnek olan ''15 temmuz darbe kalkışması; vatan hainliği'' örneği alınabilir. Yani herkesin algoritmik olarak gerçekleştirebileceği basit bir diyagram bu; eğer ki 15 temmuz gecesi yapılan kalkışmanın şu an cenazeleri bile yıkanmayan, duası edilmeyen, inandıkları dine inanmadıkları varsayılan grubu; eğer(2.defa) daha kalabalık olsalardı, şimdi vatan haini değil de kahraman(!) ilan edileceklerdi ve belki de başka insanları vatan hainliğinden yargılayacaklardı.

Şimdi malum ülkede taraf tutma olduğu için 1 taraf hakkında bir yorum yapınca diğer taraf kıskanmasın; aynı yorumu şöyle de yapabiliriz; ''kurtuluş savaşı'' olarak bilinen 1.dünya savaşı sonundaki artçı aksiyonlarda alınan sonuçların devamında eğer; ''cumhuriyetci cephe'' güçlü bir kalabalık güdebilme yetisinde olmasaydı; o zamanın uzaklaştırılan ya da idam edilen kadroları; bu sefer bu cepheyi aynı(birebir) suçlarla yargılayıp, suçlayabileceklerdi.


Yani; kalabalık böyle melem birşeydir benim gözümde; sayı arttıkça vasfı doğru orantılı bir şekilde azalır(oysa artması gerekir, genel mantık(logic) itibariyle)

Bunu sadece askeri ve siyasi düzlemde değil; toplumsal hatta iş dünyasında da görebiliriz; Ali Sabancı'dan gelsin;
''Şimdi eskiden dedem varmış, tek söz sahibi, kardeşler gelmiş sayılar artmış fikir ve güçler ayrılmış; ondan sonra zaten kuzenler gelince bu işin yürümeyeceği ortaya çıkmış.'' bu bütün aile şirketlerinde böyle olmuş ve olacaktır da.

insan mukadderat gereği kendi öznesinin önüne geçemez. anca sindirilebilir, baskı altında tutulabilir.


Yani aslında isyan filminde insanların sanattan ve dertten uzaklaştırılmaları, kötü değil aksine insanı insana rağmen koruma kollama çabasıdır. Ama insan o senaryoda bile, kendi öznesinin önüne bi' türlü geçememiştir. Neyseki şimdi konumuz bu da(-da ayrı) değil.

kuşlar mesela, evet konumuzun bi' kısmı kuşlar. ne kadar da kalabalıklar. insanlar kalabalık, melekler kalabalık, 3 harfliler kalabalık, hayvanlar kalabalık, çimenler mesela; ya bu çimenler ne kadar da kalabalık. dünyada en çok çimen vardır herhalde. bi' arkadaşımız yazmış, mikrodalga fırınlardan korkuyormuş, değişik aletlermiş. ben de çimenlerden korkuyorum. çok fazlalar. Allah muhafaza, bi' isyana kalksalar. yandık.

Ve tıpkı terör saldırılarındaki gibi, kalabalığın sayısı arttıkça toplumdaki değeri düşer ve artık sadece istatistlik(bu nasıl yazılıyor zerre umrumda değil) bir kavram olma yolunu seçer; eskiden terör mağduru şehitlerin isimleri tek tek okunurken süslü püslü bi' kadın tarafından(45 sn- bkz: nefes) artık sadece rakamsal olarak konuşuluyor. patlamada 37 şehit verildi, ya da 2 polis şehit oldu gibi. Buna karşılık olarak da bizden 1 onlardan 100 gidiyor diye açıklamalar yapılıyor. Ama o giden 1 kişinin ya da 100 kişiden 1'nin nasıl bir hayatı ve hayali olduğu kimsenin umurunda değil. Ölen kişiye öldüğü için üzülüyor insanlar; kendisini gerçekleştiremediği için değil. mesela belki de öss de son gece o kadar çok çalıştı çabaladı ve ağladı ki; dünyaya sisteme adalete isyan etti. Ama bu kimsenin umrunda değil. sayısal bir veri o sonuçta. çünkü neden; kalabalık.

Allah bu yüzden kendisi yalnız olmasına rağmen; farklı varlıklar değilde, farklı sürüler oluşturma gayesinde herhalde. Mesela insan; ben tam saymadım ama dünya üzerinde 8 milyarın üzerinde insan var deniliyor. Allah 8 milyar insan yaratmış oluyor; ama mesela 8 milyar farklı tür yaratmamış. yani 1 tane adem yarattı diyelim(lan ilk insanda erkek vay arkadaş) sonra 1 tane serçe 1 tane o yeşil avatar mı neyse ondan var ederek 8 milyar tür yaratmamış. Gitmiş 8 milyar insan var etmiş(tek tek) sonra mesela oturmuş(ya da bilmiyorum naptıysa) 30 milyar tavuk var etmiş falan filan.

Yani kendisi yalnızken neden sürekli kalabalıklar var etmiş; ve bu kalabalıklaşmanın sonucu olan avamlaşmanın önünü açmış, onu merak ediyorum. Bi' yardımcı olsanız ?

not: Atayız arkadaşlar ateizm ile açıklama gayreti içinde olmasın lütfen; yazılan bütün safsatalar(lütfen beni tekrar da etmeyin) tekil yaratıcı fikri üzerine gerçekleştirilmektedir. Boğulalım.
0
mete kudur
(10.06.17)
bu sorunun cevabi yok. kutsal kitap sayilan belgelere bakip bir seyler yorumlarsin ustte uzun uzuun yaptigin gibi. ama sonuc yok. "neden boyle yapmis" sorusu insanlar icin bile isr yaramiyorken "tanri" icin nasil dusunebilir ve emin bir sekilde bir yere ulasiriz?

not: bunu kopyaliyorum moderasyon silersen yeniden yazarim yeter artik.
0
pgup
(10.06.17)
Biraz tersini düşün. Tek bir insan yaratıldı ve dünya hayatı böylece devam ediyor mesela. Sonuç ne olur?
0
1adam
(10.06.17)
İşte bunlar hep imtihan :)
0
Fusha
(10.06.17)
Süzülen nebula canavarının neden sayısız galaksi yarattığının cevabıyla aynı.
0
ruhen hastayim ben
(10.06.17)
Yaratanla yaratılan aynı şey değil ki böyle bir soru mantıklı olsun? Yaratıcının nasıl çoğalmasını bekliyorsun? Mantıksız. Bir ülkede bir tane kral olur, 15 tane değil. Doğası gereği insanlar çoğalıyor, kalabalıklaşıyor, bu yaratıcının özel bir seçimi olmasa gerek.
0
harvey
(10.06.17)
(6)

bundan dövme olur mu

durbikonusucaz
olursa nasıl olur? nereye olur?https://i.hizliresim.com/ERz8Eq.jpg
olursa nasıl olur? nereye olur?

i.hizliresim.com
0
durbikonusucaz
(08.06.17)
bence olmaz. illa istiyorsan da arka omuz tarafına.
0
floydian
(08.06.17)
Çok çirkin :/
0
ruhen hastayim ben
(08.06.17)
Olmazzzz olursa da pismanlik olur
0
all girls dream
(08.06.17)
İlk birkaç yıl olur belki ama sonra kara bir leke okur
0
kaptan memo
(08.06.17)
sen istersen olur. başkasına göre iş yapacaksan olmaz.
0
qazaqwsx
(08.06.17)
leke gibi durur hakikaten.
0
ya ben lan neyse
(08.06.17)
(23)

birlikte olduğunuz insanları arkadaşlarınıza anlattınız mı? (cinsellik)

limoncello
özellikle erkekler ve tabii kadınlaredit: kızlar galiba bu durumdan çekiniyormuş da, adımı çıkarırlar falan diye hala var mı böyle durumlar merak ettim. bir de kadınlar adamın yatak performansından, çükünden falan bahsediyor musunuz siz de yakın arkadaşlarınıza?not: sevgili ve tek gecelik takılmalık
özellikle erkekler ve tabii kadınlar

edit: kızlar galiba bu durumdan çekiniyormuş da, adımı çıkarırlar falan diye hala var mı böyle durumlar merak ettim. bir de kadınlar adamın yatak performansından, çükünden falan bahsediyor musunuz siz de yakın arkadaşlarınıza?

not: sevgili ve tek gecelik takılmalık gibi fark ediyor mu anlatıyorsanız?
0
limoncello
(05.06.17)
hiç anlatmam. erkek
0
embermane
(05.06.17)
Asla anlatmadım. Anlatmam da.

O benim özelim yahu
0
MaNOfTheYear
(05.06.17)
(bkz: gentlemen never tell)

anlatan arkadaşlarımı da özellikle ikimizin de tanıdığı bir hatun ise malum kişi itici buluyorum.
0
floydian
(05.06.17)
yakınsam anlatırım, anlattım da, anlatmayan biriyle de karşılaşmadım. her şeyi anlatmak değil tabi ama hiç bahsetmedim diyen de poz kesiyordur.
0
yeraltindan potlar
(05.06.17)
Sadece yakin kiz arkadasima arada bahsediyorum konusu acilirsa, "x yatakta on kaplan gücünde" gibisinden kabataslak, genel bir fikir verecek şekilde anlatirim. Başka kimseye anlatmam. Detay vermem. Verenden de hazzetmem.
0
duru arsnova
(05.06.17)
Bir iki kere anlatmadığım oldu. En yakın arkadaşım uzun süredir biri ile birlikte değildi ve bu nedenle kendisinin de söylediği bir 'Sevgili gördüğümde dayanamıyorum' hezeyanları vardı. O nedenle, bir erkek arkadaşımı anlatmamıştım. Kimin sevgilisi olduğunu öğrense onun hakkında karalama kampanyası başlatıyordu. O dönemi atlatana ve sevgilisi olana kadar söylemedim. Ondan sonra saklamadım.

Bir de artık uzun süreli sevgiliyi herkes bilir de, atıyorum ki 'Şundan hoşlandım' kısmını en yakın arkadaşlar ben söylemeden bilir zaten. Uzaktakiler bilmez.

Yatak performansından, şöyleydi böyleydi'den bahsetmem, çok iyiyse sabahına 'Höleley höleley harikaaa!', 'Bütün dünya buna inansa, hayat bayram olsa' diye bir öfori ile dolanabilirim, oradan anlar zaten ama gece ile ilgili ayrıntıya girmem. Arkadaşlarla 'Ne seviyorsun', 'Şu şöyle mi oluyor', 'Bu böyle mi oluyor' diye cinsellikli konuşmaya girerim. Bu tarz şeyler paylaşılmadıkça bilgisiz kalıyoruz. Ne kadar çok kadının 'Öyle bir şey mi var' dediğini bilirim, aynı tepkiyi benim verdiğimi de bilirim. Pozisyonlarla ilgili tartışırız mesela, en sevdiğimi bir arkadaşıma borçluyum. Pornodan çok daha kesin ve kaliteli bilgi veren bir kaynak. O yüzden, daha çok seks konuşalım ve öğrenelim, bu artık normalleşsin isterim ve konuşurum ama sevgili ile ilgili kişisel ayrıntılara, performans polemiğine, en-boy-yükseklik konusuna girmem. En fazla 'Aynı şeyleri sevmiyoruz'a kadar girerim, o şeylerin de ayrıntısına girmem pek.
0
aychovsky
(05.06.17)
Ohoo hiç fark etmez anlatırız birbirimize. 5 yakın kız arkadaşız.
0
jazzabel
(05.06.17)
ciddi ilişkiler anlatılmaz, takılmalıklar anlatılabilir. erkek ortamlarında hep böyle gördüm bugüne kadar.
0
cekilmis gayfe
(05.06.17)
anlatırım ama detay vermem. şöyle görüştüğüm biri var şeklinde vs.
0
rayde
(05.06.17)
ergenken, evet.
arkadaşlarımın duvarlara tırmandığı yıllarda benim kız arkadaşım vardı. yaptıklarımı ballandırarak anlatırdım.
kız arkadaşlarıma da... hatta onlar erkeklerden daha meraklı ve ayrıntıcıydılar. neleri merak edip sorarlardı, şaşırırdım.

bir yaştan sonra bu tavır o dönemdeki birçok şey gibi iğrenç göründü gözüme.
0
filteria
(05.06.17)
kadınlar genelde çok detaylı anlatır, benim de anlatmışlığım vardır.
ama belli bir yaştan sonra ancak kayda değer, farklı, komik, tuhaf, üzerinde konuşmaya değecek bir şey varsa anlatıyorsun.

onun dışında, biriyle ilk kez bir şey olduysa, "nasıldı?" falan diye soruluyor genelde arkadaşlar tarafından.
ama illa ayrıntılı bir cevap olmaz, "süperdi/iyiydi/yani, eh idare eder" falan gibi sadece durumu belirten şeyler de söylenebilir.
artık didik didik anlatılmıyor pek.

yapılan seksin birebir anlatıldığı, en çok ayrıntının paylaşıldığı dönem, 16-17/23-24 yaşlar arası sanıyorum.

ama bunun dışında genel olarak seks konusu hep konuşulur.
"ya, şuna da çok meraklılar, ama hiç sevmiyorum, ne anlıyorlar acaba?" falan gibi kişilerden bağımsız konularda son derece ayrıntı paylaşılıyor ileri yaşlarda da.
0
blatta hiberna
(05.06.17)
Penis boyundan falan bahsetmek çok çirkin bir şey bence ya, aghsfa. İster dalga geçmek ister övmek amaçlı olsun, partnerin hakkında özel bir bilgiyi başkasına açmak... Ne bileyim. :D Onun dışında seviştiğimi detaylı olarak anlatmam, gerekiyorsa söylerim sadece. İşte "Uzun zamandır ilk defa sevişiyoruz çok iyi geldi." ya da "Bu aralar pek sevişiyoruz nazar değmesin." tarzında, konuşma arasında. En en en fazla performansı normalden çok daha iyiydiyse onu belirtirim o kadar. Sevgili-tek gecelik-fuck buddy fark etmiyor.
0
love my way
(05.06.17)
@şubatsonrası, kadınların çoğu pozisyonlarına kadar anlatıyor bacım. çok gevşekler o konuda
0
cekilmis gayfe
(05.06.17)
never.

anlatanı da dinlemem, sustururum.
0
manuel mandalina
(06.06.17)
bunu yapan çok kalitesiz insandır
0
sik kullanilanlar
(06.06.17)
asla anlatılmaması lazım
0
dreadplayer
(06.06.17)
Sevgilimle yaşantımı kimseye anlatmadım anlatmam. Sadece yatak ilişkilerimdeki deneyimlerimi de yeri gelirse anonim olarak anlatırım, asla isim ya da başka kişisel bilgi vermem.
0
yirmisantim
(06.06.17)
Anlatmam, bana anlatılmasını da istemem
0
gazozailacatmauzmani
(06.06.17)
Anlatmam. Bir yerden sonra kişisel alan diye bir şey kalmıyor. İnce bir duvar olmalı her zaman.
0
ruhen hastayim ben
(06.06.17)
şu soruya anlatmam diyen herkes bana kalırsa yalan söylüyo çünkü ben hiç anlatmayan görmüyorum

erkeklerin anlatması göreceli olsada özellikle kadınlar accayip detaylandırarak anlatıyorlar.
0
berginyonbaenre
(06.06.17)
her daim kontakta kalacak kadar samimi arkadaşım yok, yakın dostlarım var. bir tanesi one night standlerini bile anlatır, bir tanesi erkekler konusunda zaten şanssız o yüzden malzemesi yok. ben bugüne kadar seks yaptığıma dair bir imada bile bulunmadım valla, onlar da sormadı. :D

gereksiz geliyor bana, konusu açılsa da geçiştiririm. aynı şeyi erkek arkadaşım yapsa çok kalbim kırılır çünkü.
0
piremses
(06.06.17)
genelde anlatmam ama cinsel yaşam üzerine örneklendirerek tavsiye vereceksem yüzeysel olarak bahsediyorum.
0
zgrydn
(06.06.17)
Bir tane en yakın arkadaşım var. Tek gecelik işikilerin bile detayını vermem. Yattık der geçerim. Sevgiliden ise asla bahsetmem. Tanıştırıyorsam zaten cinsel olarak da yakınız demektir. Erkek.
0
twelfth
(06.06.17)
(8)

Davulcular ve Davulculara Bahşiş Verilmesi Konusu

norek
Geçen konusu açıldı arkadaşlarla otururken; yanımızda bize göre daha muhafazakar, gelenekçi kalan bi arkadaşımız var, sert bi şekilde atladı "abi lütfen bir kuruş vermeyin bak rica ediyorum" diye. Şaşırdım açıkçası çünkü şakayla karışık şekilde "ne var lan tabi ki vereceksiniz adamın parasını" gibi
Geçen konusu açıldı arkadaşlarla otururken; yanımızda bize göre daha muhafazakar, gelenekçi kalan bi arkadaşımız var, sert bi şekilde atladı "abi lütfen bir kuruş vermeyin bak rica ediyorum" diye. Şaşırdım açıkçası çünkü şakayla karışık şekilde "ne var lan tabi ki vereceksiniz adamın parasını" gibi bi şey beklerdim ondan yani benzeri konularda bu şekilde davranır normalde. Bu kadar canhıraş bi şekilde karşı duruş göstermesi şaşırttı beni.
Sormak istediğim (hem de konusu bi açılmış olsun, ne düşündüğünüzü öğreneyim) aranızda ya da etrafınızda davulcuların gerekliliğini savunan, tartışan var mı?
Davulcuya para verecek misiniz, verecekseniz ne kadar vereceksiniz merak ediyorum.
Teşekkürler.
0
norek
(01.06.17)
Kapıyı bile açmıyorum.
0
gozu acik sevisen yahudi
(01.06.17)
vermeyeceğim.
0
theseachange
(01.06.17)
Ben veririm tabi ki. Çünkü hoşuma gidiyor gece öyle sokakta çalarak gezmeleri. Çocukluğumdan beri o ses beni heyecanlandırıyor mutlu ediyor, seviyorum.
Mahalleye yakın boş bi alanda çadırda yaşıyor bizimkiler, mevsimlik işçi gibi ramazan bitene kadar ordalar.
Geldiklerinde 10₺ veririm. Hatta kapıda da biraz çalarlar özel olarak.
0
megalomaniac
(01.06.17)
Çevremde hiç konusu dönmedi. Davulcunun bana bir faydası yok, gürültü kirliliği bence. Geleneksel olabilir belki ama gelenekçi değilim. Kuruş vermem.
0
bir ileti paylastim
(01.06.17)
Kimse sevmiyor davulcuyu. O da uzaktan çalıp gidiyor on saniyede.
0
ruhen hastayim ben
(01.06.17)
Oruç tutmuyorum, inançlı da değilim ama davulcuları çok severim. İşe giderken zangıdı zangıdı uyandırmanın dışında, çocukken mani söylerlerdi. O manilerin kaybolmasını içim kabul etmiyor ve bu kültürün kaybolmasını istemiyorum. Benim için Karagöz-Hacivat romantikliğinde bir şey. Her sene okula gelirlerdi perde oyunu için ve çok gülerdim. Çocukken de bize sahurda bazen şeker geyiren bir amcaydı, Nubar Terziyan iyiliğindeyd mahallemizin davulcusu. Bu kültürün yok olmasına gerçekten üzülüyorum. Eskiden 5 TL falan verirdim de ama uzun zamandır gelenler davulcu falan değil; mafya gibi, şehir eşkıyası gibi insanlar. Gerçekten, Ramazan davulculuğu bayağı mafyaya bağlanmış zaten. Mani okuyan davulcu da kalmadı. Bunlar gelenek yaşaatmak isteyen insanlar değil, bunlar mahalleyi söğüşlemek isteyen insanlar. Zaten bizim mahallede araba ile banttan davul sesi yayını yapıyorlar, yürüye yürüye geçmiyorlar. Seçim arabasının hoparlöründen bağırttırıyorlar ve konşunun bebeği gece kalkıp ağlamaya başlıyor. Geçen sene apartmandaki bir amcayı da tehdit ettiler "Arabanın benzini çıkmadı, para ver" diye. O yüzden artık para vermiyorum. Kapıyı açmıyorum bir 5 küsur senedir.
0
aychovsky
(01.06.17)
Vermiyorum.
Genelde teravih namazı saatinde geziyorlar burada. Dayı oruc tutanlar namazda diyorum ben.
0
ketcapli dondurma
(01.06.17)
Bizim davulcu allah rızası için yapıyor sanırım bu işi. geçen gün camdan bakayım dedim rüzgar gibi geçti motorsikletle, takip ettim ertesi gün yine aynı şekilde. harcı bokunu kurtarmaz alacağı harçlıkla. gelse muthiş buluşunun ödülü olarak 5-10 tl veririm.
0
dedi ve gitti
(01.06.17)
(21)

Hanımlar günlük ped kullanıyor musunuz?

i m cool with that
Son zamanlarda günlük pedlerin epey zararlı olduğuna dair yazılar görüyorum. Hatta bugün bir forumu okurken birisi günlük pedlerin çene bölgesinde sivilce yaptığını, kullanmayı bırakınca sivilcelerin geçtiğini bile yazmış. Siz ne düşünüyorsunuz günlük pedler konusunda? Kullanıyor musunuz? Herhangi b
Son zamanlarda günlük pedlerin epey zararlı olduğuna dair yazılar görüyorum. Hatta bugün bir forumu okurken birisi günlük pedlerin çene bölgesinde sivilce yaptığını, kullanmayı bırakınca sivilcelerin geçtiğini bile yazmış. Siz ne düşünüyorsunuz günlük pedler konusunda? Kullanıyor musunuz? Herhangi bir zararını gördünüz mü şu ana kadar?
0
i m cool with that
(01.06.17)
Kullanmiyorum. Her gun camasir degistirmeyi ve yuzde yuz pamuklu camasir kullanmayi herkese tavsiye ederim.
0
nax
(01.06.17)
nax +1
0
fasulyek
(01.06.17)
Regle yakin zamanlarda ve sonlarında kullaniyorum. Onun disinda kullanmiyorum.
0
rayde
(01.06.17)
bazen kullanıyorum, ama düzenli değil.
0
blatta hiberna
(01.06.17)
herhangi bir zararını görmedim. kullanıyorum devam da edeceğim muhtemelen
0
cabiday
(01.06.17)
eskiden kullanıyordum bıraktım bence de zararlı. sonuçta kimyasal var içinde. dönem dönem kaşıntıda yapıyor markadan bağımsız. çevreyide kirletiyor.

günlük ped versiyonundan şundan sipariş verdim www.instagram.com dikiliyor bekliyorum bakalım. temizliği konusunda zaten iç çamaşırlarımı tek başına atıyordum makinaya o açıdan sıkıntı yaşayacağımı sanmıyorum. tek merak ettiğim iç çamaşırı üzerinde rahatsız eder mi onu da kullanınca görücem artık.

edit: iç çamaşırını günde iki kez değiştiriyordum zaten ben. şu an hamileyim mesela akıntıda artış oluyor daha fazla değiştirdiğimde oluyor.
0
yue
(01.06.17)
nax +1

hem zararlı olduğunu okudum hem de hiç rahat değil. yanımda iç çamaşırı taşımayı tercih ediyorum.
0
elorelia
(01.06.17)
Ben de hiç kullanmıyorum. Onun yerine nax gibi günlük iç çamaşırı değiştiriyorum ve pamuklu olmasına özen gösteriyorum. Regl zamanında bile rahatsız oluyorum zaten pedden.

Bir de zamanında jinekologum kullanmamam konusunda kesin dille uyarmıştı.
0
fraise
(01.06.17)
sürekli olarak kullanıyorum. dışarı çıkarken giydiğim iç çamaşırını eve gelince değiştiriyorum, yani günde iki kere ped ve çamaşır değiştiriyorum. zaman zaman kaşıntı yapıyor ve çevreyi kirletiyor +1 alternatif bulamadım +1

bir dönem okb geçirdim. vücut salgılarıyla aramdaki sorunu halen tam olarak çözemedim, bu nedenle devam malesef.
0
manuel mandalina
(01.06.17)
Ben sabah akşam günde 2 kez çamaşır değiştiriyorum zaten. Günlük pedin çamaşır değiştirmekle ilgisi yok ki.

Bazı günler akıntı yoğun oluyor (yumurtlama dönemi akıntısı). O günlerde gün içinde ıslak çamaşırla gezecek halim yok, 10dkda bir çamaşır değiştirecek halim de yok. Mecburen günlük ped kullanıyorum. Saat başı değiştiriyorum. Ayda 2-3 güne tekabül ediyor kullandığım dönem.
0
peggy
(01.06.17)
Günlük pedler reglin son günlerinde minik akıntılar için değil mi yahu? Her gün duş alıp iç çamaşırı değiştirdiğim için normal zamanlarda tabii ki kullanmıyorum. Ki bunu yapmayıp, günlük ped takanlar için bence de zararlıdır. Sonuçta o bölgeyi temiz tutmadığınızda poponuzda bile sivilce çıkar.
0
ruhen hastayim ben
(01.06.17)
nemli kaldığı için kullanılmaması gerekiyor, rahatsız edici de zaten. kullanmasan daha iyi her bakımdan.
0
fragile lady
(01.06.17)
nax+1, çok rahatsız edici.
0
cikis yolu
(01.06.17)
Hayır kullanmıyorum, sık camasır değiştiririm.
0
maria puder
(01.06.17)
Her gün çamaşır değiştirmekle ne alakası var +1

Kullanıyorum tabii ki. Sık sık da değiştiyorum. Nemlendikçe. Akıntı yoğun olabiliyor. Bu sivilce mivilce bana şehir efsanesi gibi geldi. Normal ped zararlı değil de günlük ped mi zararlı?

Parfümsüz kullanıyorum bu arada.
0
mutlusismankedi2015
(01.06.17)
İc camasirini gunluk degistirmeyen insan yoktur heralde. Gunluk ped kullaniyorum ama sadece disari ciktigimda. Evdeysem kullanmiyorum. Simdiye kadar hic bir zararini gormedim. Sivilce sadece regl yaklastiginda hormonlarin degisiminden dolayi genelde alin bolgesinde 1-2 tane cikip en gec 1 hafta icinde kayboluyor. O da her zaman olmuyor.
0
nesenbilneben
(01.06.17)
Hava almadigi icin akintinin artmasina sebep oluyor bende, bu nedenle kullanmiyorum. Disardayken bazen pecete koyuyorum. Zarari var midir bilmiyorum ama gunluk ped gibi olumsuz bir sey yasamadim.
0
rusyalı kozmonot
(01.06.17)
Birkaç saate fantezili sevişmeyeceksem, pamuklu iç çamaşırı giyip pamuklu günlük ped kullanıyorum. Pamuklu olmayanlar çok zararlı gerçekten, florayı bozuyor ama pamuklu olanlar gün içinde ferah ve temiz tutuyor değiltirdikçe. Her gün değiştirmekle alakası yok, gün içinde duş almış gibi ferah hissettiriyor. Her gün kullanmıyorum ama çoğunlukla kullanıyorum.
0
aychovsky
(01.06.17)
Reyde +1
0
kullanıcı adını aktif edemeyen insan
(01.06.17)
çene bölgesi neresi oluyor?
0
pgup
(01.06.17)
@pgup çene bölgesi neresi mi oluyor? Çene bölgesi çene bölgesi oluyor. Hani şu yüzümüzde bulunan.
0
🌸i m cool with that
(01.06.17)
(9)

Okumayı yeni öğrenmiş bir yetişkin için kitap tavsiyeleri

benimadımmayıs
Arkadaşlar selam, okuma yazmayı yeni öğrenen bir tanıdığım var. Kendisi çok hevesli; şimdi açıktan ortaokulu bitirmeyi düşünüyor. Okumasını pekiştirmek için kitap arıyor ama çocuklar için olan kitaplardan yeterince okuduğu için artık yetişkinler için olan kitaplardan almak istiyor. Böyle dilli basit
Arkadaşlar selam, okuma yazmayı yeni öğrenen bir tanıdığım var. Kendisi çok hevesli; şimdi açıktan ortaokulu bitirmeyi düşünüyor. Okumasını pekiştirmek için kitap arıyor ama çocuklar için olan kitaplardan yeterince okuduğu için artık yetişkinler için olan kitaplardan almak istiyor. Böyle dilli basit, az da olsa sürükleyici ve kalın olmayan hikaye/roman önerileriniz var mıdır? Herkese şimdiden teşekkürler.
0
benimadımmayıs
(01.06.17)
Öykü kitapları okuyabilir. Bence şimdilik çeviri kitap okumasın. Okuma alışkanlığını yeni kazanmaya başlayan ve sıkıldıklarını fark ettiğim arkadaşlarıma bunu söylediğimde, hepsi bir süre sonra çok olumlu dönüş yapıyor.
0
Phoebe
(01.06.17)
Küçük Prens.

Mutlaka okunmalı
0
MaNOfTheYear
(01.06.17)
ortaokul müfredatında olan kitaplar okunulabilir belki.
Benim öğrencilerimden bazıları Çizgili Pijamalı Çocuk okuyorlar mesela Türkçe dersinde. Anne Frank'ın günlüğünü okuyorlar. Kardelenler okuyorlar vs.

Bu kişi bir yetişkin olduğundan ve anadilini okumayı yeni öğrendiğinden illa içeriği basit olacak, çocuk kitapları gibi şeyler okumasına gerek yok bence. Algısı açık, çok cahil vs biri değilse, ilgi alanı olan herhangi bir öykü-roman vs ile başlayabilir.
0
sopiro
(01.06.17)
yetiskin kitabi olarak alper caniguz'un kitaplari olabilir. hem dili basit, hem de cok kalin degil.
0
pide
(01.06.17)
montaigne, denemeler
0
sik kullanilanlar
(01.06.17)
Sabahattin ali omer seyfettin hikayeleri.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.06.17)
@sopiro evet çok haklısın; onu da belki belirtmeliydim. Bu kişinin anadili Türkçe değil aslında ama gündelik olarak Türkçe'yi çok rahat kullanıyor. İçerik olarak daha basit, sürükleyici vs. olmasını belirtmemin nedeni kendisinin diğer türlü kitapları takip edemeyecek olması.
0
🌸benimadımmayıs
(01.06.17)
Agatha Cristie serisi gibi sürükleyici kitaplar olabilir. Ortaokul seviyesinde ilgisini çekebilecek kitaplar, dünya klasiklerinin basitleştirilmiş basımları olabilir.
0
SiyamkedisiZorro
(01.06.17)
Yaşar kemal ince memed. Çok ince değil ama aşırı sürükleyici.
0
ruhen hastayim ben
(01.06.17)
(22)

ince bacaklar hayal mi

cilekli krep
şu duyuruyu sırf benim dana gibi bacaklarım vardı şimdi incecik diye bir cevap alayım da umudum artsın diye açıyorum. (ben mutlu olayım diye kolpadan yazmayın tabi:D) gün geçtikçe inceliyorum. belim 6 cm. kalçam 6 cm. inceldi. alt bacağım hiç incelmedi üst bacağım 1 cm kalınlaştı. bu nedir ama ya.
şu duyuruyu sırf benim dana gibi bacaklarım vardı şimdi incecik diye bir cevap alayım da umudum artsın diye açıyorum. (ben mutlu olayım diye kolpadan yazmayın tabi:D) gün geçtikçe inceliyorum. belim 6 cm. kalçam 6 cm. inceldi. alt bacağım hiç incelmedi üst bacağım 1 cm kalınlaştı. bu nedir ama ya.
0
cilekli krep
(31.05.17)
yahu kalın bacak(kaslıysa) sağlık göstergesidir. nedir bu milletin ince bacak sevdası?

spor yapıyorsan, bacaklarında da yağ varsa ve vücudun o yağları yakmaya karar verdiyse incelir. genetik olarak kaslı ve kalın bacakların varsa o kaslardan kurtulman lazım ki ya sağlıksız bir diyete gireceksin ya da ameliyat(oha) olacaksın.
0
alperz
(31.05.17)
genetik limitler de olmakla beraber bacak inceltmek uzun suren ve azim isteyen bir is.
ust bacak niye kalinlasti acaba kas mi oldu ki?
0
cedex
(31.05.17)
vücut tipiniz neyse, genelde zayıf da olsanız, şişman da olsanız aynı kalıyor.
ben kilo aldığımda da basenli olmuyorum, kilo verdiğimde de.
çünkü basenim yok.

yani aşırı bir durum olup tek bir yerden, tek bir şekilde zayıflamaz/kilo almazsanız, bacaklarınız yine bedeninizin geneline göre orantısal olarak kalın kalacaktır.
0
blatta hiberna
(31.05.17)
ya ne biliyim lömbür lömbür bacak hiç kaslanmış gibi bir havası yok. bu yaşıma kadar bu bacaklarla yaşamaya alışkındım aslında ama insanlar o kadar yadırgıyor ki psikolojim bozuldu. yok o bacağa şu giyilir mi bu giyilir mi... bıktım yemin ederim.
0
🌸cilekli krep
(31.05.17)
1 cmlik hesaplara düştüysen önce psikolog şart. bu kadar hassas olmayın,her şey bedeniniz değil.
0
prens zuko
(31.05.17)
kalın var kalın var şimdi. kaslı ve biçimli bacaklar gayet çekicidir. bkz : amanda cerny
0
black mamba
(31.05.17)
Hiçbir gerçek sporcu zayıf, ince bacaklı değildir. Kalınlaşmanızın sebebi kas yapmanız olabilir.
0
powerpufgirl
(31.05.17)
Pilates ile bacaklarını görece inceltip sıkılaştırabilirsin. (Genetik çerçevesinde)
0
ruhen hastayim ben
(31.05.17)
alt bacak zaten çok yağ tutan bir bölge değil. demek ki kemik kalın. görüyorum yani 50 60 kilo çeken iskelet gibi kız ayak bileğine bir bakıyorsun hayattan soğuyorsun yapacak bir şey yok yani.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.05.17)
bakın işte kalın bacak görünce hayattan soğuyanlar var. :'(
0
🌸cilekli krep
(31.05.17)
hocam burası bunu sormak için çok yanlış yer. Bura da çoğu insan cinsiyetçi ve kadınları kalıba sokmaya çalışıyor. Bileği kalın olunca ıyy falan diyor. incelme konusunda bir halt bilmiyorlar. Kadın fizyolojisine hiç mi hiç hakim değiller.

Çoğu kişinin söyleyeceği şey spor salonunda antrönörünün söylediği şey olacak. Ama Spor salonundaki antrönörlerde kadın bacağını inceltebilecek bilgi birikiminde deneyiminde insanlar değil.

Genetik yatkınlığı olan bir kadının bacağını inceltmek deveyi hendekten atlatmaktan daha zor. Şimdi gelip öyle değil diye bik bik ötecekler.

Kalın bacaklıyım diyosun kaslıyla sorun yok diyo. Bunu yalnızca bir erkek böyle anlayabilir anlıyo musun.

Ben acaba bacaklarımın incelme ihtimali var mı diye düşünüp kilo veren insanların öncesi sonrası fotoğraflarına bakıyorum. Çok az değişiklik oluyor.

Bulursan yöntemi bende aynı dertten müzdaribim bu başlığı takip edeceğim.
0
zimbirik
(31.05.17)
Normal kalınlaşması kas yapmışsındır bi caps varsa değerlendirelim:d
0
England
(31.05.17)
Hayatından yağı çıkarırsan belki mümkün. Ben erkeğim ama bacaklarım babamın bacaklarından daha kalın. Bunun için hiçbir şey yapmadım. Kendiliğinden öyle. Sporla incelmek bu tip durumlar için gerçekçi değil. Ben de sporcuyum ama ne zaman iyi antrenman yapsam bacaklarım daha da kalınlaşmaya başlıyor. Bu durumda en iyisi bacaklarını belli bir şekle sokmaya çalışmak. O zaman daha düzgün görünür. Bir de ben zayıf bacaklı kadın pek sevmem. Sütun gibi bacakları olan kadınlar daha güçlü duruyorlar.

Edit: Hayatından karbonhidratı çıkarman mümkün değil. Etrafındaki yüzlerce yiyecekte karbonhidrat var. Onu çıkaramazsın ama azaltabilirsin.
0
dissendium
(31.05.17)
İnternette "leg slimming" videolarındaki hareketleri deniyor musun? Youtube'da bu konu üzerine bayağı video var. Uzun süre sebatla yapınca sonuç veriyor gerçekten. Bir de spordan ziyade bol bol açık havada hafif tempolu yürüyüş de işe yarıyor.
0
i m cool with that
(31.05.17)
kadınlar için daha zor ama hayatından yağı değil karbonhidratı çıkarıp, güzelce de bi spor yaparsan inceltebilirsin.
0
jangbogo
(31.05.17)
Genetiğe çok bağlı bir şey. Ama kadınlarda bildiğim kadarıyla basenler en son giden yer, yani tüm vücuttan yağ atılır, en son oradan atılır.

O yüzden baya emek isteyen bir şey.
0
noluyo yaa
(31.05.17)
Genetik olarak kalın bacaklıyım. Altımla üstüm arasında beden farkı var. Bacaklar inceliyor ama en son ve en ağır onlar inceliyor. Ben de hiç incelmez sanıyordum, incelmişti. Tabii o arada üst biraz daha inceliyor. Vücuda göre hafif kalın kalıyor ama normale yaklaşaniliyor.
0
aychovsky
(31.05.17)
Bacakların en son incelecek. Genetiğin öyle yapacak bir şey yok.
0
arnold schwarzeneger
(01.06.17)
Hayal değil. Pes etme, devam et. Zaten herkes söylemiş, genetikle alakası var bu durumun
0
MaNOfTheYear
(01.06.17)
benim de bir arkadasim bacaklarinin kalin olmasindan sikayet eder surekli. dusunuyorum, evet ince degil ama oyle kendi abarttigi kadar da degil. normalde belki dikkat cekmeyecek bir seyi bacaklarim kalin diye diye kafamiza kazidi. beli inceciktir mesela. ama o bacaklara takik. size tavsiyem bakis acinizi degistirin. kendinizde begendiginiz bir kisim varsa ona konsantre olun. spora da aynen devam. sporu bacaklar icin yapmayin. kalinsa kalin. seni seven boyle sevsin :) ama once sen sev kendini.
0
jimicik
(01.06.17)
ıyy ince bacak güzel değil ki. çocuk gibi ne o öyle
0
dafuq
(01.06.17)
benim de bacaklarım üst bedenime göre kalın, sevgilim her seferinde "yol mu yaptın" diye dalga geçer kızdığımı bildiği için. :D

onun dışında bence çok özel bir beslenme ve disiplinle belli bir sıkılığa getirmen mümkün. ama atıyorum kemiklerin kalınsa asla istediğin gibi olmaz. o yüzden bu kadar takıntı haline getirmeyi bırak önce.

ben 50 kiloyken bile bacaklarım normalden kalındı. şimdi 55 kiloyum, aynı :D
o yüzden artık ona göre giyinip takmıyorum.
0
piremses
(01.06.17)
(38)

evlenmek istemeyen kadın var mı aramızda?

galandar kostumu
30 yasındayım ve evlilik fikri inanılmaz urkutucu gorunuyor gozume. ote yandan gelecekten de korkuyorum, 50 yasında pişman olur muyum diyorum sanki yasayacagım garanti gibi. yalnızlık cok goz korkutuyor ama insanlarla da yapamıyorum. benim gibi hisseden kadın var mı aramızda? varsa yasınızla yazabil
30 yasındayım ve evlilik fikri inanılmaz urkutucu gorunuyor gozume. ote yandan gelecekten de korkuyorum, 50 yasında pişman olur muyum diyorum sanki yasayacagım garanti gibi. yalnızlık cok goz korkutuyor ama insanlarla da yapamıyorum.

benim gibi hisseden kadın var mı aramızda? varsa yasınızla yazabilir misiniz?
yok 5 sene önce dusunuyordum simdi pismanım diyen ya da farklı gorusler varsa da basım ustune.
0
galandar kostumu
(31.05.17)
bence evlencek birini bul pişman olmazsın

not : erkeğim
0
empty bottle
(31.05.17)
23 yaşındayım, 5 yıllık bi ilişkim var, sürekli evlenelim artık daha ne kadar böyle sürecek siye baskı görüyorum, ama evlenmeye hiç niyetim yok. Evlilik gerçekten çok korkutuyor beni. 5 yıl önce de böyleydi, 5 yıl sonra da böyle olacağını öngörebiliyorum.
Daha sonrası için bir fikrim yok, benim kafamda hep 30umdan sonra evlenirim gibi bir plan olduğu için 30a kadar korkup kaçacağımı düşünüyorum.
0
bir nick var benden iceri
(31.05.17)
İnsanlar sorun değil bence ama sen yaşının geçtiğini düşündüğün için evlilikten korkuyorsun gibi geldi bana. Evlen mutlaka ileride zor olur.
0
powerpufgirl
(31.05.17)
İsteyip istemediğimi bilmiyorum ama düşencesi bile titremeye yol açıyor bende. Lafın gelişi söylemiyorum bunu, gerçekten fiziksel tepki veriyor vücudum.

Geçen gün anneme de dedim, hiçbir zaman o evlilik tanımı içerisinde konumlandırmadım kendimi, konumlandırmadım. Neden bilmiyorum ama olmadı işte, içimden gelmedi hiç. Büyük sorumluluk, daha kendi hayatım içinde tam olmamışım ben, tam olmadan olmaz ki bu işler diyorum sanırım kendi kendime. Yalnız kalmak da istemiyorum ileride, birtakım çelişkilerdeyim.

31 yaşın son demlerindeyim, bitse de gitsek hatta, hiç sevemedim kendisini.
0
devilred
(31.05.17)
ben. her geçen gün evlilik fikrinden daha da soğuyorum.
0
i m cool with that
(31.05.17)
29-30 yaşındayken ben de delicesine ürküyordum. Hatta bol bol 'Niye sevdiğim kişiden evlenerek nefret etme riskini göze alayım ki' diyordum. Meğer sorun o zaman birlikte olduğum kişideymiş. Yeni yeni fikre ısınıyorum. Şu anda da çocuk fikri delicesine 'Hayatta olmaz, imkansız, istemem' görünüyor. Ona da zamanı gelince bakacağım. Ailemde 40-45 yaşları arası doğumlar bol, o yüzden çok da düşünmüyorum.

Bir arkadaşımla konuştum az önce. O da 36 yaşında. 'Benim hayalim hep evlenmemekti. Şimdi evlenmek istediğimi fark ettim' dedi. Yeni bir sevgili sahibi, göreceğiz.

Bir kuzenim var, 48 yaşında evlenmedi. O bile, 'Bilmem, zamanı gelince bakarız' diyor.

Eski patronum, 60 yaşında. O da 3 ay sonra evleniyor.

Dördümüzün de kız kurusu olmak dışında ortak noktası şu, pişman değiliz. Kendim hakkında polemik yapmayayım, taraflı olur; bu kuzen evlilik teklifi almamış ya da cinsel hayatı olmayan biri değil. Hazır hissetmemiş, istememiş ve yeni yeni hazır hissediyor. Açıkçası ben de tren kaçtığını düşünmüyorum çocuk düşünülmüyorsa. Yapabilinecek insan ne zaman denk gelirse. Bunun için zorlamaya, o an içinden gelmeyen bir şeyi yapmaya gerek yok. Zamanı geri çevirememek gerçekten bir dert, o konuda söyleyeceğim bir şey yok ama ilerisi için çok korkulacak bir şey olduğunu düşünmüyorum.
0
aychovsky
(31.05.17)
Bende bu durum tam tersi. Is guc sahibi de olduktan sonra evlenmek istiyor artik insan. Evlilik dusuncesini hicbir zaman aklindan gecirmemis bir insan olarak evlilik olabilir artik diyorum. Evlenilecek kadin atsin birileri ustume.

25 / erkek.
0
murakami
(31.05.17)
kendimi bildim bileli gözümü korkutan bir şeydi. boşanmış aile çocuğuyum onun da etkisi vardı. şu an 25 yaşındayım, son 1 senedir nedense çok sıcak bakıyorum evliliğe. özellikle çocuk olacaksa bu yaşlarda olsun ki, yaş ilerleyince kafam kaldırmaz gibi geliyor. neden sıcak bakmaya başladın dersen, sevgili gibi gez toz beraber yaşa. nereye kadar. asıl o sıkıcı geliyor bana artık.
0
rayde
(31.05.17)
@ayça, aslında evlilik bizim kulturumuzde cekilcek cile degil zaten de o cocuk olayı tum işi tereddute sokuyor zaten:/
0
🌸galandar kostumu
(31.05.17)
Evlilik kurumu keşke baştan hiç olmasaymış diyorum. Ama evlilik denen şeyin var oldugu mevcut durumda evlilik deyince korkup kaçanlardan da degilim. Tabi ilerisi icin. Su yaşımda evlenmek kötü olurdu. Sevdigim bir insanla makul bir zamanda evlenme fikrine gayet sıcak bakıyorum ama çocuk olayından emin degilim. Su an icin cocuga cok soguk bakiyorum. Ileride degisir muhtemelen.
0
aquarium
(31.05.17)
Ergenliğimden beri evliliğe bakış açım hiç değişmedi. Hep nefret ettim toplumdaki bu evlilik dayatmasından. Bir an bile "acaba olur mu" diye geçirmedim aklımdan, her zaman aşırı uzaktım evlilik fikrine. Yıllardır bu fikrim değişmediyse artık yeni insanlar tanıyıp yeni şeyler gördükten, sorunlu evliliklere şahit olduktan sonra fikrimin değişeceğini sanmıyorum hiç.

Ben varım yani sonuç olarak. 24 yaşındayım.
0
ms brownstone
(31.05.17)
31 k evlenmek istemiyorum. Ömür boyu gömlek ütüleyemem.
0
suicides underground
(31.05.17)
Ne gerek evlilige. Herkes yapiyor diye mi yani.

Suicides underground +1

Bir is arkadasim gecen baktim erkek arkadasinin gomlegini utuluyor. Sogudum cidden kizdan
0
Traveller
(31.05.17)
27 k
Evlilik son 1 seneye kadar hep manasız ve eziyet dolu görünmüştü bana. İçinde illa ki aldatma olacakmış gibi, neden bu ihaneti yaşayayım ve hayatımı çıkmaza sokup modumu düşüreyim ki? diyodum.
Ama şuan öyle bakmıyorum, güven problemini biraz daha aştım, yalnız yaşamaktan alabildiğine korkuyorum. Aile dostlar falan biyere kadar, insan kendini yalnız hissediyor. Aileyle yaşamak kalabalık geliyor, tek yaşamak da çok yalnız. En iyisi 2 kişi olmak, sevdiğinle uyumak, her şeyden senin haber vermene gerek olmadan haberdar olması, senin hikayeni yarı yarıya paylaşması ve bunun resmiyete bağlanmış olması.
"Tam ve sürekli bir hayat ortaklığı" kanun tanımını ilk okuduğumda kabus gibi hapis gibi boğucu bir çıkmaz demiştim. Ama şuan tam tersi, tek başına olmak arkadaşlarla aileyle avunmaya çalışmak karanlık bi çukur gibi geliyor.

Çocuk sahibi olma konusunu düşünmek bile istemiyorum. Bazen kabuslarımda hamile olduğumu karnımın kocaman olduğunu görüyorum.
0
megalomaniac
(31.05.17)
evliligi gomlek utulemeye indirgeyen, sevgilisinin gomlegini utuledi diye kizdan soguyan lumpenler kadar garip, sig bir topluluk gormedim sanirim. evlenmeyi istemeyenlere hicbir lafim yok da bu zihniyet muthis ya, ciddi ciddi yetiskin insanlarin boyle seyler yazabilmesi, bu konuda bu kadar dar goruslu olmasi urkutucu.
0
der meister
(31.05.17)
Tamamen tanıştığın insanla ilgili bence. Ben ütü yapmayı pek sevmiyorum diye gömlek giymem yaka takar üstüne kazak giyerim diyen sevgilim vardı mesela. Tamam belki ileride böyle olmaz ütülerim illa ama o da başka bir şey yapar bir şekilde beraber yürür. Evlenince de hayatında güzel ve kötü anlar olacak evlenmeyince de. O yüzden evliliği bir şeylerden vazgeçiş ya da kazanma olarak görmek biraz saçma geliyor bana. Bakarsın biri olur evlenirsin olmaz evlenmezsin. Her şey mümkün.
0
jazzabel
(31.05.17)
29,5! yaşımdayım ve seninle az çok aynı şeyleri düşünüyorum fakat şöyle de inandığım bir şey var; evlilik istenilmez istetilir diye. Yani muhtemelen o kafaya sokacak birisi çıkmadığı için karşımıza böyle düşünüyoruz.
0
scomalt
(31.05.17)
evlenmeyi bilmem de
cocuk dogurup sonradan pişman olan hiç görmedim.

evlilik konusunda muhtemelen pişman olursun.
çünkü burası türkiye.
erkek halimle beni bunaltıyor dost akraba.
0
supermatik
(31.05.17)
der meister +1

nutkum tutuldu.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.05.17)
Of cok guldum, hep utuden konusulmus. Utu muhim beyler. kimler kimler istedi de dedim utu yabmayi bilmiyorsan aufwiedersehen. Ben evlenmeyi cok seviyorum, herkese evlenme teklif ediyordum baska bir sosyal ortamda, cok komikti. Seye de heb gulmusumdur. Evlilik diyorsun, aklina dugun, akraba sorumluluklari bir seyler bi seyler geliyor. Olm bi gun beyaz bir elbise, bir takim giyeceksin, iki ayakta durup el cirpacaksin, biraz yorulacaksin, anneannen mutlu olacak! Olay bu yani. Yaşlılar mutlu olsun, ne olacak yani, sanki hergununu muthis anlamli seyler yaparak dolduruyorsun da bir geceye gelince ay dugunler cok sacma. Konudan dagildim, ne diyordum? Evliligin bu sevgili disinda geti4digi sevilmeyen seyleri iki dakikada halledince geriye muthis bir sey kaliyor bence. Yalniz hepimizin olmesi cok dandik bir sey. Gelecekteki kocamin olecek olmasina katlanamiyorum.
0
velvetmorning
(31.05.17)
çocuk çok severim ama o sorumluluğu almak istemediğimden çocuk yapmam, o yüzden uzun süre evlenmem de diye düşünüyordum.

beni evliliğe itebilecek hiçbir neden yoktu bana göre zira 3 yıldır bir ilişkim var, birlikte yaşıyoruz, maddi sorunumuz yok vs. vs.

ama toplumun içine karıştıkça maalesef o sosyal baskıyı hissederek sudan çıkmış balığa dönüyorsun. en basitinden, halası beni komşularına "sözlüsü" diye tanıtırken daha ailemle bile tanışmamıştı sevgilim. yaptığımız ayıp günah değil neden böyle deme gereği duydu diye üzülmüştüm. o yüzden çocuk konusunda hala benzer düşünsem de 2-3 seneye evlenirim muhtemelen çünkü artık bu ülkenin kokuşmuş zihniyetiyle mücadele edemiyorum.
0
piremses
(31.05.17)
evlenmeyi iki kişinin canının istediği gibi şekillendirmek, kendi kurallarını belirlemek, yoldaşlık, heyecan, destek, eğlence gibi kavramları kaybetmeden sürdürülebilecek bir seçim olarak bakacak erkeği bırakın, genel olarak insan bulmanın çok zor olduğunu düşündüğümden evlenmek gibi bir düşüncem yok.

evlenmekten korkmuyorum da, kendi seçtiğim bir şeyden niye korkayım. En kötü ihtimalle boşanırsın, biter gider diye düşünüyorum, ama benim tuzum kuru. Çalışan bir kadınım, kendi param var, modern bir ailem/sosyal çevrem var, bu yaşıma kadar kimseden "evlen, çocuk yap" gibi bir baskı görmedim, görmüyorum.

daha önce evlendim, iki sene sürmedi. hayatımda yaptığım en saçma ve gereksiz şeydi.

Genel olarak evlilikten korkma kavramını pek anlamıyorum. Misal, durup dururken "ya attan düşersem" diye uykum kaçmıyor benim, zira ata binmeyeceğim, ata binmemi gerektiren ortamlarda bulunmayacağım, illa ata binmem gerekirse belki ders alıp pratik yapıp bunu başarıp başaramayacağımı deneyeceğim, hayat illa ata binmemi gerektiren bir şekilde ilerlerse de başka alternatiflerin de kabul göreceği bir yerde yaşamak için gerekenleri yaparak bir yol planı çizeceğim. Saçma bir metafor oldu ama, korkuyorsanız evlenmeyin demek istiyor şair burada.
0
sopiro
(31.05.17)
Bence hızlı bir hayatınız yoksa çok pişman olursunuz. Birkaç tanıdığım var, hepsi açıkca belirtmese de pişmanlar. Bir tanesi geçen evlenmeyi denedi ama bu yaştan sonra sıkıntılı, olmadı...

Standart ev kadını veya evden-işe şeklinde bir hayatınız varsa mutlaka evlenin. Ancak ekstrem bir hayatınız varsa (örneğin dünyayı geziyorsanız), uzun bir süre niyetinizde buysa o zaman evlenmek istemiyorsanız evlenmeyin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(31.05.17)
Benim arkadaşım beş yıl önce aklımdan geçmezdi evlenmek ama şimdi çok pişmanım diyor. Ciddi anlamda da istiyor evlilik. Bahsettiğim kişi 34,k.
Ben de biraz @kartallar yuksek ucar gibi düşünüyorum bu konuda.
0
uzunuzunilgi
(31.05.17)
İnsanlar hala bunun zorunluluk değil bir tercih olduğunu anlayamıyor.
Kadın bir erkeğe ait veya anne olmayınca daha değersiz değil, bunu karşındaki ile tartışmayı bilmek, ona gerçekten ne söylemeye çalıştığı konusunda yardım etmek lazım.
Çevresinde tek başına durabilen güçlü kadınların tü kaka ise kime neye göre olduğunu.. Bir insanın hayat kavgasını aşağılamaya vakit ayıran insanın vaktini almayı da bilmek lazım. Evliliğin zıttı Yalnızlık değil.
0
sadegazoz
(31.05.17)
27-kadın

küçüklüğümden beri hiç evlenmek istemedim çünkü evlenmeye gerek olduğunu düşünmüyorum. eskiden korkutucu gelirdi sürekli aynı adamla yaşama fikri. şimdi ise tam tersi, bütün ömrümü aynı adamla geçirmek istiyorum ama bunun için niye evlenelim ki? bizim birbirimize "sana söz, iyi günde, kötü günde, hastalıkta, sağlıkta yanında olacağım. bunun altına imzamı dahi atarım. te bunlar da şahitlerim" demeye ihtiyacımız yok :D bunu zaten biliyoruz.

ailelerimiz açısından da şanslıyız, yıllardır sevgilimle beraber yaşamama rağmen hiç baskı kurmuyorlar "niye evlenmiyorsunuz" diye.

hem sonra evlenmeye kalksak düğün yapıcaz, annemler ablamın düğününde yaptıkları gibi 600 kişiyi çağırmak isteyecek, ben olmaz diyeceğim, kavga edeceğiz, sonuçta o 600 kişi gelecek, ve bir sürü gereksiz masraf olacak. yazık günah.

çocuk istersem o zaman evlenirim tabi. ama çocukları çok sevmeme rağmen şu yaşımda bir çocuğun minimum 18 yıllık sorumluluğunu almak istemiyorum. şu anki yaşam tarzım bir çocuk yetiştirmek için kesinlikle uygun değil. çocuk için hayatımı toptan değiştirmem gerekecek. çok zor. 

sevgilimin gömleğini de ütülerim donunu da yıkarım ayrıca. o da benim için yapar. bunlar da bir şey mi, insan sevdiğinin yüzü gülsün diye neler yapmaz ki. sanırım birbirimiz için yapmaktan gocunacağımız hiçbir şey yok şu hayatta. gömleğini ütülemekten şikayetçi olacağınız biriyle evlenmemelisiniz zaten.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(31.05.17)
bir kez evlendim(aslında imza atmamak için oldukça direndim ama işte enerjimizi neden insanlara bunu izah etmeye çalışarak harcayalım, kendimize harcarız söylemleriyle ikna oldum, belki de o dönem ikna olmak istedim). öyle travmalı, çok kötü bir evliliğim olmamasına rağmen inanılmaz pişman oldum. hayatımda verdiğim en yanlış karardı. balayından döndükten sonra pek çok kişiden, evlenmeden önceki etkinliklerime/hobilerime/iş tempoma vesaire devam edince, artık evli barklı kadınsın "uyarısı" aldığımda ne "halt" ettiğimi idrak edebilmiştim. eskiden işyerinde asiliklerim, aferin phoebe hakkımızı aldın diye yorumlanırken, evlilik sonrası e ama sende kendine bir çeki düzen vere dönüştü. hayatta evlilik kadar pişman olduğum hiç bir kararım olmadı gerçekten. o yaşa kadar inşa ettiğim bütün kimliğimi/zihinsel birikimimi sınırlamam ve evliliğe uygun bir kadın profiline dönüştürmem beklendi. bunu yaşamayan kadın sayısı son derece sınırlı bu ülkede. sosyo kültürel-ekonomik düzeyi farketmiyor. kadınlar bunu kendi aralarında dahi dile getiremiyor çoğunlukla. çünkü seçilmemiş/tercih edilmemiş kadın algısıyla anılmayı göze alamıyorlar. yemişim bu algıyı. benim mutluluğumdan, huzurumdan daha önemli ne var bu bir kere yaşayacağım hayatta? istisnai evlilikler elbette vardır, her evlilik böyledir diye ahkam kesmeyeceğim.

herkes tekrar evlenmeme sebebimin evlilik fobisi falan olduğunu düşünüyor. hiç alakası yok. bunun bir tercih olduğunu kabul etmek istememe sebepleri, çoğunlukla, kendileri bu sosyal algıyla mücadele edecek gücü kendilerinde göremedikleri için yaşadıkları iç çekişmeler. şükür iç huzurum çok yerinde ve son derece mutluyum. 50 yaşımı 50 yaşına gelince düşünürüm. neden olasılıklar üzerinden senaryolar yazıp bugünümü anksiyete ile geçireyim?

ezcümle; bir başkası ile birlikte olmadanda ben tam ve bütünüm. bir başkası ile hayatımı birleştirme kararı alırsam şayet, bu toplum istedi diye, kendimi tamamlamak için vesaire olmaz. bir yol arkadaşı istediğim için olur, ki imza atmayı yinede düşünmüyorum.
0
Phoebe
(31.05.17)
27 k, birebir aynı fikirdeyim sizinle.

yalnızca evlilik değil, genel olarak ilişki olayına alerjim var. ne zaman gereğinden fazla bir samimiyet oluşsa biriyle, ya bi yolunu bulup kendimden soğutuyorum, ya da ayaklarım totoma çarpa çarpa kaçıyorum. çevremdeki ilişkilere ve evliliklere baktıkça bu fikrim sadece pekişiyor. bundan 4-5 yıl önce bu görüşümün 30a yaklaştıkça değişeceğini ve isteyeceğimi düşünüyordum, tam tersi oldu. kafamda soru işareti bırakan tek husus toplum baskısı. bu yüzden mümkün olan en kısa zamanda daha medeni topraklara kaçmaya çalışıyorum, evlenmemiş kadınların buradaki kadar yadırganmadığı yeni diyarlara doğru.

sebebi ise büyük ihtimalle korkunç bir babaya sahip olmaktan kaynaklı çocukluk travmalarım. çok severek evlenen annemin neler yaşadığına doğrudan şahit oldum. önceden mantık evliliğine veya paravan evliliğe biraz daha yakındım, şimdi o da gitti. sevmediğim sürece aynı evin içinde ikinci bir kişinin varlığına katlanamıyorum. hiç gerek yok o yüzden. ama işte, dediğiniz gibi, 50 yaşıma geldiğimde akranlarım çocuk, ve hatta torun severken acaba pişman olur muyum diyorum ben de. hayırlısı yaa.

ekleme: sebep demişim, havada bırakmışım. tamamen kısıtlanma psikolojisiyle alakalı. istediğim an, istediğim kişilerle, istediğim aktivitelerde bulunmaya çok alıştım. yukarıda da bahsedilmiş, evlilik "kendine çeki düzen verme"ye mecbur bırakıyor insanı biraz. çok hareketli bir hayatım olduğundan da değil de, canımın istediği gibi hareket etme özgürlüğüme biraz fazla düşkünüm. hayatımı ikinci bir kişiye (çocuk da giriyor devreye bu noktada) göre şekillendirmek istemiyorum. aldığım kararların hepsini kendim öyle istediğim için almak istiyorum, mecburiyetten veya sırf uyum sağlayayım diye değil.
0
cansins beybi kolonya
(31.05.17)
Hiç kimseyi sevmemiş, hiç kimse tarafından da sevilmemişsiniz.

Çağımızın sorunu bu olduğu için, kimse evlilik düşünmüyor ya da korkuyor.
0
MaNOfTheYear
(31.05.17)
evliliği ömür boyu gömlek ütülemek sananlar var. tamam evlenmenin bana göre de pek bir mantığı yok ama evlenince ev işini kadın yapar mantığındaki erkeklerle evlenip sonra da evlilikten soğuyorum demek salakça.
0
bohr atom modeli
(31.05.17)
öyle delicesine istememek değil de biriyle nasıl geçineceğim konusunda ciddi endişelerim var. Bu da beni geride tutuyor.

Ailemde ve yakınımda geç evlenen/hala bekar olan ileri yaşlar var. 39'dan 73 yaşa kadar bir aralıktan bahsediyorum. Evlenenler keşke erken yaşta evlenseydik, bekarlar da keşke evlenseydik diyorlar.
0
fallopian
(31.05.17)
Türkiye medeni bir yer olduğunda evlenen çift sayısı azalacak. İstemediğiniz kimseyle evlenmek zorunda değilsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(31.05.17)
öncelikle der meister +1


biriyle sürekli beraber olacak olmak, geçinme dusuncesi korkutucu. su yıla kadar evlilik benim de korktuğum bir şeydi. ama bilhassa su günlerde ' neden olmasın ya ^^ ' cümleleri geçiyor icimden.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(31.05.17)
22 k istemiyorum, korkunç
0
fragile lady
(31.05.17)
Insanlarla yapamamak ayrı bir sorun, onun evlenmeyi istemekle alakası yok. Iyi vakit gecirdiginiz insanlar yok demek ki etrafınızda?

Evlenme kısmına gelince, iki yıl öncesine kadar evlenmek istemiyordum. Hala da, çok baskı yoksa evlenmeyi sebepsiz görüyorum. Yaklasık iki senedir evliyim. Bu denli aile baskısı üzerimde olmasa ve beraber yasadıgım insanı sürekli 'saklama'ya calısmaktan bıkmıs olmasam, ikimiz de sacma buluyorduk evliliği,özellikle asla cocuk istemeyen bir cift olarak, hala da öyle buluyoruz.

27-k.

Eşim çift olmadan birey olmayı bildiği için evlilik öcü gibi gelmiyor şu an bana. Omuzuma binen hiçbir ekstra yük yok. Öyle oldugu için de, bir imza atıp aileyi rahatlatmak çok büyümedi gözümde.
0
buf-e kür
(31.05.17)
23 yaşında bi erkek arkadaşım oldu, ilk 1 sene evlensem evlenirdim. Sonra bir soğudum bu evlilik olaylarından, 29 yaşımda da ayrıldık zaten...

30 yaşındayım, çocuk doğurmaya karar vermedikçe evlenmem diyorum. Korkmak ürkmek vs. değil, sadece gereksiz buluyorum.
0
lcha
(31.05.17)
var.
bulduğun adam
1. hem çok aşık olduğun bir adam olacak
2. hem sana çok aşık olacak.
3. hem sorun çıkartmayan düzgün bir dünür ailesi olacak.
4. hem ekonomik-kültürel olarak senin aile kültürüne uyum sağlayacak.
5. hem aldatma ihtimali düşük olacak, sadık kalacak.

böyle bir adam bulma olasılığı yerlerde sürünüyor açıkçası, en güzel kızlar için bile zor, hatta güzeller için beğeni skalası daraldığı için daha da zor. dolayısıyla bu sebeple bekar kalan bir sürü kız arkadaşım var bende bunlardan biriyim.
0
semitika
(31.05.17)
evlenmek istemeyen kadın yoktur, kendine layık gördüğü adamlar onunla evlenmek istemeyen kadın vardır. dolayısı ile yoktur, ütü mütü hikaye. coni dep gelsin gömleğimi ütüle desin yuvarlanarak ütüler. boş geyik bu, farklıyım ben edebiyatı işte. meriç avcısı şişman teyzeler daha çok girer bu işe.
0
jangbogo
(31.05.17)
(6)

internetten ingilizce öğrenimi

kaledekiyalnizlik
3-4 ay her gün 1-2 saatimi ayırabileceğim bir zamanım var. yabancı biriyle anlaşabilen ve 2-3 yıldır da çizgi roman çevirileri yapmış biriyim ama bunu daha ileriye götürmek istiyorum. neler önerirsiniz? kitap falan da alabilirim artık bu dili geliştirmek istiyorum çok bile geç kaldım.
3-4 ay her gün 1-2 saatimi ayırabileceğim bir zamanım var. yabancı biriyle anlaşabilen ve 2-3 yıldır da çizgi roman çevirileri yapmış biriyim ama bunu daha ileriye götürmek istiyorum. neler önerirsiniz? kitap falan da alabilirim artık bu dili geliştirmek istiyorum çok bile geç kaldım.
0
kaledekiyalnizlik
(27.05.17)
Ceviri yapacak seviyede ingilizce biliyorsaniz hic bilmiyormus gibi testlerle, ders kitaplariyla, konu anlatimlariyla falan gelistirmeye calismak cok sikici olur diye dusunuyorum.

ingilizce altyazili ya da hic altyazisiz filmler izleyerek baslayabilirsiniz. Ben seneler once orta seviye ingilizce biliyorken aldigim birkac dvd'de altyazida turkce seçeneğini bulamamis o yuzden ingilizce altyaziyla izlemistim. Sonra baktim baya anliyorum, o sekilde izlemeye devam ettim. Cok faydasi oldu. Ayrica İlginizi ceken bir roman okuyabilirsiniz, dili ogrenenler icin basitlestirilmis kitaplar degil de normal nativeler icin yazilmis kitaplar. Gidip ciddi bir edebi eseri ingilizce okumak zor olabilir belki ama citir cerez okunsun diye yazilmis bestseller kitaplarin dili cok basittir, onlari rahatlikla anlarsiniz diye dusunuyorum.
0
duru arsnova
(27.05.17)
bir websitesi vardi, bir dili ogrenmek isteyenleri eslestiriyordu. or: ingilizce bilen turkce ogrenmek isteyen biri vs turkce bilip ingilizce ogrenmek isteyen (siz) seklinde. adini hatirlamiyorum da google larsaniz bulunur sanirim.
0
cinsiikinoktaustustesapik
(27.05.17)
www.englishbaby.com çok faydasını gördüm günlük dilde
0
kaset
(27.05.17)
Lingualeo en zengin kaynaklardan birine sahip bu konuda. Her türlü video, konuşma, haber, şarkı, film, ders ne ararsanız var.
0
ruhen hastayim ben
(27.05.17)
www.italki.com

bunun gibi benzeri sitelerden kafa dengi arkadaslar bulup her gun konusmanin faydasi olabilir.
0
toua tokuchi
(27.05.17)
Soru üzerinden biraz vakit geçmiş ama olsun ekleyeyim ) busuu.com anadili ingilizce ve başka dillerde olan milyonlarca kişiyle anadillerinde -sizin için ingilizce mesela- sesli veya görüntülü sohbet mümkün. Çok işe yarar.
0
dilci
(03.06.17)
(17)

İlk deneyimini kızlarla yaşayan kız var mı?

aychovsky
Az önce de duyuruda da denk geldim, arada da denk geliyorum "Kızlar genelde ilk deneyimini kızlarla yaşari cümlesine. Gerçekten böyle mi diye sormak istedim. Beş yıl kız yurdunda kaldım, sonra üç sene kızlı evde kaldım, sevgilisi ile dağa kaçan vardı, 12 yaşında seks yapan vardı ama ilk deneyimlerin
Az önce de duyuruda da denk geldim, arada da denk geliyorum "Kızlar genelde ilk deneyimini kızlarla yaşari cümlesine. Gerçekten böyle mi diye sormak istedim. Beş yıl kız yurdunda kaldım, sonra üç sene kızlı evde kaldım, sevgilisi ile dağa kaçan vardı, 12 yaşında seks yapan vardı ama ilk deneyimlerini kızlarla yaşayan veya öpüşmesini kızlarla deneme yaparak geliştiren pek kimseye rastlamadım. Böyleyse kınamıyorum kesinlikle, tamamen meraktan soruyorum. Oldu mu sizde böyle şeyler kızlar? Bu erkekler arası bir mit mi, yoksa genellenebilecek kadar sık da yaşımdan dolayı mı o döneme denk gelmedim? Çevrenizden duydunuz mu?
0
aychovsky
(26.05.17)
İlk deneyimlerini kızlarla yaşayan bir arkadaşım var ama sonrasında da kızlarla devam etti zaten. onun haricinde iki kız arkadaşım vardı küçükken böyle (nasıl tarif edeceğimi bilemedim, utandım) cinsellikle ilgili merak ettiği şeyleri benimle denemek istediklerini ifade etmişlerdi. Of çok da küçükmüşüz yani 11-13 yaş civarı... ben hiç istemedim, merak da etmemiştim ama yorum yapmam gerekirse bence onlar başka kız arkadaşlarıyla denemişlerdir.

Bunun üzerinden genelleme yapılır mı bilemiyorum. Başka arkadaşlarımdan böyle şeyler duymadım da, görmedim de.
0
irene
(26.05.17)
İlk defa duydum böyle bir şey. Ama sanırım kız imam hatip lisesinde kalemle cinsel şakalar yapan kızların videosunu şimdi anladım.
0
ruhen hastayim ben
(26.05.17)
evet ben kızla yaşadım.
0
elvedui
(26.05.17)
Ben de oldu.Kiyafet ustunden saglam sevisirdik bi kiz arkadasimla.11-12 yasindaydik hemde. Ben ogretmen oluyordum o ogrenci.Baya yaygin bisi bu.Sonrasinda hic utanma filan olmuyordu.
0
maria puder
(26.05.17)
Hayır yaşamadım. Teması seven insanlardan değilim homofobikte değilim ama bir kadının bana samimi şekilde temas etmesine tahamül edemiyorum.
0
powerpufgirl
(26.05.17)
biseksüelim ama olmadı bende. hatta bu yaşıma kadar tek cinsel yakınlaşmam kafam çok iyiyken kız arkadaşımı dudağından öpmek oldu. çevremde de hiç duymadım. bahsettiğin cevabı ben de okuduğumda şaşırdım baya.
0
jonestown
(26.05.17)
Var. Benim de ilk öpüşmem bir kızla olmuştu ama çok küçüktüm. 11-12 yaşlarındaydık. Bunun teması sevip sevmemekle çok da alakası yok. Her şey merak sonucu gelişiyor.

Bu arada baskıcı ailem falan yok, rahat bir ortamda büyüdüm. Ayrıca sonrasında da hayatıma kadınlarla devam etmedim. Dediğim gibi sırf merak.

Not: İmam hatipli değilim. Ailemde dindar olan tek bir kişi bile yok.
0
i m cool with that
(26.05.17)
Hayır olmadı bende, yakınımda da duymadim. Şu yaşıma kadar tek kız kıza deneyimim de kafam çok iyiyken kız arkadaşımı dudağından öpmek oldu aaaaa jonestown da burdaymış ne tesadüf :*

Yalnız bence bu Hacılı Hocalı kız yurtları filan oluyor ya. Ablalardan daha sistematik şekilde eğitim megitim olayına girilen yurtlar. E orada erkek sinek bile yasak malum. Oralarda çok oluyordur bence.
0
elorelia
(26.05.17)
Dokuz on yaşlarındayken ben de filmlerde gördüğüm öpüşmeyi bir kız arkadaşımla denemiştim. Sonra da böylemiymiş bu diyip evciliğe devam etmiştik.
0
umutsuzevjınıkı
(26.05.17)
Böyle bir efsane duydum ama yapan hiç duymadım. En cinselliğe hevesli erken yaşta libidosu canlanan arkadaşlarım bile böyle bi şey yapmamış.
0
pastörizesüt
(26.05.17)
İlk defa duyuyorum. Ben de 9-18 yaş arası yurtta yaşadım, sonra kız arkadaşlarımla yaşadım, ilk defa şu an senden duyuyorum. Şaşırdım doğrusu.
0
peggy
(26.05.17)
Ben de ilk defa duyanlardanim. Pratik yapmak için mi birbirleriyle deniyorlarmis yani? Homofobik değilim ama kendimi düşündüm de, hiç hoşlanmadım bu fikirden. Cinsel eğilimi bu yönde olan ya da normal bulan dener elbette ama tamamen hetero olan biri için enteresan bir durum değil mi?
0
fraise
(26.05.17)
Olmadı ve hiç duymadım
0
nesenbilneben
(26.05.17)
ben kadın değilim ama, böyle deneyimi olan bir kaç arkadaşım vardı. biri de eski sevgilimdi hatta. hepsi de öpüşmüşler sadece ortaokul-lise dönemlerinde, başka bir şey olmamış. normal buluyorum, olabilir. zaten bildiğim kadarıyla böyle meraklar gelişimsel anlamda da o dönemlerde normal.
0
veritaslibertas
(26.05.17)
Yani 10-11 yaşlarındaki kendi vücudunu filan tanıma döneminden bahsediyorsak eğer, 7 yaşlarında filanken (çok uzak bi anı olduğu için 7 yaş diyorum belki 10 filandır) erkek kuzenimle öpüşmeyi denemişliğimiz var. 10 yaşlarında ilkokuldan bi kızla elleşmişliğimiz de var ama ben bunların hiçbirini ilk deneyim olarak düşünmedim çünkü ne yaptığımızın bilincinde değildik. Tamamen çocuksu bi merak bence bu.

Benim bildiğim kadarıyla yakın çevremdeki hiçbir kız da ilk deneyimini bi kızla yaşamadı. 7-10 yaş aralığında bir şeyler yapmışlarsa da bunu ilk deneyim olarak adlandıracaklarını sanmam.
0
kozmosta bir nokta
(26.05.17)
eskiden yatili okullarda cok yaygindi.
0
cunnilinguist
(26.05.17)
ben de duyuruda çok duyuyorum. 7- 8 yaşlarında bilinçsizce birtakim sürtünmemsi, temaslı şeyler yaşıyordum kız arkadaşlarımla. sonra hiç olmadı. 14- 21 yaslarim arasında yurtta kaldım. şimdi de ' kadınli' evde kalıyorum ama hiç böyle bişey hissetmedim.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(27.05.17)
(8)

ramazan ayında vücut geliştirme

nemo problemo
neredeye 2 aydır spor yapıyorum ve bayağı bi yol kat ettim. iyi hissediyorum. ramazan girdi diye bırakmak da istemiyorum. bu işin oluru nedir? saat 11-12 gibi mi gidip spor yapmalı yoksa iftardan sonra mı gitmeli? gece 12ye kadar açık olacaklarmış. ne tavsiye edersiniz? kas kaybetmemek için.
neredeye 2 aydır spor yapıyorum ve bayağı bi yol kat ettim. iyi hissediyorum. ramazan girdi diye bırakmak da istemiyorum. bu işin oluru nedir? saat 11-12 gibi mi gidip spor yapmalı yoksa iftardan sonra mı gitmeli? gece 12ye kadar açık olacaklarmış. ne tavsiye edersiniz? kas kaybetmemek için.
0
nemo problemo
(26.05.17)
www.youtube.com

şu belki yardımcı olur. bu tip biraz arıza biri; hiçbir fikrim yok söylediklerinin doğruluğuyla ilgili, sadece paylaşıyorum. içeriğini değerlendirmek sana kalmış.
0
nathanieltroy
(26.05.17)
O kadar süre aç ve susuz kalman zaten spor diyetini allak bullak edecek. Akşam gittiğinde de miden dolu olacak. Bu şekilde spordan verim alamazsın. Ama orucumu tutacağım diyorsan dolu mideyle gitmen hiç gitmemenden bir tık daha iyidir.
0
ruhen hastayim ben
(26.05.17)
ben geçen yaz aksatmamak için gece 1-2 arası gitmiştim. spor salonları saatleri güncelliyordur illa ki.
0
prens zuko
(26.05.17)
8 de yesen 10:30 da başlarsın işte. Susuzluk seni yıpratabilir. zaten yaz aylarında oruç tutacaksın ve haliyle sıvı kaybın fazla olacak su ve mineral takviyeleriyle yerini doldurman önemli.
0
hayde bre
(26.05.17)
Geçen sene çektiğim video;

www.youtube.com
0
arnold schwarzeneger
(26.05.17)
İftarda çorba salata gibi küçük bir öğün ye salona git, gelince de büyük öğünü ye.
0
angelus
(26.05.17)
Bundan yıllar önce, youtube'da adım atsan vücut geliştirmeciye rastlamadığın dönemde, konu hakkında ne arasan karşına çıkan Kıbrıslı ya da Kıbrıs şivesiyle ama yaya yaya konuşan bir şişman vardı.
Öyle yaya yaya konuşurdu ki, şu cümlesini bitirsin de çayımdan bir fırt içeyim desen o cümle bitene kadar çay soğurdu.
Bir gün o arkadaşın bir videosuna rastlamıştım. Bir konu hakkında engin bilgilerinden bizi konuyu yaya yaya istifade ettirirken aynı zamanda araba da kullanıyordu da çok şaşırmıştım, niye bu videoyu araç kullanırken çekmiş, 'çooook meşgulüm, size ayıracak hiç vaktim yok ama yine de lütfettim' der gibi demiştim.
Şimdi Arnold'un videosunu görünce o geldi aklıma.
Videoda 'açken antrenman yapılmaz' görüşünün yanlışlığı dile getiriliyor.
'Açken antrenman yapılmaz' görüşü doğrudur. 'Ben yaptım, oldu. O zaman doğrusu budur.' görüşü yanlıştır.
Açken antrenman yapmayın. Sadece kas gücü yeterli değildir. Tansiyon gibi, kan şekeri gibi daha önemli hususlar gözardı edilmemelidir.
Şu video da burada dursun.
www.youtube.com
0
oguz altun
(27.05.17)
oguz altun'un verdiği videonun açlıkla alakası yok. Valsalva manevrası ile başlanan tek tekrar çok uzun sürünce bilinç kaybı gerçekleşmiş. Konuyla hiç alakası olmayan adamları dinleme.
0
arnold schwarzeneger
(27.05.17)
(2)

Agız kokusu

maria puder
Bir insan benle yakindan konustugunda direk burnumu tikiyorum. Agzi kokusuna dikkat etmeden yapiyorum bunu. Benim icin default herkesin agzi kokuyor.Siz de yapiyor msunuz boyle? Kendim konusurken de karsidaki icin dikkat etmeye calisiyorum tabi. Burnumu elimle tikamiyorum bu arada? yanlis anlasilmas
Bir insan benle yakindan konustugunda direk burnumu tikiyorum. Agzi kokusuna dikkat etmeden yapiyorum bunu. Benim icin default herkesin agzi kokuyor.Siz de yapiyor msunuz boyle? Kendim konusurken de karsidaki icin dikkat etmeye calisiyorum tabi. Burnumu elimle tikamiyorum bu arada? yanlis anlasilmasin. Dün sinavda hocaya bi soru sordum, hoca baya yaklasti. Bakimli ve hos bi kadin aslinda ama ben direk daha o gelmeden burnumu tikadim. Cevabi oyle dinledim. Soru siz de yapar msiniz? Ben abartiyor muyum?
0
maria puder
(26.05.17)
biraz abartıyorsun gibi.
direkt koku gelmeden kapamadım ben hiç, ama koku geliyorsa ya da genel olarak ağzı kokan bir insansa o zaman koklamamaya çalışırım tıkarım burnumu.
0
kaputt
(26.05.17)
Ben de daima burnumu kilitlerim. Sadece insanlarla konuşurken değil, bir çöpün yanından geçerken ya da hastanede yürürken de.
0
ruhen hastayim ben
(26.05.17)
(5)

Evde kitap okumak istiyorum

fakyoras
Selam,İse giderken-isten donerken, bir yere gidip-bir yerden donerken kitap okuyabiliyorum ancak eve geldigimde kapak acamiyorum. Aa bilgisayar, aa telefon derken aksam oluyor. Kitap okumak istedigimde işe arabayla degil otobusle gidiyorum o kadar azmim var ama is evde okumaya gelince bir turlu duze
Selam,

İse giderken-isten donerken, bir yere gidip-bir yerden donerken kitap okuyabiliyorum ancak eve geldigimde kapak acamiyorum. Aa bilgisayar, aa telefon derken aksam oluyor.

Kitap okumak istedigimde işe arabayla degil otobusle gidiyorum o kadar azmim var ama is evde okumaya gelince bir turlu duzeni oturtamiyorum. Nasil evde kitap okuma aliskanligi edinebilirim?

Tesekkurler.
0
fakyoras
(22.05.17)
En basta zorlayip baslaman gerekli. Daha sonra gerisi geliyor, okuma hizin bile artiyor. Bir de 8 saat calisip 2 saat yolda zamanin gectikten sonra dusunmek zor gelir biliyorum. TV, dondurma ve cips daha cazip geliyor aksamlari
0
Traveller
(22.05.17)
ben şöyle yaptım:
*telefonumun internet bağlantısını kapatıyor, hatta rahatsız etme moduna alıyorum. (ulaşılması gereken biri ise seni arayacak numaraları beyaz listeye alabilirsin)

*önemli bir işim yoksa bilgisayara da bakmıyorum. (sosyal medya hesaplarımı sildim, dondurdum ya da kapattım. etkisi büyük oldu)

bir de şurası önemli. al eline kitabını ve oku. "uykum gelmesin diye kahve yapayım, ışığı böyle ayarlayım, okumadan önce hakkında araştırma yapayım..." gibi şeylerle uğraşma. final döneminde gelen temizlik isteği ile aynı yerden geliyor bu duygu.
0
dahinnotha
(22.05.17)
Otobüste oku işte ne olacak, ben 700 sayfalık Moby-Dick'i otobüste bitirdim evde tek sayfasını okumadan.
0
angelus
(22.05.17)
Uyumadan önce okumanın ayrı bir tadı oluyor. Yatmadan önce yarım saat deneyin. Süper bişiy.
0
ruhen hastayim ben
(22.05.17)
@angelus otobuste zaten okuyorum, evde de okumak istiyorum sadece :)

deneyecegim yazdiklarinizi.
0
🌸fakyoras
(22.05.17)
(17)

doktorla sevgili olma/evlenme fanteziniz var mı?

limoncello
kadınlarda görüyorum bu durumu özellikle. var mı sizde de? neden ola ki?bir doktorun nesi çekici geliyor, çok abartılmıyor mu şu doktor olma durumu?
kadınlarda görüyorum bu durumu özellikle. var mı sizde de? neden ola ki?
bir doktorun nesi çekici geliyor, çok abartılmıyor mu şu doktor olma durumu?
0
limoncello
(21.05.17)
Lim5
(21.05.17)
Hayır, yok. Hayatım boyunca da olmadı açıkçası.
0
fraise
(21.05.17)
Tabii ki her kadın değil ama çoğunlukta var. Normalde yüzüne bakmayacağı tiplere doktor diye bakıyorlar arkadaşlarıma yürüyen kızlardan biliyorum.
0
pastörizesüt
(21.05.17)
çok şükür daha renkli fantezilerimiz var
0
otonomo
(21.05.17)
Doktorla evlenmeye az kalan biri olarak, gidin başka fantezi bulun:D

Benim yok, smart is new sexy. Doktorlar da ortalama üstü. Belki o yüzdendir.

Ben benimkinin neyi çekici anlatırım da doktor olmasıyla alakalı değil herhalde hiç. Mecburi olayı bile doktor olmasaydı keşke dedirtiyor :m
0
bir ileti paylastim
(21.05.17)
yok
0
elorelia
(21.05.17)
doktorları neye göre zeki buluyorsunuz? tama aralarından zeki olanları vardır elbet her meslek grubundan olduğu gibi ama gerizekalıları da çoktur yani bütün doktorlar zekidir önermesi çok saçma. tıp eğitiminin de çok abartıldığını düşünüyorum.
0
🌸limoncello
(21.05.17)
hiçbir zaman doktor koca ya da sevgili arayan biri olmadım.
ama sorulsa, "kocamın doktor olması iyi olabilir" diye düşünürdüm belki.
çünkü verdiği bir güven var.
bilgisine, en azından ortalama üstü olması gereken zekasına duyulan hayranlık ya da güven çekici geliyor olabilir.
ya da belki bazı kadınlar statü olarak görebilir.

fakat deneyimlerim, doktorların çok da zannedildiği gibi cazip insanlar olmadıklarını gösterdi.
evet, aptal olmuyorlar, ama bu illaki yeterli oldukları anlamına da gelmiyor.
gereksiz bir fantezi yani.
0
blatta hiberna
(21.05.17)
Umarım vardır..

Not: tıp 3. Sinif/erkek

Not2: guzel kızlar eqlesin..
0
nundu
(21.05.17)
benim değil ama ailemin var :D nebileyim, eşe dosta faydası olur diye düşünüyor olabilirler. ben komik buluyorum. Böyle şeyler genelde hep çevre ve ailenin etkisi, bilinç altına işlemesi oluyor bence.
0
kismisolungac
(21.05.17)
Yok.
Hatta çevremde çokça doktor ve tıp öğrencisi var, tanıdıkça doktorlara karşı bir önyargı geliştirdim, asla olmasın modundayım.
Zaten pek çoğu çekilmez insanlar, kendilerini çok üstün çok zeki çok mükemmel görüyorlar, bir de üstüne dökülen saçlar ve kavanoz dibi gözlükleri ekleyince yani elde görsel çekicilik de olmayınca, ne yapayım adamın mesleğini?
Avukatlar eqlesin ajfkkdkdls
0
bir nick var benden iceri
(22.05.17)
Hiçbir zaman böyle bir düşüncem olmadı.
0
ms brownstone
(22.05.17)
Parası çekici geliyor olabilir.

Hiç böyle bir dusuncem olmadı
0
gazozailacatmauzmani
(22.05.17)
Doktor ne yahu. Daha renkli fantezilerim var +1
0
ruhen hastayim ben
(22.05.17)
Erkeğim ve böyle bir şey istemem. Eşim mümkünse az çalışsın ve birlikte vakit geçirmeye zamanımız olsun. Gece yarısı kadıncağız hastanelerde nöbet tutarken benim kıçımı devirip yalnız başıma uyumam pek adil olmaz. Aşık olursam belki ama normalde ı-ıh.
0
dissendium
(22.05.17)
benim var, o kendini biliyor.
0
sik kullanilanlar
(22.05.17)
Fantezi olarak isimlendirmem ama bir kadının veya erkeğin doktorla evlenmek istemesini, ya da ihtimaller içinde onu önde tutmasını çok makul buluyorum. Tıp kazanan ve zeki olmadığını düşündüğüm bir iki arkadaş da gördüm ama bunlar istisna sayılır, benim gördüğüm üniversite sınavında iyi bir derece yapmak için ortalama üstü bir zeka gerekir. Bu kısmı hiç saymazsak bile bu insanlar en az 6 yıl deli yoğun bir eğitim alıyorlar, bu da doktor kişinin asgari bir sabra ve disipline sahip olduğuna karine oluşturur. Risksiz maaş, saygınlık gibi artıların yanında ve bence en keyiflisi insan biyolojisini biliyorlar, oturursun uzun uzun anlatır. Kız arkadaşlarım anlatırken bile hevesle dinlerim ben. Bir de konu hastalık olunca insan kendini çok aciz hisseder, bu konularda da olası sorunlarda garanti bir destek sağlar doktor eş. Ne güzelleme yaptım ama :D
Ben yine de meslektaş biriyle evlenmenib en azından kendim için daha eğitici ve keyifli olacağına inanıyorum.
0
illiyet dağı
(22.05.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.